Monarşiye destek en düşük seviyede

Geleneksel olarak monarşiye karşı olanların yüze 15 civarında olduğu ülkede son anketlerde monarşiye destek yüzde 62’ye düştü.

İngiltere’de (veya resmi adıyla Birleşik Krallık’ta) Kraliçe 2. Elizabeth’in tahta çıkışının 70. yılı 4 günlük etkinliklerle kutlandı. Britanya tarihinin en uzun süre tahtta kalan monarkı olan Elizabeth 2 yıl daha tahtta kalmayı başarırsa Fransız 14. Lui’nin 72 yıllık rekorunu kıracak.

70. yıla özgü bir günlük ekstra tatilin de eklenmesiyle bu sene 4 güne çıkan tatil, ilköğretimde ara tatille de birleşince yüzbinlerce insan için yurtdışında tatil fırsatı olarak değerlendirilmişti. Ancak binlerce tatilci büyük bir hayal kırıklığı yaşadı. Pandemi nedeniyle işten çıkarılan yer hizmetleri çalışanları pandeminin ardından geri gelmeyince, göçmen işçi istihdamı da mümkün olmayınca uçaklara bavulları taşıyacak ve diğer gerekli işleri yerine getirecek işçi sayısı yetersiz olduğu için yüzlerce uçak son anda iptal edildi. Binlerce insan havalimanında ve tatil yerlerinde uçak iptalini öğrenirken şanslı olanlara bir gün öncesinde haber verildi. Uçak seferleri, satılan bilet sayısı ve bilet başına bavul sayısı belli olduğu halde basit matematiksel işlemleri ve gerekli planlamaları yapmaktan aciz olan uçak ve turizm şirketleri binlerce tatilciyi mutsuz ederek kraliçenin 70. yılının daha coşkulu kutlanmasına da gölge düşürdüler.

Resmi kutlamalar 4 gün sürse de birkaç hafta öncesinden tüm alışveriş merkezleri bayraklarla donatıldı ve hemen her şirket indirim kampanyaları yaparak halkın coşkusunu ve ilgisini arttırmaya çalıştı. BBC başta olmak üzere tüm anaakım medya kuruluşları da günlerce Elizabeth’in nasıl başarılı bir kraliçe olduğunu, 11 başbakana tahammül etmesinin dahi onun sabırlı, işine sadık bir monark olduğunu kanıtladığını, ulusu ve devleti için çalışırken iyi bir anne olmayı da ihmal etmediğini uzun uzun, eski görüntüler eşliğinde verdiler. Kraliçe de tüm mesajlarında “mütevazı şekilde” kendisini halkın hizmetkarı olarak tanımladı ve esasında büyük değişimlerin yaşandığı 70 yıl süresince edindiği devlet insanı olma deneyimini hükümetin ve halkın hizmetine sunduğunu öne sürdü.

DÜZENİN POLİTİK KAMPANYASINA DÖNÜŞTÜ
Bu kutlamalar Brexit’in ve pandeminin ardından ciddi bir ekonomik krizin yaşandığı, enerji ve gıda fiyatlarının hızlı şekilde arttığı, son on yılların en yüksek enflasyonunun yaşandığı, yoksullaşmanın giderek derinleştiği, hükümetin yolsuzluklarının ve çürümüşlüğünün her gün yeni bir örnekle kendisini gösterdiği, sol-sosyalist muhalefetin Corbyn sonrası geriletildiği bir dönemde sisteme olan desteği arttırmak için aktif şekilde değerlendirildi. Bu açıdan sadece bir monarkın 70. yılı kutlamalarına dair sokak partileri ve eğlenceleri ile sınırlı kalmadı. Hükümet, medya ve sermaye tarafından pompalanan, bolca yalanın ve sığ propagandanın eşlik ettiği, garip ve anlamsız eğlence görüntülerinin izlendiği, bolca teknolojinin kullanıldığı ve milyonlarca poundun harcandığı bir politik kampanya oldu. Dolayısıyla siyasi ve ekonomik kriz karşısında sahte ve yalandan bir şanlı geçmiş ve güzel bir gelecek hikayeleri ile günümüzün sıkıntılarını yaratanlara yönelik bir rıza üretme çabasına girildi.

70. yıl kutlamaları aynı zamanda Britanya toplumu içinde ve eski sömürgeler dahilinde monarşinin en çok sorgulandığı ve etkisinin azaldığı bir dönemde Kraliyet Ailesini güzelleme fırsatı olarak değerlendirildi.

Bizzat ailenin kendisi son yıllarda skandallarla çalkalanıyor. Meghan’ın, ırkçı saldırılar sonucu eşi Prens Harry ile tüm kraliyet unvanlarını bırakıp ülkeyi terk etmesi, Prens Andrew’in ABD’de hapiste intihar ettiği söylenen ve politik-ekonomik elitler için küçük yaşta kızların cinsel sömürüye maruz kaldığı bir şebekenin başı olan Epstein ile arkadaşlığı ve cinsel sömürüye maruz kalanların beyanları karşısında unvanlarından vazgeçmesi ve mağdurlara davalarını bırakması için yüklü bir servet vermek zorunda kalması gibi magazinel skandallar da monarşi kurumuna olan desteği azaltıyordu.

MONARŞİYE DESTEK DÜŞTÜ
Monarşiye desteğin en düşük seviyede olduğu bir dönemden geçiyoruz. Geleneksel olarak monarşiye karşı olanların yüze 15 civarında olduğu ülkede son anketlerde monarşiye destek yüzde 62’ye düştü. En az destek verenler gençler, azınlıklar ve İskoçlar arasında. Her ne kadar İskoçya Başbakanı Sturgeon’ın kraliyet konserine katılması eleştirilse de İskoçya’da bağımsızlık yanlısı SNP hükümette ve yerel yönetimlerde tek başına ağırlığını koruyor ve bağımsızlığa destek artıyor. Kuzey İrlanda’da Britanya’dan ayrılmayı savunan Sinn Fein’in geçtiğimiz ayki seçimlerde birinci olması, İrlanda ile birleşme yanlısı partilerin ilk kez çoğunluğu alması ve Kraliyet yanlılarının Brexit sonrası AB ile imzalanan anlaşmadan memnuniyetsiz şekilde parçalı ve moralsiz bir durumda olması da “Birleşik Krallık ve Kuzey İrlanda” için önemli bir sorun.

İskoçya ve İrlanda’daki ayrılık eğilimi, artan yoksulluk içte önemli gündem başlıkları olsa da eski sömürgeleri bir arada tutan İngiliz Milletler Topluluğuna üye olan ve kraliçeyi halen devlet başkanı olarak tanıyan ülkelerde de monarşiye tepki artıyor. Barbados’tan sonra Karayipler’deki 6 ülke daha (Belize, Bahamalar, Jamaika, Grenada, Antigua and Barbuda, and St. Kitts and Nevis) devlet başkanı olarak Kraliçe’yi tanımaktan vazgeçeceklerini duyurdular. 70. yılı kutlamaları kapsamında Prens Edward ve Prens William’ın gezileri de protestolarla ve resmi düzeyde özür talepleriyle karşılandı.

GÖÇMENLER SAHNEYE ALINDI
Bu nedenlerle olsa gerek 4 günlük kutlamalarda sahne alanların bir çoğu göçmen çocuğu olduklarını, Britanya’ya katılımcı ve kapsayıcı olduğu için minnettar olduklarını, huzur ve güven veren kraliçeye teşekkür ettiklerini tekrarlayıp durdular. Güney Asya kökenli ve siyah sunucular abartılı bir coşkuyla haberleri verdiler. Gösterilerde ve sokak partilerinde özellikle göçmen ve eski sömürge kökenli vatandaşlara mikrofon tuttular. 4 Haziran’daki yürüyüşte de özellikle Güney Asya, Afrika ve Karayipler kökenliler görkemli kortejlerle, kalabalık dansçı topluluklarıyla, maketlerle panayır alanına girdiler. Hatta Kraliçe, Paddington Ayısı ile 3 dakikalık bir filmde de oynadı ve Peru’nun ormanlarından gelen ama aristokrat İngilizcesi konuşan, mülteci Ayı Paddington’dan misafirperverliği ve zor durumda olan yer açan, ayrımcılık yapmayan yaklaşımı nedeniyle bolca övgü dinledi. Bu filmi insanlar duygusal şekilde izlerken yaklaşık 80 Suriyeli ve Afgan sığınmacıya da Ruanda’ya zorla gönderilecekleri bildiriminde bulunuldu. Ruanda’ya gidecekleri tebliğ edilenlerin ciddi kaygı yaşadıkları, bazılarının açlık grevine başladığı, intihar girişiminin olduğu da bildiriliyor.

Bu dönemde Cumhuriyet adlı bir grup Elizabeth’in son monark olması ve ardından cumhuriyet ilan edilmesini talep ederken Guardian da editöryal makalesinde mevcut, eski tarzı monarşinin tartışılmaya açılmasını, monarşi devam edecekse dahi daha sınırlı bir yetki ve konum ile olmasını önerdi.

Elizabeth yaşı ve 70 yıllık tahtıyla politik bir bilge, ulusun annesi, sürekli değişen ve çıkarcı başbakanlara karşı istikrarın sembolü ve başarılı bir danışman şeklinde kendisini ifade etse ve toplumda kabul görse de aynı kabul ve onayı Charles, William ve George’un göreceği tartışmalı. En azından prenslerin hem içeride hem de dışarıda güçlü bir otoritesi yok. Önümüzdeki yüz yılda tahta çıkmayı bekleyen bu üç kişinin son dönemki konuşmalarında ise küresel iklim krizine karşı tüm dünyanın birlikte hareket etmesine dair mesajlar ve inisiyatifler öne çıkıyor. İngilizlerin kullanmayı sevdiği “küresel tehditler” (global challenges) adı altında iklim krizine karşı önlemlerin alınmasında İngiltere’nin öncü bir rol oynaması ve buna “siyasetin dışında”, “saygın” kraliyet ailesinin öncülük etmesi hesaplanıyor. Bu “dava” ve “misyon” aynı zamanda iklim krizinden en çok etkilenen ülkeler arasında olan Milletler Topluluğu’ndaki eski sömürge ülkeler nezdinde de politik bir anlam ve finansal destek olarak karşılığını bulabilir. Ancak yine de önümüzdeki yıllarda İngiltere açısından ilginç ve çalkantılı gelişmelerin yaşanmasını beklemek şaşırtıcı olmayacaktır.

Kaynak: Sol Haber

DAUSEN

DAUSEN

Girne Belediyesi

Girne Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi