İnsan Hakları Vakfı: Gemi faciasında idarenin sorumluluğu da araştırılmalı
Kıbrıslı Türk İnsan Hakları Vakfı, Girne açıklarında yaşanan gemi faciasının yalnızca bir “kaza” olarak ele alınamayacağını belirterek geminin denetim, izin ve ruhsat süreçlerinde görev alan tüm makamların sorumluluğunun araştırılmasını istedi. Vakıf, “Kamu hizmeti fiilen özel kişiler tarafından yürütülse bile kamu hizmetinin asıl sahibi ve esas sorumlusu idaredir” dedi.
İnsan Hakları Vakfı: Gemi faciasında idarenin sorumluluğu da araştırılmalı
Kıbrıslı Türk İnsan Hakları Vakfı, Girne açıklarında yaşanan gemi faciasının yalnızca bir “kaza” olarak ele alınamayacağını belirterek geminin denetim, izin ve ruhsat süreçlerinde görev alan tüm makamların sorumluluğunun araştırılmasını istedi. Vakıf, “Kamu hizmeti fiilen özel kişiler tarafından yürütülse bile kamu hizmetinin asıl sahibi ve esas sorumlusu idaredir” dedi.
Bugün Kıbrıs
Kıbrıslı Türk İnsan Hakları Vakfı, gemi faciasının tüm yönleriyle şeffaf ve etkili biçimde araştırılması, sorumluluğu bulunan herkesin hesap vermesi gerektiğini açıkladı.
Vakıf, kamuoyunun geminin hangi makamlar tarafından, hangi tarihlerde ve hangi standartlara göre denetlendiğini, sefere çıkmasına hangi belgeler sonucunda izin verildiğini bilme hakkı bulunduğunu belirtti.
“SORUMLULUK ZİNCİRİ EKSİKSİZ ORTAYA ÇIKARILMALI”
Yolcu taşımacılığının idarenin izin ve ruhsatı altında yürütülen bir kamu hizmeti olduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Kamu hizmeti fiilen özel kişiler tarafından yürütülse bile kamu hizmetinin asıl sahibi ve esas sorumlusu idaredir, bu unutulmamalıdır” denildi.
Vakıf, ilgili bakanlardan başlayarak denetim, izin ve gözetim süreçlerinde görev alan bürokrat ve kamu görevlilerinin hukuki, idari ve siyasi sorumluluklarının ayrı ayrı değerlendirilmesini istedi.
Açıklamada, “Karar alma, denetleme ve gözetim yükümlülüğü bulunan bütün makamlar bakımından sorumluluk zinciri eksiksiz biçimde ortaya çıkarılmalıdır” ifadeleri kullanıldı.
“BELGELER KORUNMALI VE KAMUOYUNA AÇIKLANMALI”
Vakıf, adli ve idari mekanizmaların gecikmeden işletilmesi, delillerin güvence altına alınması ve denetim ile izin süreçlerine ilişkin tüm belgelerin korunarak kamuoyuyla paylaşılması çağrısı yaptı.
Açıklamada, “Sorumluluğu bulunan kişiler, görev ve makamlarına bakılmaksızın, hukuk önünde hesap vermelidir” denilerek etkili, bağımsız ve şeffaf bir soruşturma talep edildi.
Vakıf açıklamasını, “İnsan yaşamının korunması bir tercih değil, devletin temel yükümlülüğüdür. Adalet ise ancak sorumluların hesap vermesiyle sağlanabilir” sözleriyle tamamladı.















