Türkiye’de 811 işlem ortaya çıktı, kuzeydeki tüp bebek soruşturması hala açıklanmadı

Türkiye’de yasa dışı yumurta ticareti soruşturmasında 811 işlem ve yaklaşık 2 milyon euroluk para trafiği ortaya çıkarılırken, Kıbrıs’ın kuzeyindeki tüp bebek merkezleriyle ilgili aylardır sürdüğü açıklanan soruşturmanın sonucu hala kamuoyuna duyurulmadı.

Bugün Kıbrıs

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü yasa dışı üreme hücresi ticareti soruşturması genişliyor.

Son bilgilere göre haklarında işlem başlatılan 53 şüpheliden 42’si gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında doktorlar, organizatörler ve yumurta donörü olarak kullanılan kadınlar bulunuyor.

Soruşturma kapsamında 41 kadının toplam 811 kez yumurta satışı yaptığı, kadınların göz, saç ve ten rengi ile kan grubu gibi özelliklerinin fotoğraflı kataloglara dönüştürüldüğü ve potansiyel müşterilerin bu kataloglar üzerinden seçim yaptığı belirlendi.

Mali incelemelerde ise yaklaşık 2 milyon euroluk para trafiği tespit edildi.

KUZEYDEKİ KLİNİKLER DOSYANIN İÇİNDE
Soruşturmanın Kıbrıs açısından en önemli bölümü, kadınların yumurtalarının alınması amacıyla Kıbrıs’ın kuzeyindeki bağlantılı tüp bebek merkezlerine gönderildiğinin savcılık ve emniyet kayıtlarına girmiş olması.

Türkiye’de muayene edilen ve ilaç tedavisine başlatılan kadınların daha sonra KKTC, Arnavutluk ve Gürcistan’daki merkezlere yönlendirildiği belirtiliyor.

Dosyada ayrıca organizatörler ile bazı doktorların kadınları doğrudan tüp bebek merkezlerine yönlendirdiğine ilişkin bulgular bulunuyor.

Ancak Türkiye’deki makamlar şu ana kadar Kıbrıs’ın kuzeyinde soruşturma kapsamında değerlendirilen kliniklerin isimlerini kamuoyuna açıklamadı.

AYNI SEKTÖRDE İKİ AYRI SORUŞTURMA
Yeni soruşturma, kuzeydeki tüp bebek sektörüyle ilgili son aylarda ortaya çıkan ilk ciddi dosya değil.

BBC’nin mart ayında başlayan ve ağustos ayında genişleyen araştırmasında, Kıbrıs’ın kuzeyindeki tüp bebek merkezlerinde tedavi gören bazı yabancı ailelerin kendilerine bildirilen sperm veya yumurta donörlerinden farklı donörlerin kullanıldığını iddia ettiği ortaya çıkmıştı.

Ağustos ayına gelindiğinde bu iddialarla bağlantılı çocuk sayısı en az 30’a yükselmiş, DNA testi yaptıran bazı ailelerin sonuçlarının da seçtikleri donörlerle uyuşmadığı bildirilmişti.

İddiaların ardından Sağlık Bakanlığı soruşturma başlatıldığını açıklamış ve şüphe taşıyan ailelere Bakanlığa başvurma çağrısı yapmıştı.

Aradan geçen sürede Bakanlık tarafından bu geniş kapsamlı soruşturmanın nihai sonucu kamuoyuyla açıklanmadı.

BAKANLIK “ARAŞTIRIYORUZ” DEMİŞTİ
Sağlık Bakanlığı, uluslararası basına yansıyan iddiaların ilk günden itibaren ciddiyetle ele alındığını ve tüp bebek merkezlerinin mevzuata uygunluğu konusunda inceleme başlatıldığını açıklamıştı.

Bakan Hakan Dinçyürek de BBC’den somut bilgi istendiğini, elde edilecek sonuçların kamuoyuyla paylaşılacağını söylemişti.

Ancak bugün Türkiye’de ortaya çıkan yeni soruşturma, denetimin yalnızca hastalara doğru donörün kullanılıp kullanılmadığıyla sınırlı kalmaması gerektiğini gösteriyor.

Çünkü Türkiye’deki dosya, donörlerin bulunması, hazırlanması, yurt dışına gönderilmesi, kliniklere ulaştırılması, ödeme yapılması ve üreme hücrelerinin ticari bir sistem içerisinde dolaşıma sokulması iddialarını kapsıyor.

ŞİMDİ SORU KUZEYDE
Türkiye’de savcılık HTS kayıtlarını, banka hareketlerini, seyahat bilgilerini ve dijital materyalleri inceleyerek 811 işlemlik bir ağ ortaya çıkardı.

Kıbrıs’ın kuzeyinde ise aynı sektörle ilgili aylardır devam ettiği açıklanan soruşturmanın kapsamı ve ulaştığı sonuçlar henüz kamuoyuna açıklanmış değil.

Türkiye’deki dosyanın kuzeydeki “bağlantılı kliniklere” kadar uzandığının resmen ortaya çıkmasının ardından gözler şimdi Sağlık Bakanlığı’na çevrilmiş durumda:

Hangi klinikler inceleniyor, Türkiye’den bilgi istendi mi ve kuzeydeki merkezler hakkında yerel bir soruşturma başlatılacak mı?

DAUSEN

DAUSEN

LTB

LTB

Girne Belediyesi

Girne Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi

Çatalköy Belediyesi

Çatalköy Belediyesi