Solyalı: Cinsel saldırı ve insan kaçakçılığı dahil 110 hükümlü ceza bağışından yararlandı
CTP Milletvekili Ürün Solyalı, Cezaevi Müdürüne mahkemelerin verdiği hapis cezalarının üçte birini bağışlama yetkisi tanıyan düzenlemeden 110 hükümlünün yararlandığını açıkladı. Lefkoşa Merkezi Cezaevi Müdürlüğünün verilerine göre, yararlananlar arasında cinsel saldırıdan hüküm giymiş 2, insan kaçakçılığından hüküm giymiş 2, uyuşturucu suçlarından hüküm giymiş 32 kişi bulunurken, toplam 64 hükümlü ülkeden deport edildi.
Solyalı: Cinsel saldırı ve insan kaçakçılığı dahil 110 hükümlü ceza bağışından yararlandı
CTP Milletvekili Ürün Solyalı, Cezaevi Müdürüne mahkemelerin verdiği hapis cezalarının üçte birini bağışlama yetkisi tanıyan düzenlemeden 110 hükümlünün yararlandığını açıkladı. Lefkoşa Merkezi Cezaevi Müdürlüğünün verilerine göre, yararlananlar arasında cinsel saldırıdan hüküm giymiş 2, insan kaçakçılığından hüküm giymiş 2, uyuşturucu suçlarından hüküm giymiş 32 kişi bulunurken, toplam 64 hükümlü ülkeden deport edildi.
Bugün Kıbrıs
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Ürün Solyalı, Cezaevi Müdürüne mahkemelerin verdiği hapis cezalarının üçte birini bağışlama yetkisi tanıyan tüzük değişikliğine ilişkin yeni açıklamalarda bulundu. CTP’nin düzenlemeye karşı Anayasa Mahkemesinde dava açmasının ardından hükümetin değişikliği geri çektiğini belirten Solyalı, bunun ara emri duruşmasının yapılacağı 4 Kasım’da gerçekleştiğini kaydetti.
Solyalı, düzenlemenin hukuka aykırı olduğunu ve mahkeme kararlarını etkisiz hale getireceğini savunduklarını belirterek, “Hukuka aykırı olduğunu ve Mahkeme Kararlarını kullanılmaz hale getireceğini savunduğumuz düzenlemenin mahkeme tarafından incelenip karara bağlanmasının önüne geçildiği aşikar.” dedi.
110 HÜKÜMLÜ YARARLANDI, 64’Ü DEPORT EDİLDİ
Solyalı’nın paylaştığı, Lefkoşa Merkezi Cezaevi Müdürlüğü mühürlü belgeye göre, tüzük değişikliğinin ardından ceza bağışı uygulamasından toplam 110 hükümlü yararlandı. Belgede, bu kişilerden 64’ünün ülkeden ihraç (deport) edildiği belirtildi.
Suç türlerine göre dağılımda en yüksek sayı uyuşturucu suçlarında görüldü. Buna göre 32 hükümlü uyuşturucu, 25 hükümlü sirkat, 18 hükümlü ise vahim zarar, ciddi darp, yaralama ve kasti hasar suçları kapsamında uygulamadan yararlandı.
Listede ayrıca sahtekarlık suçundan 6, izinsiz silah tasarrufundan 5, tedbirsizlik sonucu ölüme sebep olmaktan 3, insan kaçakçılığından 2 ve cinsel saldırıdan 2 hükümlü yer aldı.
İzinsiz ikamet ve askeri yasak bölgeyi ihlal suçları kapsamında 5, trafik kurallarına uymamaktan 4, sarhoşluktan 2, özel hayatın gizliliğini ihlalden 3, eski eser tasarrufundan 1 ve mahkeme emrine riayetsizlikten 2 hükümlünün ceza bağışından yararlandığı kaydedildi.
Solyalı, söz konusu uygulamanın sonuçlarına ilişkin, “Bugüne kadar yarattıkları bu uygulamadan yani cezaevi müdürünün cezanın 1/3’ünü AF yetkisini kullanması ile birlikte Cinsel Saldırı, İnsan Kaçakçılığı dahil 110 mahkumun tahliyesini sağlamışlar.” açıklamasında bulundu.
“ARTIK UYGULANABİLECEK BİR AF MADDESİ DE YÜRÜRLÜKTE YOK”
Tüzük değişikliğinin geri çekilme biçimini de eleştiren Solyalı, hükümetin önceki düzenlemeye dayanılarak yapılan işlemleri saklı tuttuğunu, ancak yeni işlemler bakımından hangi hükümlerin yürürlükte olduğunun belirsiz hale geldiğini söyledi.
Solyalı, “Üzülerek söylüyorum ki, tüzüğü geri çekme işlemi de acemice yapıldı. Önceki düzenlemeye dayanılarak yapılmış işlemleri saklı tutarken, yeni uygulamalar bakımından hangi tüzük hükümlerinin yürürlükte olduğu konusunda ciddi bir hukuki boşluk ve belirsizlik yarattılar. Tüzük değişikliklerini kaldırırken yerine yenisini veya eski uygulama maddelerini koymadıkları için bana göre artık uygulanabilecek bir af maddesi de yürürlükte YOK.” dedi.
Yürürlükte bulunmayan bir düzenlemenin idari talimatlarla uygulanamayacağını belirten Solyalı, önceki uygulamanın sürdürülmesi yönündeki girişimlerden kaygı duyduğunu ifade etti:
“Buna rağmen, idari baskıyla eski uygulamanın sürdürüleceği yönündeki girişim ve iddialar da son derece kaygı vericidir. Yürürlükte olmayan bir düzenleme, idari talimatla veya baskıyla uygulanamaz. Hiçbir idari makam, hukuk düzeninin tanımadığı bir yetkiyi kullanamaz. Bu konunun ve yapılacak işlemlerin takipçisi olacağız.”
“SORUN YALNIZCA CEZA İNDİRİMİ DEĞİLDİ”
Tartışmanın yalnızca ceza indirimiyle sınırlandırılamayacağını kaydeden Solyalı, mahkeme kararlarının sonuçlarının siyasi idarenin geniş takdir yetkisine bırakılmasının hukuk güvenliğini ve kuvvetler ayrılığını zedelediğini savundu.
Solyalı, “Sorun yalnızca ceza indirimi değildi. Sorun, mahkeme kararlarının sonuçlarını siyasi idarenin takdirine geniş yetkiler açan, hukuk güvenliğini ve kuvvetler ayrılığını zedeleyen anlayıştı.” dedi.
“CEZA İNFAZININ AMACI YALNIZCA CEZALANDIRMAK DEĞİLDİR”
Mahkumların haklarının da korunması gerektiğini belirten Solyalı, ceza infaz sisteminin temel amacının hükümlüleri yalnızca cezalandırmak değil, yeniden topluma kazandırmak olduğunu ifade etti.
Solyalı, “Tekrarlamakta fayda var, ceza infazının amacı yalnızca cezalandırmak değildir. İşlediği suçtan pişmanlık duyan, iyi hal gösteren, kendisini geliştiren ve yeniden topluma kazandırılmaya hazır hükümlülerin, gerekli koşullarda daha erken özgürlüklerine kavuşabilmeleri çağdaş ceza adaletinin gereğidir.” dedi.
Erken tahliye ve ceza indirimi mekanizmalarının tümüyle kaldırılmasını savunmadığını ortaya koyan Solyalı, bu yetkilerin siyasi atamayla göreve gelen tek bir kişinin kararına bırakılamayacağını belirtti.
CTP’DEN YENİ CEZA İNFAZ YASASI SÖZÜ
CTP’nin çağdaş, bütünlüklü ve Anayasa’ya uygun yeni bir Ceza İnfaz Yasası hazırlayacağını açıklayan Solyalı, hükümlülerin yeniden topluma kazandırılmasıyla toplum güvenliğinin birlikte ele alınacağı bir sistem oluşturacaklarını kaydetti.
Solyalı, yeni sistemde suçun niteliği, mağdur hakları, kamu yararı ve hükümlünün topluma uyumunun birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek şu açıklamada bulundu:
“Ancak bunu siyasi atamayla göreve gelen tek bir kişinin takdirine bırakmayacağız. Suçun niteliğini, mağdurun haklarını, kamu yararını, toplum güvenliğini ve hükümlünün topluma uyumunu birlikte değerlendiren; açık yasal kurallara, objektif ölçütlere, kurumsal değerlendirmeye ve yargısal güvencelere dayanan ve Mahkemenin kararını ancak mahkemenin değiştirebileceği bir sistem kuracağız.”
Şartlı Tahliye Tüzüğü’nün dokuz kez değiştirildiğini hatırlatan Solyalı, hükümetin ceza infazını günübirlik kararlarla yönetmeye çalıştığını savundu. Bunun yerine kalıcı ve güvenilir bir hukuk düzeni oluşturacaklarını belirterek açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Adalet, ne siyasi makamların keyfine bırakılabilir ne de yalnızca cezalandırmaya indirgenebilir. Adalet; hukuku, insanı ve toplumu birlikte korumaktır.”
















