Reynar: “Suçun milliyeti yok; güvenlik sorununu ırkçılıkla örtemezsiniz”
TDP MYK Üyesi ve Hukuk ve Mevzuat Geliştirme Sekreteri Tacan Reynar, Kıbrıs'ın kuzeyindeki güvenlik tartışmalarının etnik kimlikler üzerinden yürütülmesine karşı çıktı. Ağır Ceza Mahkemelerinin sayısındaki artışın güvenlik sorununa ilişkin önemli bir gösterge olduğunu belirten Reynar, “Bir güvenlik sorunu var. Ancak bunu etnik temelde yorumlamak asla doğru değildir. Bunun adı çok açık biçimde ırkçılığa kadar gider” dedi.
Reynar: “Suçun milliyeti yok; güvenlik sorununu ırkçılıkla örtemezsiniz”
TDP MYK Üyesi ve Hukuk ve Mevzuat Geliştirme Sekreteri Tacan Reynar, Kıbrıs'ın kuzeyindeki güvenlik tartışmalarının etnik kimlikler üzerinden yürütülmesine karşı çıktı. Ağır Ceza Mahkemelerinin sayısındaki artışın güvenlik sorununa ilişkin önemli bir gösterge olduğunu belirten Reynar, “Bir güvenlik sorunu var. Ancak bunu etnik temelde yorumlamak asla doğru değildir. Bunun adı çok açık biçimde ırkçılığa kadar gider” dedi.
Bugün Kıbrıs
Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) MYK Üyesi ve Hukuk ve Mevzuat Geliştirme Sekreteri Tacan Reynar, Ada TV’de Nupelda Karabuğday’ın hazırlayıp sunduğu Günaydın Ada programında güvenlik, suç politikaları, ekonomi, yaklaşan seçimler ve TDP-CTP yerel yönetim iş birliğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Son dönemde kamuoyunda artan güvenlik kaygılarına değinen Reynar, hükümetin ve ilgili kurumların suç oranlarının düştüğüne ilişkin açıklamalarının toplumdaki güvensizlik hissiyle örtüşmediğini belirtti. Ağır Ceza Mahkemelerinin sayısının yıllar içinde artırıldığına dikkat çeken Reynar, güvenlik sorunu bulunmadığı yönündeki açıklamalar ile yargının artan iş yükü arasındaki çelişkinin sorgulanması gerektiğini söyledi.
Reynar, “Gerçekten güvenlik sorunu yoksa, ağır ceza dosyalarında ciddi bir artış yaşanmıyorsa neden dördüncü ağır ceza mahkemesine ihtiyaç duyuldu? Neden yargının yükü sürekli artıyor? Bunları da sormak gerekir” dedi.
“BİR GÜVENLİK SORUNU VAR AMA BUNUN ETNİK KİMLİĞİ YOK”
Suçların belirli milliyetler veya etnik gruplar üzerinden tartışılmasına karşı çıkan Reynar, suçun belirli topluluklarla özdeşleştirilmesinin güvenlik sorununa çözüm üretmediğini kaydetti.
Reynar, “Kıbrıslılar suç işlemiyor mu? Elbette işliyor. Cinayet de şiddet de bu toplumun tarihinde var. Sanki suç yalnızca başka ülkelerden gelen insanların yarattığı bir meseleymiş gibi davranmak doğru değildir” dedi.
Cezaevindeki yabancı uyruklu kişilere ilişkin verilerin de bağlamından koparılarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Reynar, turist veya öğrenci statüsündeki kişilerin küçük suçlarda dahi Kıbrıs’ın kuzeyinde kalıcı yasal statüleri bulunmadığı için teminat amacıyla cezaevine gönderilebildiğini ve bunun istatistiklere yansıdığını ifade etti.
Reynar, “Bir güvenlik sorunu var. Ancak bunu etnik temelde yorumlamak asla doğru değildir. Bunun adı çok açık biçimde ırkçılığa kadar gider” diyerek, devletin görevinin korku üretmek değil, etkin denetim ve suç önleme politikaları geliştirmek olduğunu söyledi.
“CEZAEVİNDEN ÇIKAN İNSANI YENİDEN SUÇA İTEN DÜZENİ DE KONUŞMALIYIZ”
Ceza adaletinin yalnızca cezalandırmadan ibaret olmadığını vurgulayan Reynar, rehabilitasyon ve topluma yeniden kazandırma politikalarının eksikliğine de dikkat çekti. Cezaevinden çıkan kişilerin sabıkaları nedeniyle iş bulmakta ciddi güçlük yaşadığını belirten Reynar, bu durumun kişileri yeniden suça sürükleyebildiğini ifade etti.
Reynar, “Bir insan cezasını çekip çıktıktan sonra bütün kapılar yüzüne kapanıyorsa, çocuklarına bakacak işi bulamıyorsa, yeniden topluma nasıl kazandırılacak?” diye sordu.
Cezaevinden çıkan kişiler için eğitim, sertifikasyon ve istihdama dönüş mekanizmalarının kurulması gerektiğini belirten Reynar, ülkeye giriş-çıkışların ve yasal statülerin takibinde dijitalleşmenin önemine de değindi. TDP’nin devletin dijital dönüşümüne yönelik kapsamlı çalışmalar yürüttüğünü söyledi.
“TDP’NİN MECLİS’TE GRUP KURACAĞINA İNANIYORUM”
Yaklaşan genel seçimleri de değerlendiren Reynar, TDP’nin sahada giderek güçlenen bir karşılık bulduğunu ve parti kadrolarının yoğun biçimde çalıştığını belirtti.
“Partimizde herkesin yüzü gülüyor. Sahadayız, insanlarla konuşuyor, sorunlarını dinliyoruz” diyen Reynar, seçimlere ilişkin beklentisini şöyle ifade etti:
“TDP’nin Meclis’te grup kuracağı bir sonucun rahatlıkla ortaya çıkabileceğini düşünüyorum. Beklediğimizden de iyi bir sonuç alacağımıza inanıyorum.”
TDP’nin son beş yıldaki Meclis dışı döneminin özellikle güçlü ve hukuki araçları kullanabilen bir muhalefet açısından hissedildiğini savunan Reynar, çevre, rant, kamu kaynaklarının kullanımı ve hukuka aykırı uygulamalar karşısında TDP kadrolarının yeniden Meclis’te bulunmasının önem taşıdığını söyledi.
Gerektiğinde Yüksek İdare Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi süreçlerinin devreye sokulabilmesi açısından Meclis temsiliyetine işaret eden Reynar, “Bu 50 yıllık geleneğin Meclis’te yeniden güçlü biçimde yer almasına ihtiyaç vardır” dedi.
“EN BÜYÜK SORUN GEÇİM VE GENÇLERİN BARINMASI”
Sahada vatandaşlardan en yoğun biçimde duydukları sorunun geçim sıkıntısı olduğunu belirten Reynar, özellikle gençlerin barınma krizinin giderek büyüdüğünü söyledi. Asgari ücretle yaşayan bir gencin sterline endeksli yüksek kiraları karşılamasının mümkün olmadığını ifade eden Reynar, sosyal konut politikalarının geliştirilmesi ve devletin barınma alanında daha görünür hale gelmesi gerektiğini kaydetti.
Ekonomide yalnızca ücret artışlarına dayalı bir anlayışın yeterli olmayacağını belirten Reynar, hayatı ucuzlatacak politikalar, vergi adaleti ve büyük sermayeden etkin vergi tahsilatı gerektiğini söyledi.
Küçük ve orta ölçekli işletmelerin ağır yük altında kaldığını, büyük işletmelere ise siyasi ilişkiler üzerinden kolaylık sağlandığını savunan Reynar, bunun toplumdaki adalet duygusunu zedelediğini belirtti. TDP’nin emek ile sermaye arasındaki dengeyi koruyan bir ekonomik politika hedeflediğini kaydetti.
“LEFKOŞA TDP’NİN YEREL YÖNETİMLERDEKİ YÜZ AKIDIR”
TDP ile CTP arasında 13 belediye başkanlığı seçiminde alınan iş birliği kararına da değinen Reynar, kararın Cumhurbaşkanlığı seçiminde ortaya çıkan iş birliği ve karşılıklı güven anlayışının devamı niteliğinde olduğunu söyledi.
Lefkoşa Türk Belediyesi’nin TDP açısından önemine değinen Reynar, Mehmet Harmancı döneminde Lefkoşa’nın ciddi bir dönüşüm geçirdiğini belirterek, “Lefkoşa bizim için önemlidir. TDP’nin yerel yönetimlerdeki yüz akıdır. Başka yerlerde ne yapabileceğimizi göstermek istediğimizde Lefkoşa’yı örnek verebiliriz” dedi.
Diğer belediyelerde başarılı mevcut yönetimlerin devamının desteklenmesini doğru bulduklarını ifade eden Reynar, yerel yönetimlerdeki iş birliğinin genel seçim sonrasında olası bir hükümet ortaklığının siyasi zeminini de güçlendirebileceğini kaydetti.
Reynar, TDP’nin seçim sürecinde yoğun biçimde sahada olacağını belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“Bizi takip etsinler. Çok çalıştığımız ve çok ürettiğimiz bir döneme giriyoruz. İnsanların sorunlarına çözüm üretme iddiasındayız. Bize saldırılar da olacak, küçümsemeler de olacak. Ancak sandıkta halkımızın desteğini görmek istiyoruz. Çünkü TDP kadrolarının Meclis’te mutlaka olması gerektiğine inanıyoruz.”















