Güneyden yeni süreç mesajı: Çerçeve dışına çıkmayız
Kıbrıslı Rum yönetimi, Kıbrıs sorununda olası yeni görüşmelere kapıyı kapatmadı ancak sürecin yalnızca üzerinde uzlaşılan parametreler içinde ilerleyebileceğini ilan etti. Açıklama, Güney Lefkoşa’nın belirsiz ya da yeni zemin arayışlarına karşı siyasi sınır çizgisi olarak değerlendiriliyor.
Güneyden yeni süreç mesajı: Çerçeve dışına çıkmayız
Kıbrıslı Rum yönetimi, Kıbrıs sorununda olası yeni görüşmelere kapıyı kapatmadı ancak sürecin yalnızca üzerinde uzlaşılan parametreler içinde ilerleyebileceğini ilan etti. Açıklama, Güney Lefkoşa’nın belirsiz ya da yeni zemin arayışlarına karşı siyasi sınır çizgisi olarak değerlendiriliyor.
Bugün Kıbrıs
Kıbrıslı Rum hükümet, Kıbrıs sorununun çözümüne dönük olası yeni görüşmelerin ancak üzerinde uzlaşılan çerçeve içinde yürütülebileceğini açıkladı. Güney Lefkoşa, belirsiz ve risk üreten bir süreci kabul etmeyeceği mesajını verdi.
RIK’in haberine göre Hükümet Sözcü Yardımcısı Yannis Antoniou, Kıbrıs sorununda yeni bir müzakere sürecine kapıyı tümüyle kapatmadıklarını, ancak bunun “uzlaşılan çerçeve” dışında olamayacağını söyledi. Antoniou, hükümetin görüşmelere katılım konusunda “korku sendromları” taşımadığını, buna karşın risk üretecek muğlak bir süreci kabul etmeyeceklerini ifade etti.
Açıklamada, olası görüşmelerin hedefinin işgalin sona ermesi ve ülkenin özgürleşmesi olması gerektiği vurgulandı. Antoniou ayrıca Türkiye’nin kamuoyu önünde Kıbrıs Cumhuriyeti’ni “sona ermiş” göstermeye çalışsa da, bunun gerçeği değiştirmediğini; Ankara’nın Kıbrıs Cumhuriyeti’nin varlığını ve Avrupa Birliği’nin tam üyesi olduğunu bildiğini söyledi.
Antoniou’nun açıklamasındaki en dikkat çekici başlıklardan biri de AB-Türkiye ilişkileri oldu. Kıbrıslı Rum yetkili, Ankara’nın Avrupa ile ilişkilerinde atılacak her adımın Kıbrıs Cumhuriyeti prizmasından geçtiğini savundu. Türkiye’nin stratejik olarak Avrupa dosyasında ilerleme istemesinin, “bir şey verip başka bir şey alma” yönünde motive edici bir unsur olabileceğini dile getirdi.
Güneydeki hükümet bu çerçevede, ortaya çıkacak tablonun “karşılıklı yarar üreten” bir niteliğe kavuşmasının hedeflendiğini savunuyor.













