Yaylalı: “İnsanlar her ay biraz daha fakirleşiyor, hükümet ise bu tabloyu seyrediyor”
TDP MYK Üyesi Erman Yaylalı, eylülde yüzde 3,34'e yükselen enflasyonun özellikle eğitim giderlerindeki yüzde 12,52'lik artışla aile bütçelerini ağır biçimde etkilediğini belirtti. Yaylalı, maaş artışlarının tek başına çözüm olmadığını söyledi.
Yaylalı: “İnsanlar her ay biraz daha fakirleşiyor, hükümet ise bu tabloyu seyrediyor”
TDP MYK Üyesi Erman Yaylalı, eylülde yüzde 3,34'e yükselen enflasyonun özellikle eğitim giderlerindeki yüzde 12,52'lik artışla aile bütçelerini ağır biçimde etkilediğini belirtti. Yaylalı, maaş artışlarının tek başına çözüm olmadığını söyledi.
Bugün Kıbrıs
Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Üyesi Erman Yaylalı, eylül ayı enflasyon verilerini değerlendirerek hükümetin hayat pahalılığı karşısında kalıcı bir ekonomi politikası ortaya koyamadığını belirtti. Yaylalı, aylık enflasyonun yüzde 3,34, yılın ilk dokuz ayında yüzde 28,15 ve yıllık bazda yüzde 35,02 olarak gerçekleştiğini hatırlatarak halkın alım gücündeki kayba dikkat çekti.
Yaylalı, “Bunlar yalnızca istatistik değildir. Bu rakamların karşılığı vatandaşın mutfağında eksilen yemektir, ertelenen ihtiyaçtır, ödenemeyen faturadır. İnsanlar her ay biraz daha fakirleşiyor, hükümet ise bu tabloyu seyrediyor.” dedi.
“MESELE MAAŞIN KAÇ LİRA OLDUĞU DEĞİL, NE ALABİLDİĞİNİZDİR”
Hayat pahalılığı oranlarının maaşlara yansıtılmasının tek başına ekonomi politikası olarak sunulamayacağını belirten Yaylalı, ücret artışlarının fiyatlar karşısında kısa sürede eridiğini kaydetti. Yaylalı, “Hükümet maaş artışlarını bir başarı gibi anlatıyor. Oysa mesele maaşın kaç lira olduğu değil, o maaşla ne alabildiğinizdir. Bir yıl önce bir market arabasını dolduran vatandaş bugün aynı parayla yarısını doldurabiliyorsa ortada başarı değil, ciddi bir alım gücü kaybı vardır.” dedi.
EĞİTİM GİDERLERİNDE YÜZDE 12,52’LİK ARTIŞ
Eylül ayında en yüksek aylık fiyat artışının yüzde 12,52 ile eğitim grubunda gerçekleştiğini hatırlatan Yaylalı, okul, servis, kırtasiye ve diğer eğitim giderlerindeki yükselişin çocuklu ailelerin bütçelerini zorladığını belirtti. Yaylalı, “Bir ülkede aileler çocuklarının okul, servis, kırtasiye ve diğer eğitim giderlerini nasıl karşılayacağını düşünüyorsa ekonomik sorun artık yalnızca enflasyon değildir. Bu, doğrudan sosyal devlet meselesidir. Eğitim aileler için mali bir mücadele alanına dönüşmemelidir.” dedi.
“ÖNCE İNSANLARI YOKSULLAŞTIRIP SONRA KAYIPLARINI GERİ VERMEK EKONOMİ YÖNETMEK DEĞİLDİR”
Pahalılığın gıda, ulaşım, eğitim ve konut giderlerinin tamamında hissedildiğini belirten Yaylalı, “Her açıklanan enflasyon rakamının ardından aynı tabloyu konuşuyoruz. Gıda pahalanıyor, ulaşım pahalanıyor, eğitim pahalanıyor, konut giderleri artıyor. Sonra vatandaşa ‘hayat pahalılığı verdik’ deniliyor. Önce insanları yoksullaştırıp ardından kayıplarının bir bölümünü geri vermek ekonomi yönetmek değildir.” dedi.
UZUN VADELİ EKONOMİ POLİTİKASI ÇAĞRISI
Yaylalı, yerel üretimin desteklenmesi, temel tüketim üzerindeki vergi yükünün gözden geçirilmesi, kayıt dışılıkla mücadele edilmesi ve yerel iş gücünün özel sektörde kalmasını sağlayacak politikaların uygulanması gerektiğini kaydetti. Yaylalı, “İnsanlara her ay biraz daha pahalı bir hayat sunup sonra bunun adını ekonomik istikrar koyamazsınız. Vatandaşın cebindeki gerçek, açıklamalardan daha güçlüdür.” dedi.
















