“Hayat kadınlarına” minnettarım

Doğduğumda babam, ben büyüyünce üniversite eğitimi görebilmem için bankada özel bir hesap açtırıp 18 sene boyunca her ay para koydu.

Annem, okulu çok sevmesine ve çok iyi bir öğrenci olmasına rağmen sadece ilk okulu bitirebildi. O zamanlarda Dikomo’da orta okul olmadığı için çocukların her gün Lefkoşa’daki okullara gitmeleri gerekiyordu. Dedem oğullarının okula devam etmesine izin vermişti. Ancak annem kesinlikle gitmeyecekti! Annem yalvarıp yakarsa da, anneannem kızlarını da okutmak için ikna etmeye ve öğretmeni birkaç kez eve gelip dedemin fikrini değiştirmeye çalışsa da bu çabalar sonuçsuz kaldı. “Benim kızım oğullarla dolaşıp hayat kadını olmayacak!”. Bilirsiniz ya son söz erkeğindi(r). Abileri yurt dışında üniversitede okurken annem köyde terzilik kursu alıyordu.

22 yaşımdayken üniversiteyi bitirip yurt dışında yüksek lisans başvurularında bulundum.

Annem, 22 yaşındayken bana hamileydi. 20 yaşındayken evlendiğinde herkes çok rahatlamış… geç kalmıştı… Anne olana kadar da bir terzinin yanında çalışıyordu. Ben dünyaya geldiğimde bana bakmak için evde kalmaya karar verdi. Acaba kendi seçtiği ve sevdiği bir mesleği olsaydı yine bırakır mıydı? Acaba, hayalini gerçekleştirmesi engellenmeseydi bir ev kadını olur muydu? Yaşadığı o ataerkil, dindar, muhafazakâr toplum, kadınları insan haklarından mahrum etmeseydi annem yine de kronik depresyon hastası olur muydu?

Lisedeyken, bir Yunanlı kadın yazarın “Yaşayamadığım hayat” isimli kitabını okumuştum. Kitabın kahramanı toplumun yüzünden hayallerinin peşinden gidemedi, hayatı boyunca kadın değil sadece birinin kızı, birinin eşi ve birinin annesiydi. Aslında, etrafımda annemin yaşında birçok kadının “yaşayamadığı hayatları” vardı çünkü onlara ancak iki seçenek sunuldu: Ya ev kadını ya hayat kadını olmak. Ne mutlu biz yeni nesillerin kadınlarına bazı kadınlar birinci seçeneği seçmeyip “hayat kadını” damgasından korkmadan kendilerine ait bağımsız bir hayat sürdürdü ve elalemin ne dediğine kulak asmadan cesurca ve özgürce yaşadı.

Ben bugüne kadar hep kendi kararlarımı alıp kendi yolumu seçebildiysem ve ailem hep seçtiklerime saygı gösterip desteklediyse, bu kadınların sayesindedir. İşte bu yüzden ben bu “hayat kadınlarına” çok minnettarım.