Rahvancıoğlu: “Asgari ücret değil, asgari ücrete mahkumiyet sorunu var”
Bağımsızlık Yolu Genel Sekreter Yardımcısı Münür Rahvancıoğlu, özel sektör çalışanlarının yaklaşık yüzde 70’inin asgari ücret veya bu seviyeye yakın gelirlerle geçinmek zorunda kaldığını belirterek, “Ülkede asgari ücret değil, asgari ücrete mahkumiyet sorunu var” dedi. Rahvancıoğlu, asgari ücretin en düşük kamu maaşına eşitlenmesini ve otomatik güncelleme sistemine bağlanmasını önerdi.
Rahvancıoğlu: “Asgari ücret değil, asgari ücrete mahkumiyet sorunu var”
Bağımsızlık Yolu Genel Sekreter Yardımcısı Münür Rahvancıoğlu, özel sektör çalışanlarının yaklaşık yüzde 70’inin asgari ücret veya bu seviyeye yakın gelirlerle geçinmek zorunda kaldığını belirterek, “Ülkede asgari ücret değil, asgari ücrete mahkumiyet sorunu var” dedi. Rahvancıoğlu, asgari ücretin en düşük kamu maaşına eşitlenmesini ve otomatik güncelleme sistemine bağlanmasını önerdi.
Bugün Kıbrıs
Bağımsızlık Yolu Genel Sekreter Yardımcısı Münür Rahvancıoğlu, Kıbrıs Postası’nda Ulaş Barış’ın programına katılarak çalışma yaşamı, asgari ücret, kayıt dışılık, çalışma izinleri ve sermaye-siyaset ilişkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kıbrıs’ın kuzeyindeki özel sektör çalışanlarının büyük bölümünün asgari ücret veya bu seviyeye yakın gelirlerle yaşamını sürdürmek zorunda kaldığını belirten Rahvancıoğlu, ortaya çıkan tablonun yalnızca ekonomik bir sorun değil, toplumun geniş kesimlerini doğrudan etkileyen yapısal ve sosyal bir kriz haline geldiğini kaydetti.
YASA AİLE ÜCRETİNİ ESAS ALDI, PATRONLAR BİREY ÜCRETİ İSTEDİ
Asgari Ücret Yasası’ndaki tanıma dikkat çeken Rahvancıoğlu, yasanın asgari ücreti işçinin, eşinin ve iki çocuğunun temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir ücret olarak düzenlediğini belirtti. Buna göre yasal zeminin asgari ücreti tek bir kişinin değil, dört kişilik bir ailenin geçimini sağlayacak ücret olarak kabul ettiğini aktardı.
İşveren temsilcilerinin asgari ücretin birey üzerinden hesaplanması gerektiği yönündeki görüşlerini eleştiren Rahvancıoğlu, mevcut uygulamada hesaplamaların zaten tek kişi temelinde yapıldığını kaydetti. Yasal çerçevenin göz ardı edildiğini belirten Rahvancıoğlu, bugünkü asgari ücret seviyesinin dört kişilik bir ailenin yaşam giderlerini karşılamaktan uzak olduğunu söyledi.
AVRUPA’DA YÜZDE 4,5, KIBRIS’IN KUZEYİNDE YÜZDE 70
Temel sorunun yalnızca asgari ücretin miktarı olmadığını vurgulayan Rahvancıoğlu, özel sektör çalışanlarının yaklaşık yüzde 70’inin asgari ücret veya asgari ücrete yakın gelirlerle çalışmasının asıl krizi yarattığını ifade etti.
Rahvancıoğlu’nun paylaştığı oranlara göre asgari ücretli çalışanların oranı Kıbrıs’ın kuzeyinde yaklaşık yüzde 70, Türkiye’de yüzde 48, Avrupa Birliği ülkeleri arasında en yüksek düşük ücretli çalışan oranına sahip Bulgaristan’da yüzde 22,5, Kıbrıs’ın güneyinde ise yüzde 4,5 seviyesinde yer aldı.
Bu fark nedeniyle Kıbrıs’ın kuzeyindeki asgari ücret tartışmasının toplumun çok daha geniş bir bölümünü doğrudan etkilediğini belirten Rahvancıoğlu, söz konusu tablonun ekonomik sonuçların yanında ağır sosyal sonuçlar da yarattığını kaydetti.
ÇALIŞANIN YASAL HAKKI ÖDENSE MAAŞLAR YÜKSELECEK
Çalışma yaşamındaki sorunlara karşı saatlik ücret sistemine geçilmesini öneren Rahvancıoğlu, çalışanların işe giriş ve çıkış saatlerinin dijital sistemlerle kayıt altına alınabileceğini, çalışma sürelerinin de Çalışma Bakanlığı tarafından çevrim içi takip edilebileceğini belirtti.
Mevcut yasaların eksiksiz uygulanması halinde çalışanların gelirlerinde önemli artış sağlanabileceğini dile getiren Rahvancıoğlu, fazla mesai, hafta sonu ve resmi tatil çalışmalarının yasaya uygun biçimde ödenmesinin çalışanların eline geçen net geliri ciddi ölçüde artıracağını kaydetti.
Asgari ücret tartışmasının kalıcı biçimde çözülebilmesi için asgari ücretin en düşük kamu maaşına eşitlenmesi gerektiğini belirten Rahvancıoğlu, ücretin ayrıca otomatik güncelleme sistemine bağlanmasını önerdi.
DENETİM MEKANİZMALARI SERMAYE-SİYASET İLİŞKİLERİNE TAKILDI
Sermaye ile siyaset arasındaki ilişkilere de değinen Rahvancıoğlu, siyasi yapının sermaye kesimleriyle kurduğu bağların denetim mekanizmalarının etkin biçimde çalışmasını engellediğini söyledi.
Vergi politikaları ve kamu kaynaklarının kullanımını eleştiren Rahvancıoğlu, kamunun güçlü biçimde vergi toplamasının hem kamu hizmetlerinin geliştirilmesine hem de ekonomik yapının daha sağlıklı işlemesine katkı sağlayacağını belirtti.
Vergi yükümlülüklerini yerine getiren işletmelerin kamu hizmetlerinin niteliği konusunda daha fazla talepte bulunacağını kaydeden Rahvancıoğlu, altyapı yatırımlarının güçlendirilmesinin işletmelerin maliyetleriyle çalışanların yaşam giderlerini azaltacağını ifade etti.
İTHAL İŞÇİ POLİTİKASI DEĞİL, İNSANCA YAŞAM POLİTİKASI
Çalışma izinleri ve iş gücü politikalarına ilişkin önerilerini de açıklayan Rahvancıoğlu, yeni ön izinlerin ve çalışma izinlerinin durdurulması gerektiğini belirtti. Ülkedeki mevcut iş gücünü koruyacak politikaların hayata geçirilmesini isteyen Rahvancıoğlu, yalnızca ülkede bulunan çalışanların yatay geçiş yapabilmesine ve mevcut izinlerini yenileyebilmesine olanak tanınmasını önerdi.
Kontrolsüz nüfus hareketleri ile denetimsiz çalışma koşullarının çeşitli sosyal sorunlara yol açtığını belirten Rahvancıoğlu, istihdam politikalarının ucuz iş gücü temeline değil, ülkede yaşayan insanların insanca yaşam koşullarına kavuşmasını sağlayacak bir anlayışa dayanması gerektiğini kaydetti.













