Kanser hastalarına “İlaç yok” deyip kapıyı gösterdiler: 100 hastaya 38 kutu

Kıbrıs’ın kuzeyinde yıllardır çözülemeyen ilaç krizi, kanser hastalarını bir kez daha hayati riskle karşı karşıya bıraktı. Hastalığın kontrol altında tutulması için kesintisiz kullanılması gereken Revlimid’i İlaç ve Eczacılık Dairesi yaklaşık dört aydır temin edemedi. Son sevkiyatta ise 100’e yakın hastaya yalnızca 38 kutu ilaç getirildi. İlk ulaşanlar birer kutu alabildi, geride kalan hastalara ise yine aynı yanıt verildi: “Elimizde yoktur, Türkiye göndermiyor.”

Bugün Kıbrıs

Kıbrıs’ın kuzeyinde ilaç yokluğu yeni değil. Hastalar, hasta yakınları, eczacılar ve sağlık örgütleri yıllardır aynı sorunu dile getirdi; eksiklikler kabul edildi, çözüm vaatleri verildi ancak kalıcı bir sistem kurulmadı. Kanser hastaları ise bir kez daha hastalıklarının ilerleme riskiyle karşı karşıya bırakıldı.

Bugün Kıbrıs’a ulaşan bir eczacı, kanser hastası annesinin yaklaşık bir aydır Revlimid adlı ilacı kullanamadığını aktardı. Etken maddesi lenalidomid olan ilacın, bazı kanser türlerinde hastalığın baskılanması ve kontrol altında tutulması amacıyla kullanıldığını belirten eczacı, tedavide yaşanan kesintinin ardından annesinin takip edilen değerlerinin yükseldiğini söyledi. Bazı hastaların ise yaklaşık dört aydır ilacı kullanamadığını iletti.

Hastalığı baskılanmış durumdaki onkoloji hastaları için bu ilaç, tedavinin devamlılığını sağlayan hayati bir ihtiyaç. Ancak hastalar, ilacın ne zaman geleceğinin bilinmediği ve kutuya ilk ulaşanın şanslı sayıldığı bir düzene mahkum edildi.

100 HASTA BEKLEDİ, YALNIZCA 38 KUTU GELDİ
Sağlık Bakanlığına bağlı İlaç ve Eczacılık Dairesi’ne son sevkiyatta yalnızca 38 kutu Revlimid ulaştı. İlacı kullanan hasta sayısının 100’e yakın olduğunu belirten eczacı, sevkiyatı erken öğrenerek Daire’ye ulaşan 38 hastanın birer kutu alabildiğini aktardı.

Oysa hastaların reçete kapsamında dört kutu ilaç alma hakkı bulunduğunu belirten eczacı, getirilen miktarın yetersiz olması nedeniyle tedavinin ilaca erişebilen hastalar açısından bile güvence altına alınamadığını söyledi. Geriye kalan hastalara ise bir sonraki sevkiyatın ne zaman yapılacağı açıklanmadı ve tedavilerini nasıl sürdüreceklerine ilişkin herhangi bir yol gösterilmedi.

Hayati bir kanser ilacına erişim, hastaların tıbbi ihtiyaçlarına göre değil, sevkiyattan kimin önce haberdar olduğuna ve Daire’ye kimin önce ulaşabildiğine bağlı kaldı.

BAKANLIĞIN YANITI HEP AYNI: “TÜRKİYE GÖNDERMİYOR”
İlaca ulaşamayan hastalara ve yakınlarına, “Elimizde yoktur, Türkiye göndermiyor” yanıtı verildi. Ancak alternatif bir ilaç gösterilmedi, başka bir tedarik yolu açılmadı ve tedavinin kesintiye uğramaması için geçici bir çözüm üretilmedi.

Sağlık Bakanlığının sorumluluğu, “Türkiye göndermiyor” denilerek ortadan kalkmadı. Hayati bir ilacı temin etmek, tedarik sağlanamadığında alternatif yolları devreye sokmak ve hastaların tedavisini güvence altına almak kamunun görevi olmasına rağmen, hastalar çözümsüz bırakıldı.

“İLAÇ GÜNEYDE VAR, HASTANIN BİN EUROLUK KUTUYU ALACAK PARASI YOK”
Revlimid ile aynı etken maddeyi içeren dört farklı eşdeğer ilacın Kıbrıs’ın güneyinde kolaylıkla bulunabildiğini belirten eczacı, bir kutunun yaklaşık bin Euro olduğunu söyledi.

Söz konusu ilaç tek seferlik değil, tedavi kapsamında düzenli kullanılması gereken bir ilaç. Hastalar bir yandan kanserle mücadele ederken diğer yandan her ay bin Euro bulmak zorunda bırakıldı. Bu bedeli karşılayamayan hastalar için ise erişilebilir herhangi bir seçenek sunulmadı. Parası olmayanın ölüme terk edildiği düzen devam ettirildi.

Eczacı, Hasta Hakları kapsamında devletin ilacı temin etmekle yükümlü olduğunu, bunu yapamadığı durumlarda ise özel eczanelerden veya Kıbrıs’ın güneyinden alınan ilacın bedelini fatura karşılığında karşılaması gerektiğini aktardı. Ancak ne özelden ilaç temini için gerekli imkan sağlandı ne de hastaların kendi paralarıyla aldığı ilaçların bedeli ödendi.

Devletin rafında ilaç bulunmadı, hastaların başka bir yoldan ilaca erişmesinin önü de açılmadı.

“İLAÇ YOKTUR” DEYİP HASTAYI GÖNDERMEK SAĞLIK HİZMETİ DEĞİL
Eczacı, İlaç ve Eczacılık Dairesi’ndeki bazı görevlilerin hastalara ve hasta yakınlarına karşı tavrına da tepki gösterdi. İnsanların soğuk bir şekilde “İlaç yoktur” denilerek geri gönderildiğini anlatan eczacı, bu cümlenin bir kanser hastası ve ailesi açısından ne anlama geldiğinin ya bilinmediğini ya da umursanmadığını söyledi:

“Bir kanser hastasına ‘İlaç yoktur’ demek, sıradan bir üründen söz etmek anlamına gelmiyor. Bu cümle; tedavinin yarıda kalması, hastalığın yeniden ilerlemesi, değerlerin yükselmesi ve hastanın yaşamının riske girmesi anlamını taşıyor.

İlacın neden bulunmadığını, ne zaman geleceğini ve o zamana kadar hastanın ne yapacağını açıklamak zorunda olan kurumlar, hastaları çaresizlikle baş başa bırakıyor.”

Eczacı, Sağlık Bakanı ile Başbakanın devreye girmesinin bir lütuf değil, görev olduğunu vurgulayarak, başta hayati ilaçlara ulaşamayan onkoloji hastaları olmak üzere ilaç bekleyen bütün hastalar için acil çözüm üretilmesini istedi.

DAUSEN

DAUSEN

Girne Belediyesi

Girne Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi