Sahi, bu Ali iyi bir çocuk muydu yoksa?

Geçmişte hedefleri olan partiler vardı.
Sağlıkta sistemden bahsederlerdi.
Sistemsizliğin bedelini canımızla, sağlığımızla ödediğimizi söyleyip bunun kavgasını verirlerdi.
Gerek İngiltere’den gerekse Türkiye’den sağlıkta sistem çalışmaları yapan uzmanlar adaya davet edilir, sağlıkta yeniden organizasyonu tartışırlardı.

Küçücük bir adaydık, sistem oluşturmak ve tüm sağlık potansiyelimizi insanlarımızın sağlığı için seferber edebilirdik.
Derken zaman akıp gitti. Yıllar verimsiz itiş kakışın içinde geçti. Sağlığı değil bakanları, müdürleri konuştuk hep geçen sonraki yıllarda. Şimdilerde Ali mi olacak, Veli mi gelecek tartışmaları sistem tartışmalarının önüne geçti.

Bu havanda su dövdük, ama yanı başımızdaki toplumlar sağlıkta sistemleri hayata geçirdi.
Koskoca coğrafyada çokları itiraz etse de bir sistem kurdu Türkiye. Bir Sağlık Sistemleri var artık. Adına “e-nabız Kişisel Sağlık Sistemi” de dedikleri tüm vatandaşlarının sisteme kolayca ulaşabilecekleri bir model oluşturdular. Herkes randevularını, aşı sıralarını, bölge hekimlerine ya da aile doktorlarına e-nabız üzerinden ellerindeki cep telefonundan ulaşmaya başladı.

Hemen dikenli telin güneyindekiler adına GESY dedikleri “Genel Sağlık Hizmetleri Sistemini” 2019 yılında hayata geçirdi. Bu sistem bir Sağlık Sigortası Organizasyonu (HIO) olarak hayata geçti. Tüm özel ve kamuya ait sağlık sağlayıcılarından (devlet ve özel hastaneler, kamu ve özel doktorlar, tüm laboratuvarlar, tüm eczaneler) orada yaşayan vatandaşlarla, kayıtlı çalışanları sistemden yararlandırmayı hedeflediler. Ve bu sistemi oluşturup son iki yıldır tüm sağlığı kayıt altına aldılar. Ve sağlıktaki tüm potansiyellerini bir havuzda değerlendirmeye başardılar.

Ya bizde? Türkiye bizimle sistemle ilgili bir sağlık modeli üzerinde çalışmaktan vazgeçti, biz de zaten hiç oralı olmadık. Onlar uçakla hastane taşıyıp yaptı, biz şükranlarımızı sunduk.
İktidarıyla muhalefetiyle sağlığa sistem oluşturmaktan vazgeçtik, günlük siyasi çekişmelerin arkasından sürekli sürüklendik.

Ve Ali’de takıldık kaldık. Sahi, bu Ali iyi bir çocuk muydu yoksa?