“Öğretmen yetiştirmede güvence, liyakat ve bilimsel planlama esas olacak”
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP), Atatürk Öğretmen Akademisi’ne ilişkin yasa değişikliği girişimine karşı yaptığı açıklamada, öğretmen yetiştirme süreçlerinin siyasi müdahalelerden arındırılması gerektiğini belirtti. CTP, Akademi’nin kapasitesinin artırılmasını, öğretmen ihtiyacının bilimsel planlamayla karşılanmasını ve eğitim politikalarının tüm paydaşlarla birlikte şekillendirilmesini savundu.
“Öğretmen yetiştirmede güvence, liyakat ve bilimsel planlama esas olacak”
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP), Atatürk Öğretmen Akademisi’ne ilişkin yasa değişikliği girişimine karşı yaptığı açıklamada, öğretmen yetiştirme süreçlerinin siyasi müdahalelerden arındırılması gerektiğini belirtti. CTP, Akademi’nin kapasitesinin artırılmasını, öğretmen ihtiyacının bilimsel planlamayla karşılanmasını ve eğitim politikalarının tüm paydaşlarla birlikte şekillendirilmesini savundu.
Bugün Kıbrıs
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP), 21 Haziran 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, öğretmenlik mesleğinin kamusal sorumluluğu yüksek, uzmanlık gerektiren ve toplumun geleceğini doğrudan şekillendiren temel bir meslek olduğunu vurguladı. Açıklamada, öğretmen yetiştirme, istihdam ve mesleki gelişim süreçlerinin siyasi tercihlerle değil; liyakat, eğitim bilimi, pedagoji, evrensel değerler ve hukukun üstünlüğü temelinde yürütülmesi gerektiği ifade edildi.
CTP, Atatürk Öğretmen Akademisi’nin ülkeye öğretmen yetiştirmek amacıyla kurulan, bir asra yaklaşan geçmişi ve kurumsal kültürü bulunan saygın bir kurum olduğunu belirterek, öğretmen yetiştirme sisteminde yapılacak değişikliklerin uzun vadeli sonuçlar doğuracağına dikkat çekti.
Açıklamada şu değerlendirmeye yer verildi:
“Öğretmen yetiştirme, istihdam ve mesleki gelişim süreçleri; siyasi tercihlere hapsolmuş geçici çözümlerle değil, liyakat, eğitim bilimi, pedagoji, evrensel değerler ve hukukun üstünlüğü temelinde, toplumsal faydayı önceleyen, kalıcı düzenlemelerle yürütülmelidir. Bunun aksi, Akademi’nin eğitimde kurumsallaşmış yapısına zarar vereceği gibi öğretmen yetiştirme ve eğitim hizmetlerinde birçok tartışmayı beraberinde getirecektir. Bu toplumsal gelişim ve geleceğimiz üzerinde de kalıcı izler bırakacaktır.”
GEÇİCİ ÖĞRETMENLİK ELEŞTİRİSİ
CTP, öğretmenlik meslek statüsünün zayıflatılmasının kamusal eğitimin niteliğini doğrudan gerilettiğini belirtti. Açıklamada, alanında eğitim almamış kişilerin güvencesiz ve siyasi saiklerle istihdam edildiği geçici öğretmenlik uygulamasının eğitimde açık biçimde bir siyasi müdahale alanına dönüştüğü ifade edildi.
Parti açıklamasında, Anayasa Mahkemesi kararının da bu gerçeği teyit ettiği belirtilerek şu ifadeler kullanıldı:
“Siyasi saiklerle yaratılan bu sistem, hem Atatürk Öğretmen Akademisine sınavla giren ve mezun olacak olan öğretmen adaylarını hem de geçici olarak göreve başlatılan ve beklenti içinde olan gençlerimizi ciddi bir belirsizlik ve mağduriyete sürüklemektedir, hayal kırıklığına uğratmaktadır. Bu tablonun sorumluluğu öngörülebilir ve planlı bir şekilde uygulama yapmayan, sistemi bozan hükümete aittir.”
“SİYASİ MÜDAHALEYE VE AYRIMCILIĞA KAPI ARALANMAKTADIR”
CTP açıklamasında öğretmen açığının, öğretmen yetiştirme süresini kısaltarak veya eğitim niteliğini düşürerek çözülemeyeceği vurgulandı.
Atatürk Öğretmen Akademisi Kuruluş (Değişiklik) Yasası’nda yer alan bazı düzenlemelere işaret edilen açıklamada şu görüşe yer verildi:
“Atatür Öğretmen Akademesi Kuruluş (Değişiklik) Yasasında, Akademiye kabul koşulları, muafiyet ve intibak esasları, program süresi ve sınav ayrıntıları gibi öğretmen yetiştirmenin özünü oluşturan konuları Bakanlar Kurulu kararına ve tüzüğe bırakmak siyasi müdaheleye ve ayrımcılığa kapı aralamaktır.”
ATATÜRK ÖĞRETMEN AKADEMİSİ’NİN KAPASİTESİ ARTIRILACAKTIR
CTP, çözümün Atatürk Öğretmen Akademisi’nin kurumsal yapısını zayıflatmak değil, kapasitesini artırmak olduğunu belirtti.
Açıklamada, öğretmen ihtiyacının doğru nüfus verileri temelinde belirlenmesi ve ihtiyaç duyulan branşlarda eğitim programlarının açılması gerektiği ifade edilerek şu değerlendirme yapıldı:
“Yapılması gereken açıktır. İlköğretim ve okul öncesi kademelerde öğretmen yetiştiren en köklü kurumlarımızdan biri olan Atatürk Öğretmen Akademisi’nin tarihsel ve kültürel birikimi korunarak ve nüfus verilerinin doğru bir şekilde analizi ile ihtiyaç duyulan öğretmen branşları ve sayıları için eğitim bilimi yeterliliklerine uygun ana dal ve yan dal programlarının kademeli bir şekilde ve Öğretmen Akademisinin kapasitesi arttırılarak hayata geçirilmesidir.”
CTP, geçici öğretmen uygulamasının ise Akademi tam kapasiteye ulaşıncaya ve ihtiyaç en aza ininceye kadar bilimsel, öngörülebilir ve adil bir sistem içerisinde yürütülmesi gerektiğini kaydetti.
KURUMSAL GÜVEN VE ÖĞRETMEN YETİŞTİRME SİSTEMİ TÜM PAYDAŞLARLA ELE ALINACAKTIR
Eğitimin yalnızca hükümetlerin karar vereceği bir alan olmadığı belirtilen açıklamada, eğitim politikalarının toplumun tüm kesimleriyle birlikte şekillendirilmesi gerektiği ifade edildi.
CTP, Atatürk Öğretmen Akademisi’nin yapısı ve işleyişine ilişkin düzenlemelerin eğitim paydaşlarıyla istişare edilmeden hayata geçirilmesinin ciddi riskler doğuracağını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Atatürk Öğretmen Akademisi’nin yapısı ve işleyişine ilişkin düzenlemelerin, eğitimdeki tüm paydaşlarla istişare edilmeden, siyasi karar etkisinden arındırılmadan ve bilimsel, uzun vadeli bir model ortaya konulmadan hayata geçirilmesi; kurumsal güven, öğretmen yetiştirme sistemi ve kamusal eğitimin geleceği açısından ciddi riskler doğuracaktır. Buna izin vermeyeceğiz.”
Açıklamanın sonunda CTP, eğitimi planlayan, ihtiyaçları zamanında tespit eden, kurumsal yapıyı güçlendiren ve genç öğretmen adayları arasında fırsat eşitliğini koruyan politikaları hayata geçireceğini belirterek, gelecek nesillerin bilimle yetişmesini sağlayacak bir eğitim anlayışını savunacağını kaydetti.














