Yılmaz: “Erhürman ile tam istişare ve eş güdüm içinde çalışıyoruz ve çalışacağız”
Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve hükümetle “aynı istikamette”, tam bir istişare ve eş güdüm içinde çalıştıklarını ve bu işbirliğini sürdüreceklerini söyledi. Yılmaz, Kıbrıs’ta iki ayrı halkın, iki ayrı demokrasinin ve iki ayrı devletin varlığına dayanan bir işbirliği zemini kurulmasını savundu.
Yılmaz: “Erhürman ile tam istişare ve eş güdüm içinde çalışıyoruz ve çalışacağız”
Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve hükümetle “aynı istikamette”, tam bir istişare ve eş güdüm içinde çalıştıklarını ve bu işbirliğini sürdüreceklerini söyledi. Yılmaz, Kıbrıs’ta iki ayrı halkın, iki ayrı demokrasinin ve iki ayrı devletin varlığına dayanan bir işbirliği zemini kurulmasını savundu.
Bugün Kıbrıs
Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 20 Temmuz’un 52’nci yılı nedeniyle düzenlenen törende konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye hükümeti ve Türkiye halkı adına selamlarını ileten Yılmaz; Kıbrıs sorunu, Kıbrıslı Türklerin uluslararası temsili, izolasyonlar ve Türkiye’nin Kıbrıs’ın kuzeyine desteği hakkında açıklamalarda bulundu.
Yılmaz, Türk Silahlı Kuvvetlerinin tarihine “altın harflerle yazıldığını” söylediği 20 Temmuz 1974’teki harekatın Kıbrıslı Türkleri huzur, güvenlik ve özgürlüğe kavuşturduğunu savundu. Kıbrıslı Türklerin 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nı kutlayan Yılmaz, hayatını kaybedenleri, Mehmetçikleri ve mücahitleri andı; gazilere de teşekkür etti.
“TAM BİR İSTİŞARE VE EŞ GÜDÜM İÇİNDE ÇALIŞIYORUZ”
Kıbrıs’ın kuzeyinin Türk Devletleri Teşkilatı, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Ekonomik İşbirliği Teşkilatı’nda temsil edildiğini belirten Yılmaz, bu temsiliyeti uluslararası alanda elde edilen kazanımlar arasında gösterdi.
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın Türk Devletleri Teşkilatı Türkistan Zirvesi’ne, Başbakan Ünal Üstel’in de Bakü’deki temaslarına değinen Yılmaz, Kıbrıslı Türklerin haklarına destek veren ülkelere teşekkür etti. Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Erhürman ve hükümetle aynı doğrultuda hareket ettiğini belirten Yılmaz, bu işbirliğinin süreceğini şu sözlerle açıkladı:
“Uluslararası alanda elde edilen kazanımları korumak ve daha ileriye taşımak için aynı istikamette gerek Sayın Cumhurbaşkanı gerekse hükümet ile tam bir istişare ve eş güdüm içinde çalışıyoruz, çalışmaya devam edeceğiz.”
Yeni nesillerin izolasyonlar nedeniyle dünyadan koparılmasına ve imkanlarının sınırlandırılmasına izin vermeyeceklerini belirten Yılmaz, gençlerin spor, sanat ve teknoloji alanlarında dünyayla buluşması için Türkiye’nin bütün kurumlarıyla destek vereceğini söyledi.
“KIBRISLI TÜRKLERİN GELECEĞİ RUM TARAFININ İRADESİNE BIRAKILAMAZ”
Kıbrıs sorununa değinen Yılmaz, “Kıbrıs’ta iki ayrı halkın, iki ayrı demokrasinin ve iki ayrı devletin varlığına dayanan bir işbirliği zemini oluşturulması, bölgesel barışa ve istikrara önemli katkı sağlayacaktır” dedi.
Kıbrıslı Türkleri azınlık statüsüne indiren ve geleceklerini Kıbrıslı Rumların iradesine bırakan yaklaşımların çözüm üretmeyeceğini savunan Yılmaz, adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüm için iki devletin egemen eşitliği ile eşit uluslararası statüsüne işaret etti. Uluslararası topluma da Kıbrıslı Türklere uygulanan izolasyonlara son verme çağrısı yaptı.
“AVRUPA BİRLİĞİ ADİL BİR TARAF OLMA VASFINI YİTİRDİ”
Avrupa Birliği’nin Kıbrıs’ın güneyini tam üyeliğe kabul etmesinin çözümsüzlüğü besleyen yaklaşımı güçlendirdiğini savunan Yılmaz, “Kendi prensiplerini çiğneme pahasına Rum kesimini tam üye kabul eden Avrupa Birliği, sorunun adil bir tarafı olma vasfını yitirmiştir” dedi.
Kıbrıs’ın kuzeyinin barış için üzerine düşeni yerine getirdiğini savunan Yılmaz, varlığını 43 yıldır kararlılıkla sürdürdüğünü belirtti. Yılmaz, Kıbrıslı Türklerin kendi devletlerinin çatısı altında özgür, onurlu ve güvenli biçimde yaşaması için Türkiye’nin Kıbrıs’ın kuzeyinin yanında kalacağını kaydetti.
RUM LOBİSİNE VE DOĞU AKDENİZ’DEKİ İTTİFAKLARA TEPKİ
Bölgedeki gerilimleri yakından ve dikkatle takip ettiklerini belirten Yılmaz, Kıbrıs’ın güneyindeki lobilerin Avrupa kurumları üzerinden dezenformasyon faaliyetleri yürüttüğünü savundu. Söz konusu girişimleri kınayan Yılmaz, bunları “yok hükmünde” gördüklerini söyledi.
Doğu Akdeniz’de kurulan ittifaklara da değinen Yılmaz, “Silah zoruyla yapamadıklarını bugün Doğu Akdeniz’de kurulan ittifaklar ve tarihi gerçekleri ters yüz etmeye yönelik dezenformasyon girişimleri üzerinden gerçekleştirebileceklerini sananlar büyük bir yanılgı içindedir” dedi.
“ASKERLERİMİZİN VARLIĞI DOĞU AKDENİZ’İN BARIŞINA KATKI VERDİ”
20 Temmuz 1974’teki harekatın 1960 Garanti Antlaşması’nın garantörlere yüklediği tarihi, hukuki ve insani sorumluluk kapsamında yapıldığını belirten Yılmaz, harekatın Kıbrıslı Türkler açısından zulüm ve çile dönemini sona erdirdiğini savundu.
Yılmaz, “Kardeşlerimizin kendi vatanlarında huzur ve güven içinde yaşayabileceği barış ve istikrarı oluşturmuş, bu zeminde tüm ada kalkınma ve demokrasi yolunda ilerlemiştir. Askerlerimizin varlığı aynı zamanda Doğu Akdeniz’in barış ve esenliğine de büyük katkı vermiştir” dedi.
Siyasi eşitlik temelinde kurulan ortaklık düzenini bozan ve iki halk arasına düşmanlık tohumları eken tarafın Kıbrıs’ın güneyi olduğunu savunan Yılmaz, 1974’teki harekatla bu sürecin engellendiğini söyledi. Konuşmasında Dr. Fazıl Küçük, Adnan Menderes ve dönemin Türkiye Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu’yu da andı.
DOĞAL GAZDAN BİLİŞİME YENİ PROJELER MESAJI
Türkiye ile Kıbrıs’ın kuzeyi arasındaki işbirliğinin süreceğini belirten Yılmaz, hedeflerinin Kıbrıs’ın kuzeyini Doğu Akdeniz’de güçlü bir istikrar ve refah merkezi haline getirmek olduğunu söyledi. İyi yetişmiş ve “milli şuuru güçlü” yeni nesiller ile bütün sektörlerin bilgi, emek ve başarı temelinde kalkınmasının amaçlandığını kaydetti.
Önümüzdeki dönemde daha önemli projelere ve başarılara birlikte imza atılacağını açıklayan Yılmaz; doğal gaz, sağlık, eğitim, ulaştırma ve bilişim alanlarını işbirliğinin ileriye taşınacağı başlıklar arasında sıraladı.













