Voices konuşmalar serisi yeniden başladı: İlk konuk Mete Hatay
Arkın Yaratıcı Sanatlar ve Tasarım Üniversitesi’nde yeniden başlayan Voices serisinin ilk konuğu Mete Hatay oldu; Hatay, “Belirsizlik artık geçici bir durum değil, kalıcı bir hal” dedi.
Voices konuşmalar serisi yeniden başladı: İlk konuk Mete Hatay
Arkın Yaratıcı Sanatlar ve Tasarım Üniversitesi’nde yeniden başlayan Voices serisinin ilk konuğu Mete Hatay oldu; Hatay, “Belirsizlik artık geçici bir durum değil, kalıcı bir hal” dedi.
Bugün Kıbrıs
Arkın Yaratıcı Sanatlar ve Tasarım Üniversitesi (ARUCAD) Sanat ve Kültür Ofisi tarafından düzenlenen Voices konuşmalar serisi, 7 yıllık aranın ardından yeniden izleyiciyle buluştu. 16 Nisan Perşembe akşamı ARUCAD Art Space’te gerçekleşen serinin ilk oturumunda araştırmacı ve akademisyen Mete Hatay konuk oldu. Program, ARUCAD Plastik Sanatlar Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Turan Aksoy’un koordinatörlüğünde düzenlenirken, bu yıl ilk kez eş zamanlı canlı yayın ile daha geniş bir izleyici kitlesine ulaştı.
ETKİLEŞİMLİ VE DİNAMİK OTURUM
Soru-cevap formatında kurgulanan etkinlikte, Prof. Dr. Turan Aksoy’un yönelttiği sorular üzerinden ilerleyen oturumda Mete Hatay güncel meseleleri sanat, toplum ve politika ekseninde ele aldı. Konuşma boyunca izleyicilerden gelen sorularla tartışma genişlerken, yoğun katılımla gerçekleşen etkinlik etkileşimli ve dinamik bir yapıya kavuştu. Oturumun başlangıcında Hatay’ın akademik ve kültürel üretim alanındaki çalışmaları da dinleyiciyle paylaşıldı.
BELİRSİZLİK ARTIK BİR “HAL”
Konuşmasında günümüz dünyasını tanımlayan en temel unsurun “belirsizlik” olduğunu vurgulayan Hatay, bunun artık geçici bir durum değil kalıcı bir “hal”e dönüştüğünü ifade etti. “Yoğun bilgi bombardımanı, bilginin altını oyuyor. Bugün hakikat ve gerçeklik giderek bir demagoji alanına dönüşmüş durumda” diyen Hatay, bilginin çoğalmasına rağmen güvenilirliğinin aşındığına dikkat çekti ve bunun gerçekliğin algılanma biçimini de etkilediğini belirtti.
KRİZ VE SANAT ARASINDAKİ BAĞ
Krizlerin yalnızca yıkıcı süreçler olmadığını dile getiren Hatay, “Krizleri genelde yıkıcı olarak okuyoruz ama sanat açısından baktığımızda bu durum aynı zamanda yeni üretim biçimlerini de tetikleyen bir alan açıyor. Çünkü sanat hiçbir zaman tek başına var olan bir şey değil; sosyolojiyle, politikayla, felsefeyle birlikte düşünmek zorundayız” sözleriyle sanatın disiplinlerarası yapısına dikkat çekti. Sanatın giderek daha hibrit ve deneysel bir yapıya evrildiğini de sözlerine ekledi.
EĞİTİMDE TEK TİPLEŞME ELEŞTİRİSİ
Neoliberal politikaların eğitim üzerindeki etkilerine değinen Hatay, “Eğitim giderek aynılaşıyor. Bu aynılaşma, aradaki nüansları ortadan kaldırıyor ve tek tip bir yapı üretiyor. Oysa üniversitenin kimliği olması, eleştirel düşünceyi barındırması ve demokratik bir tartışma ortamı sunması gerekir” dedi. Üniversite sayısındaki artışın tek başına gelişim anlamına gelmediğini vurgulayan Hatay, “Her yere üniversite açarak kalkınamazsınız. Önemli olan iyi eğitim, özgünlük ve bir kimlik ortaya koyabilmek” ifadelerini kullandı.
SANATTA YERELLEŞME VE SANSÜR TARTIŞMALARI
Konuşmada küreselleşmenin gerilemesiyle birlikte sanat dünyasında yaşanan dönüşüm de ele alındı. Prof. Dr. Turan Aksoy, neoliberalizmin gerilemesiyle daha baskıcı rejimlere doğru bir yönelim olduğunu belirterek sanatın giderek yerelleştiğine dikkat çekti.
Hatay ise sanatın üretim koşullarına değinerek sponsorlukların etkisini şu sözlerle anlattı: “Sponsorluklar gerekli, çünkü üretim için bir destek gerekiyor ama aynı zamanda bu destekler sanatın bağımsız ve eleştirel yönünü de sınırlayan şeyler haline gelebiliyor.”
Uluslararası sanat ortamlarında yaşanan sansür tartışmalarına da değinen Hatay, “Bugün bazı konuların dile getirilmesi bile engellenmeye çalışılıyor. Cannes’da Filistin’den bahsetmenin engellenmeye çalışıldığını gördük” dedi.
SERİ DEVAM EDECEK
Voices konuşmalar serisi, ARUCAD Sanat ve Kültür Ofisi koordinasyonunda her ay farklı konuklarla devam edecek; sanatın güncel meselelerle ilişkisini tartışmaya açmayı sürdürecek.













