Mahkemeden tarihi karar: Homofobik şiddete ilk hapis cezası
Bugün Kıbrıs'ın ulaştığı gerekçeli karar, Doç. Dr. Berna Numan'a yönelik homofobik hakaretlerin nefret saikiyle psikolojik şiddet suçu sayıldığını ortaya koydu. Kıbrıs'ın kuzeyinde bu suçtan ilk kez 1 ay hapis cezası verildi. Ergün Sünmez'in diğer suçlarla birlikte çekeceği hapis cezası 6 ay olarak belirlendi. Numan ise 15 yaşındaki kendisine seslendi: "Kendin ol. Çünkü her şey yolunda gidecek."
Mahkemeden tarihi karar: Homofobik şiddete ilk hapis cezası
Bugün Kıbrıs'ın ulaştığı gerekçeli karar, Doç. Dr. Berna Numan'a yönelik homofobik hakaretlerin nefret saikiyle psikolojik şiddet suçu sayıldığını ortaya koydu. Kıbrıs'ın kuzeyinde bu suçtan ilk kez 1 ay hapis cezası verildi. Ergün Sünmez'in diğer suçlarla birlikte çekeceği hapis cezası 6 ay olarak belirlendi. Numan ise 15 yaşındaki kendisine seslendi: "Kendin ol. Çünkü her şey yolunda gidecek."
Bugün Kıbrıs/Emine Yüksel
İskele’de kamusal alanda, çevredekilerin duyabileceği şekilde söylenen homofobik hakaretler, mahkeme tarafından sıradan bir öfke patlaması olarak değerlendirilmedi. İskele Kaza Mahkemesi, Ergün Sünmez’in Doç. Dr. Berna Numan’ı cinsel yönelimi nedeniyle alenen aşağılamayı ve küçük düşürmeyi amaçladığına hükmetti. Bugün Kıbrıs‘ın ulaştığı 25 sayfalık gerekçeli karar, mahkemenin bu sonuca hangi hukuki değerlendirmeler ve delillerle ulaştığını ortaya koydu.
Bugün Kıbrıs‘ın daha önce duyurduğu 6 aylık hapis cezasına ilişkin mahkeme kararında, sanığın Pınar Taş’a yönelik şiddetinin yanı sıra Doğu Akdeniz Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Berna Numan’a yönelttiği homofobik sözler de ayrı bir suç kapsamında değerlendirildi. Mahkeme, Fasıl 154 Ceza Yasası’nın 35. ve 172. maddelerini uygulayarak cinsel yönelime dayalı nefret saikiyle psikolojik şiddet suçundan mahkumiyet kararı verdi.
HOMOFOBİK SALDIRI AYRI BİR SUÇ OLARAK DEĞERLENDİRİLDİ
Dava, 24 Eylül 2023 tarihinde İskele’deki bir apartmanda yaşanan olayın ardından açıldı. Ergün Sünmez, eski eşi Pınar Taş’a fiziksel şiddet uygulayıp tehditlerde bulunurken, aynı olay sırasında apartmanda bulunan Berna Numan’a da cinsel yönelimi nedeniyle homofobik hakaretler yöneltti.
Sanığın apartman sakinlerinin duyabileceği şekilde Numan’a yönelttiği hakaretler ve tehditler, mahkemede ayrı bir suç olarak ele alındı. Gerekçeli kararda, bir hakaretin nefret suçu sayılabilmesi için yalnızca kişinin aşağılanmasının yeterli olmadığı, saldırının cinsel yönelime duyulan önyargı veya nefretten kaynaklandığının da kanıtlanması gerektiği açıklandı. Mahkeme, bu hukuki ayrımı şöyle ifade etti:
“Fasıl 154 Ceza yasasının 35. Ve 172. maddeleri tahtındaki bu suç tipi, genel bir suç işleme kastından öte, failin zihninde ‘cinsel yönelime karşı önyargı veya nefret’ şeklinde somutlaşan özel bir saik (mens rea) aramaktadır.”
MAHKEME: “SIRADAN BİR ARBEDE KÜFRÜ DEĞİL”
Mahkeme, sanığın kullandığı ifadeleri ve olayın gerçekleşme koşullarını değerlendirerek hakaretlerin doğrudan Numan’ın cinsel yönelimine yöneldiğini belirledi. Gerekçeli kararın 19. sayfasında şu tespit yer aldı:
“Bu nesnel içerik, Sanığın amacının sıradan bir arbede küfrü savurmak değil, müştekiyi anayasal bir hakkı olan cinsel yönelimi üzerinden alenen marjinalleştirmek, küçük düşürmek ve düşmanlık nesnesi haline getirmek olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.”
MAĞDURUN YAŞADIĞI PSİKOLOJİK ŞİDDET KARARA GİRDİ
Gerekçeli kararda Numan’ın saldırı sonrasında yaşadığı psikolojik etkiler de ele alındı. Numan’ın, apartman sakinlerinin duyabileceği şekilde kendisine yöneltilen hakaretler nedeniyle onurunun ağır biçimde zedelendiğini, geceleri uykusuzluk çektiğini ve yaşadığı ruhsal sarsıntının akademik çalışmalarını olumsuz etkilediğini anlattığı kaydedildi.
Mahkeme, sanığın polis aşamasında kendi el yazısıyla verdiği kabul beyanını ve tanıkların tutarlı ifadelerini birlikte değerlendirerek, Numan’ın cinsel yöneliminin bilinçli biçimde hedef alındığına karar verdi. Gerekçeli kararda, sanığın “somut bir homofobik önyargı ve nefret saikiyle” hareket ettiği ve mağdur üzerinde ağır psikolojik şiddet yaratmayı kastettiğinin makul şüpheden ari biçimde ispatlandığı belirtildi.
HOMOFOBİK ŞİDDETE İLK HAPİS CEZASI
İskele Kaza Mahkemesi, 24 Eylül 2026 tarihli kararıyla Ergün Sünmez’e, Berna Numan’ın cinsel yönelimini hedef alan homofobik hakaretler nedeniyle 1 ay hapis cezası verdi. Böylece Kıbrıs’ın kuzeyinde cinsel yönelime dayalı nefret saikiyle psikolojik şiddet suçundan ilk kez hapis cezasına hükmedildi.
Sanık, eski eşi Pınar Taş’a yönelik ciddi darp, şiddet tehdidi ve diğer suçlardan da mahkum edildi. Mahkeme, farklı suçlardan verilen hapis cezalarının birlikte çekilmesine karar verdi. Numan’a yönelik homofobik saldırı nedeniyle verilen 1 aylık ceza da dahil olmak üzere Sünmez’in toplam hapis süresi 6 ay olarak belirlendi.
Karar, homofobik hakaretlerin yalnızca aşağılayıcı sözler olarak değil, failin nefret saiki ve mağdur üzerinde yarattığı psikolojik zarar dikkate alınarak bağımsız bir suç kapsamında cezalandırılması açısından emsal niteliği taşıdı.
BERNA NUMAN: “15 YAŞINDAKİ BERNA’NIN ELİNİ TUTABİLMEK İSTERDİM”

Bugün Kıbrıs‘a konuşan Doç. Dr. Berna Numan, mahkeme kararını değerlendirirken nefret suçlarına ilişkin yasal düzenlemelerin geçmişindeki toplumsal mücadeleye işaret etti. Ceza Yasası’nda 2014 yılında yapılan değişikliğin kendiliğinden gerçekleşmediğini, sivil toplumun mücadelesi ve ilerici siyasi irade sayesinde hayata geçirildiğini hatırlatan Numan, bu alandaki ilk hukuki kazanımın da söz konusu karar olmadığını belirtti. Daha önce Onur Yürüyüşü’ne yönelik sosyal medya yorumları nedeniyle yapılan bir şikayet sonucunda para cezası verildiğini anımsatan Numan, mevcut düzenlemelerin uygulanmasının önemli olduğunu ancak temel hak ve özgürlüklerin korunması için hala atılması gereken adımlar bulunduğunu söyledi.
Numan, homofobinin bir hastalık veya bireysel korku olarak değil, toplumsal cinsiyet rolleri ve erkek egemen düzenin ürettiği bir düşünce biçimi olarak anlaşılması gerektiğini belirtti. Cinsel yönelim ile cinsiyet kimliğinin birbirinden farklı kavramlar olduğuna işaret ederek bireylerin kimliklerini nasıl ve ne ölçüde ifade edeceklerine özgürce karar verebilmelerinin önemini anlattı. Yasal kazanımların toplumsal farkındalıkla desteklenmesi gerektiğini, farklı kimliklerin karar alma süreçlerinde temsil edilmesinin de daha kapsayıcı kurumlar ve daha sağlıklı kararlar açısından önemli olduğunu ifade etti.
LGBTİ+ bireylerin görünürlüğünün başkalarının yaşamları üzerinde de doğrudan etkisi bulunduğunu anlatan Numan, üniversitedeki yöneticilik görevi sırasında kimliğini açıkça yaşamasının, desteğe ihtiyaç duyan öğrencilerin kendisine çekinmeden ulaşabilmesini sağladığını söyledi. Psikolojik desteğe ihtiyaç duyan öğrencileri ilgili birimlere bizzat yönlendirdiğini belirten Numan, şiddet yoluyla bir bireyin görünürlüğünü engellemenin, yardım arayan başkalarının da güvenle başvurabilecekleri alanları daralttığını dile getirdi. Bunun, özellikle kendisini yalnız ve çaresiz hisseden gençler açısından hayati sonuçları olabileceğine dikkat çekti.
Numan, bütün bu mücadelenin kendisi için taşıdığı anlamı ise 15 yaşındaki haline dönerek anlattı. Bugün 52 yaşında olduğunu hatırlatan Numan, geçmişe dönebilse 15 yaşındaki Berna’nın elini tutabilmeyi ve ona şu sözleri söylemeyi istediğini belirtti:
“Kendin ol. Çünkü her şey yolunda gidecek.”
Aynı mesajı bugün kendi kimlikleriyle var olmaya çalışan bütün LGBTİ+ bireylere de vermek istediğini belirten Numan, kendileri olmanın cesaret gerektirdiğini ancak özgürlüklere sahip çıkarak, direnerek ve dayanışma ağlarından güç alarak bunun mümkün olduğunu anlattı. Gençlere, başkalarının dayattığı kimliklerle değil, kendi gerçeklikleriyle yaşamaktan vazgeçmemeleri çağrısında bulundu.
















