Takvim sıkıştı, asıl düğüm masada: Dönüşümlü başkanlık
Kıbrıs sorununda önümüzdeki 16 gün için yoğun bir diplomasi takvimi oluştu. Müzakereciler pazartesi, liderler salı günü buluşacak; Holguín 29 Ekim’de adaya gelecek, 9 Kasım’da üçlü görüşme yapılacak. Geçiş noktalarında ilerleme sinyalleri gelirken, yeni müzakere sürecinin önündeki esas anlaşmazlık artık daha görünür: siyasi eşitliğin temel unsurlarından dönüşümlü başkanlık.
Takvim sıkıştı, asıl düğüm masada: Dönüşümlü başkanlık
Kıbrıs sorununda önümüzdeki 16 gün için yoğun bir diplomasi takvimi oluştu. Müzakereciler pazartesi, liderler salı günü buluşacak; Holguín 29 Ekim’de adaya gelecek, 9 Kasım’da üçlü görüşme yapılacak. Geçiş noktalarında ilerleme sinyalleri gelirken, yeni müzakere sürecinin önündeki esas anlaşmazlık artık daha görünür: siyasi eşitliğin temel unsurlarından dönüşümlü başkanlık.
Bugün Kıbrıs
Kıbrıs sorununda yeniden hareketlenen diplomasi trafiği önümüzdeki günlerde kritik bir aşamaya giriyor.
Kıbrıslı Türk lider Tufan Erhürman ile Kıbrıslı Rum lider Nikos Hristodulidis’in son haftalarda art arda yaptığı görüşmelerin ardından takvim hızlandı.
Kıbrıslı Rum müzakereci Menelaos Menelaou ile Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Mehmet Dânâ pazartesi günü görüşecek. İki lider ise 27 Ekim Salı sabahı yeniden bir araya gelecek.
İki gün sonra, 29 Ekim’de BM Genel Sekreteri’nin Kişisel Temsilcisi María Ángela Holguín adaya gelecek.
Sürecin sonraki durağı ise 9 Kasım’da Erhürman, Hristodulidis ve Holguín arasında yapılması planlanan üçlü görüşme.
GEÇİŞ NOKTALARINDA MESAFE ALINDI
Son görüşmelerde güven artırıcı önlemler üzerinde bazı ilerlemeler sağlandı.
Kıbrıslı Rum müzakereci Menelaou, Piroi–Athienou hattındaki güzergâh sorununun aşıldığını açıkladı. Ancak yeni geçiş noktalarının hangi paket içinde açılacağı konusunda taraflar arasında hâlâ farklılıklar bulunuyor.
Hristodulidis’in Erhürman’a iki alternatif öneri sunduğu, bunlardan birinin reddedildiği, diğerine ise yanıt beklendiği açıklandı.
Buna rağmen geçiş noktaları artık masadaki en zor konu olmaktan çıkmış görünüyor.
ASIL DÜĞÜM: SİYASİ EŞİTLİK
Son açıklamalar, yeni ve sonuç alıcı bir müzakere sürecinin başlamasının önündeki temel anlaşmazlığın başka bir noktaya kaydığını gösteriyor.
Erhürman, yeni sürece başlamadan önce siyasi eşitlik ilkesinin açık biçimde teyit edilmesini istiyor. Bunun en önemli unsurlarından biri olarak da dönüşümlü başkanlığı gösteriyor.
Erhürman’ın yaklaşımına göre dönüşümlü başkanlığın ayrıntılarının şimdiden belirlenmesi gerekmiyor; ancak ilkenin kabul edildiğinin açık biçimde ortaya konulması gerekiyor.
Hristodulidis ise son açıklamasında Kıbrıslı Rum tarafının dönüşümlü başkanlık konusundaki tutumunun “net” olduğunu söylemekle yetindi ve Erhürman’ın değerlendirmelerine işaret etti.
Böylece taraflar arasında uzun süredir devam eden tartışma önümüzdeki diplomasi trafiğinin merkezine yerleşti.
“ÖN KOŞUL” MU, “METODOLOJİ” Mİ?
Taraflar arasında yalnızca içerik değil, bu başlıkların nasıl tanımlandığı konusunda da görüş ayrılığı var.
Hristodulidis, Erhürman’ın dört maddelik yaklaşımını müzakerelerin başlaması için getirilen “ön koşullar” olarak değerlendiriyor.
Erhürman ise dört maddeyi ön koşul olarak değil, geçmiş müzakere süreçlerindeki başarısızlıkların tekrarını önlemek amacıyla hazırlanmış bir “metodoloji” olarak tanımlıyor.
Erhürman’ın dört maddelik yaklaşımında siyasi eşitliğin teyidi, geçmiş yakınlaşmaların korunması, sürecin sonuç odaklı ve açık uçlu olmaması ile yeni bir başarısızlık halinde ne olacağının önceden belirlenmesi öne çıkıyor.
Tam da bu nedenle 29 Ekim’de adaya gelecek Holguín’in esas görevi yalnızca iki tarafı yeniden masaya oturtmak değil, masanın hangi kurallarla kurulacağı konusunda ortak bir zemin yaratmak olacak.
MARAŞ–LİMAN FORMÜLÜ DE MASADA TUTUNAMADI
Hristodulidis’in kapalı Maraş’ın BM yönetimine verilmesi karşılığında Mağusa Limanı’nın AB gözetiminde doğrudan ticarete açılmasını içeren önerisi de taraflar arasındaki farklı yaklaşımı görünür hale getirdi.
Erhürman bu formülü dengeli bulmadığını açıkladı ve esas meselenin AB’nin uzun süredir bekleyen Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün uygulanması olduğunu söyledi.
Bu başlıkta da henüz ortak zemin oluşmadı.
27 EKİM ARTIK SADECE LİDERLER GÖRÜŞMESİ DEĞİL
Salı günkü görüşmenin önemi burada ortaya çıkıyor.
İki lider 27 Ekim’de yalnızca yeni geçiş noktalarını veya güven artırıcı önlemleri konuşmayacak.
Görüşme, Holguín’in gelişinden yalnızca iki gün önce yapılacak ve 9 Kasım’daki üçlü toplantının siyasi zeminini oluşturacak.
Dolayısıyla önümüzdeki günlerde verilecek asıl işaret geçiş kapılarından değil, şu sorunun yanıtından gelecek:
Kıbrıslı Rum tarafı siyasi eşitlik ve dönüşümlü başkanlık konusunda Erhürman’ın istediği açıklığı gösterecek mi; yoksa taraflar Holguín’in gelişine aynı temel anlaşmazlıkla mı girecek?
















