Yeni kitapta 1974 iddiası: Nixon’ın Ecevit’e gönderdiği mektup teslim edilmedi
Gazeteciler Mihalis İgnatiu ile Kostas Venizelos’un yeni kitabında, ABD Başkanı Richard Nixon’ın 19 Temmuz 1974 gecesi Bülent Ecevit’e gönderdiği ve Türkiye’yi askeri harekattan vazgeçirmeyi amaçladığı belirtilen mektubun teslim edilmediği öne sürüldü. Kitaba göre mektubu taşıyan iki ABD’li diplomat, Ecevit’in Henry Kissinger’la yaptığı telefon görüşmesinin ardından belgeyi ceplerinde tuttu.
Yeni kitapta 1974 iddiası: Nixon’ın Ecevit’e gönderdiği mektup teslim edilmedi
Gazeteciler Mihalis İgnatiu ile Kostas Venizelos’un yeni kitabında, ABD Başkanı Richard Nixon’ın 19 Temmuz 1974 gecesi Bülent Ecevit’e gönderdiği ve Türkiye’yi askeri harekattan vazgeçirmeyi amaçladığı belirtilen mektubun teslim edilmediği öne sürüldü. Kitaba göre mektubu taşıyan iki ABD’li diplomat, Ecevit’in Henry Kissinger’la yaptığı telefon görüşmesinin ardından belgeyi ceplerinde tuttu.
Bugün Kıbrıs
1974’te Kıbrıs’ta yaşanan Yunan darbesi ve Türkiye’nin askeri harekatı öncesindeki ABD diplomasisine ilişkin yeni bir iddia gündeme geldi.
Gazeteciler Mihalis İgnatiu ile Kostas Venizelos’un yayımladığı “Guilty” adlı kitapta, dönemin ABD Başkanı Richard Nixon’ın Bülent Ecevit’e gönderdiği sert içerikli bir mektubun Türkiye Başbakanı’na teslim edilmediği öne sürüldü.
Kitap, iki gazetecinin 2002’de yayımlanan ve Henry Kissinger’ın gizli arşivlerine dayanan çalışmalarının genişletilmiş yeni baskısı niteliğinde. Yazarlar, yeni belgelerin Kissinger’ın 1974 darbesi ve sonrasındaki gelişmelerdeki rolüne daha fazla ışık tuttuğunu savunuyor.
MEKTUP 19 TEMMUZ GECESİ ANKARA’YA GELDİ
Kitapta aktarılan anlatımın merkezinde, o dönemde ABD’nin Ankara Büyükelçiliğinde ikinci sıradaki diplomat olarak görev yapan James W. Spain bulunuyor.
Spain’in anlatımına göre Nixon’ın mektubu 19 Temmuz 1974 Cuma gecesi Ankara’ya ulaştı. Nixon o sırada Kaliforniya’daki San Clemente’de bulunuyordu.
Spain, mektubun tonunun ve içeriğinin, ABD Başkanı Lyndon Johnson’ın 5 Haziran 1964’te Türkiye Başbakanı İsmet İnönü’ye gönderdiği ünlü mektuptan bile daha sert olduğunu ileri sürdü.
Belgede, Türkiye’nin Washington’ın talebine uymaması halinde karşılaşabileceği sonuçlara ilişkin tehditlerin de yer aldığı iddia edildi.
Spain ile ABD’nin Ankara Büyükelçisi William B. Macomber Jr, mektubu teslim etmek üzere Ecevit’in makamına gitti. Mektubu bizzat Spain taşıyordu.

ECEVİT, KISSINGER’LA TELEFONDA KONUŞUYORDU
İki ABD’li diplomat Ecevit’in makamına girdiklerinde, Türkiye Başbakanı’nın ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger ile telefonda konuştuğu belirtildi.
Kitaba göre görüşmenin ana başlığı, Yunanistan ile Türkiye arasında doğrudan savaşa yol açmayacak sınırlı bir Türk askerî harekatıydı.
Ecevit’in daveti üzerine diplomatların odada kaldığı ve telefon görüşmesinin Ecevit’e ait tarafını duyduğu aktarıldı.
Spain’in anlatımına göre Kissinger, Ecevit’i askeri harekattan vazgeçirmeye çalışıyordu. Ecevit ise Türkiye’nin Kıbrıs’ı ele geçirmeye çalışmadığını, müzakere edilebilecek bir çözüm için yalnızca bir “köprübaşı” oluşturmak istediğini söyledi.
Telefon görüşmesinin sonunda Ecevit’in Kissinger’a, ABD’nin resmen karşı çıkmak zorunda olduğunu bildiğini ancak Türkiye’nin tutumunun anlaşıldığını görmekten memnun olduğunu söylediği ileri sürüldü.
“MEKTUBU CEBİNDE TUT” İŞARETİ
Spain, görüşmenin ardından Büyükelçi Macomber’ın kendisine mektubu teslim etmemesi yönünde işaret verdiğini anlattı.
Ecevit telefonu kapattıktan sonra diplomatlara geliş nedenlerini sordu. Spain’in anlatımına göre iki diplomat mektuptan söz etmedi ve yalnızca durumu öğrenmek için geldiklerini söyledi.
Ecevit’in de Türkiye’nin ertesi sabah harekete geçeceğini söylediği aktarıldı.
Kitapta, ertesi gün Türk askeri harekatının başladığı, ABD Büyükelçiliği görevlilerinin ise teslim edilmeyen mektuba ilişkin yazışmalar yaptığı belirtildi.
Yazarlar, iki diplomatın doğrudan ABD Başkanı’nın talimatına tek başlarına karşı gelmelerinin mümkün görünmediğini savunarak, mektubun teslim edilmesini daha üst düzeyde bir müdahalenin engellemiş olabileceğini ileri sürüyor. Bu iddia bağımsız bir resmî belgeyle henüz doğrulanmış değil.
KISSINGER VE CIA’YA YÖNELİK AĞIR İDDİALAR
Kitapta yalnızca mektup değil, 15 Temmuz darbesine ilişkin de ağır suçlamalar yer alıyor.
Yazarlar, Kissinger’ın Başpiskopos Makarios’u ABD ve NATO’nun bölgesel planları önünde engel olarak gördüğünü ve Atina’daki cunta ile Ankara arasında bir anlayış kurulmasına göz yumduğunu savunuyor.
CIA görevlisi Gus Avrakotos’un, Yunanistan’daki cunta lideri Dimitrios İoannidis’e Makarios’a karşı darbe yapılması mesajını ilettiği de kitapta öne sürülen iddialar arasında.
İgnatiu ve Venizelos, Avrakotos’un bu yönde kendi başına hareket etmiş olamayacağını, Washington’dan talimat aldığını ileri sürüyor.
Kitabın temel tezi, Watergate nedeniyle siyasi gücü zayıflayan Nixon döneminde Kissinger’ın dış politika ve istihbarat üzerinde olağanüstü bir denetim kurduğu yönünde. Ancak bu değerlendirmeler kitabın yazarlarına ait ve tartışmalı tarihsel iddialar niteliği taşıyor.














