50 yıllık Türk tezine ‘tuzak’ dedi

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Ada’da çözümün iki devletten geçtiğini, federasyon formülünün altında tuzak yattığını söyledi.

TVPLUS

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Ada’da çözümün iki devletten geçtiğini, federasyon formülünün altında tuzak yattığını söyledi.

Bir grup gazeteci ile görüşen Tatar’ın konuşmasında öne çıkanlar şöyle:
“Pozisyonumuz net. Kıbrıs’ta iki ayrı devlet vardır. 1960’ta Kıbrıs Cumhuriyeti vardı ve herkes birbirini bilirdi. Şimdi Rumlarla konuşamıyorum bile. Kaldı ki o devlet de uzun sürmedi. Bu saatten sonra onlara yama olma noktasında, aşağılanmayı kabul etmeyiz. Federasyon uzun vadede çalışmaz, başka kavgalara neden olur. Esas olan egemenliğimizin, ayrı devlet olduğumuzun kabul görmesidir. Ona göre müzakere sürdürülebilir.”

“Federasyonun altında yatan tuzaktır. AB içinde olan, oradaki gücü kullanan çoğunluğun, daha zayıf tarafı zaman içerisinde kendisine yamalama formülüdür. Türkiye, AB’de olmadığı için Ada’dan gidecek diye düşünülmektedir. Türkiye’nin etkinliğini azaltma, burayı Rum hegemonyasına çevirme niyetidir. Buna karşı iki devletli çözümü savunuyoruz.”

“Rum tarafında, “Türkler adım attı. (İki devleti) Masaya getirdi. Kabul görmese bile ileride görebilir. Bu meseleyi kaybettik. Çözüm olsa ne değişecek?” tartışmaları var.”

“Maraş’ın açılması ezberi bozdu. Maraş’ı bu haliyle bile görmeye gelecek çok turist var. Pandemiden dolayı gelemediler. Şu ana kadar 100 binden fazla insan Maraş’ı ziyaret etti. Maraş’ta yeni bir marka açılıyor. Kıbrıs, eski Kıbrıs, Doğu Akdeniz eski Doğu Akdeniz değil. Türkiye’nin, iddia ve pozisyonuyla Doğu Akdeniz’de eski ezberler bozulmuştur. KKTC devlet olarak yoluna devam edecektir. Bu, bazı devletler tarafından yavaş yavaş tanınacak olan KKTC’dir.”

“İngilizler, Ada’yı devrederken, egemenliği iki ayrı halka, Türkler ve Rumlara bırakmıştır. Bu belgeleri İngilizlere de verdik. Bu, siyasi kavgadır. Mesele Türkiye’ye kadar gider. Atatürk’ün dediği gibi Kıbrıs düşman elinde olsa Türkler Anadolu’ya hapsolur. Haritaya baktığınızda bu savaşın ne kadar kritik olduğunu görüyoruz. KKTC’nin varlığı, aynı zamanda Türkiye’nin güvenliği içindir.”

“Kıbrıs’ta çözüm aranıyorsa garantör olan, 1900 km kıyı şeridi ve 84 milyon nüfusuyla Türkiye çok önemlidir. Rumlarla kötü bir geçmişimiz var. Türkiye buradan çekilirse ne yapacakları belli olmaz. KKTC ve Türkiye, yüzde 100 fikir birliği içinde. Her zaman öyle olmadı. KKTC’de, Türkiye’nin garantörlüğünü talep edenlerin oranı yüzde 80’den fazla.”

“İngiltere de farkında, hiçbir şey eskisi gibi değil. İngiltere Dışişleri Bakanı Raab, Başbakan Johnson’ın selamlarını getirdi. Onlar da artık yeni bir anlayışın gelişmesi gerektiğini fakat yeni bir anlaşma için iki tarafın da onayının önemli olduğunu söyledi.”

“Biden buraya kadar gelmiş bir isim. Burayı tanır. Maalesef ABD’de Yunan lobisi etkili. Ama ABD’nin bölgede menfaatleri ve Türkiye’ye ihtiyacı var. En sonunda iş, Türkiye ile ABD ilişkilerine gelir. O zaman sağduyu ile farklı bakacaklardır.”

“Koronavirüs burayı da kasıp kavuruyor. Güney Kıbrıs’ta büyük vakalar vardı. Oradan buraya gelmiş olabilir. Tam kapanmaya gittik. Ama bizim için zor. Burası büyük ölçüde turizme, öğrencilere ve inşaat sektörüne bağlı. Türkiye’den 40 bin, AB’den 4 bin 500 doz aşı alabildik. 500 bin doz aşı bulabilirsek yavaş yavaş açılmaya başlarız. Bize umut veren Türkiye Cumhuriyeti’dir.”

“Kıbrıs, kurak bir ada. Türkiye’den suyun gelmesi öyle bir moral, öyle bir itici güçtür ki size anlatamam. KKTC’nin değerine değer katmıştır.”

“Ada’da 500 bine yakın nüfus var. Ama 300 binden fazla Kıbrıslı İngiltere’ye göç etti. En az o kadar Kıbrıslı Türk de Türkiye’de. Avustralya ve Kanada’da varlar. Bizim arkamızda milyondan fazla Kıbrıs kökenli Türk söz konusudur. Ama arkamızda Türkiye’nin desteği olmasa, güvenlik başta olmak üzere temel meselelerde kolay kolay mücadele edemeyiz.”

“Muhaliflerimiz var ama bizim gibi düşünenlerin sayısı ebette daha fazla. Burada altyapıyı, hayat standardını geliştirerek halkımızın desteğini canlı tutabilmemiz lazım. O bakımdan Türkiye’nin desteğine ihtiyacımız var. Ada’yı, Türkiye’ye anlatırken kendi halkımıza da anlatmak durumundayız.”

Girne Belediyesi