Erhürman’dan Türk devletlerine çağrı: “Kıbrıs Türk halkıyla ilişki kurmanın önünde engel yok”
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Ankara’daki Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi’nde BM Genel Sekreteri ve Avrupa Komisyonu’ndan aldığı iki mektubu gündeme taşıdı. Kıbrıs Türk halkıyla ekonomik, diplomatik, sportif ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesi için siyasi ve hukuki zemin bulunduğunu vurgulayan Erhürman, Türk devletlerine somut iş birliği çağrısı yaptı. “Dünyayla bütünleşme ile Kıbrıs’ta çözüm arayışları birbirinin alternatifi değil, birbirini güçlendiren süreçlerdir” dedi.
Erhürman’dan Türk devletlerine çağrı: “Kıbrıs Türk halkıyla ilişki kurmanın önünde engel yok”
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Ankara’daki Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi’nde BM Genel Sekreteri ve Avrupa Komisyonu’ndan aldığı iki mektubu gündeme taşıdı. Kıbrıs Türk halkıyla ekonomik, diplomatik, sportif ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesi için siyasi ve hukuki zemin bulunduğunu vurgulayan Erhürman, Türk devletlerine somut iş birliği çağrısı yaptı. “Dünyayla bütünleşme ile Kıbrıs’ta çözüm arayışları birbirinin alternatifi değil, birbirini güçlendiren süreçlerdir” dedi.
Bugün Kıbrıs
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Ankara’da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı’nın (TDT) 13. Liderler Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, Kıbrıs Türk halkının uluslararası toplumla doğrudan ilişkilerinin geliştirilmesi için diplomatik ve hukuki zeminin mevcut olduğunu savundu.
Erhürman, özellikle Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin 16 Ekim ve Avrupa Komisyonu’nun 6 Ekim 2026 tarihli mektuplarına dikkat çekerek, Türk devletlerine Kıbrıs Türk halkıyla ilişkileri somut projeler üzerinden geliştirme çağrısında bulundu.

BM VE AB’DEN GELEN İKİ MEKTUBU GÜNDEME TAŞIDI
Erhürman, BM Genel Sekreteri’nin 16 Ekim tarihli mektubunda, Kıbrıs Türk halkının kültürel, sportif, siyasi ve diplomatik faaliyetlerini olumsuz etkileyen girişimlerin kaygıyla karşılandığını ve cesaret kırıcı bulunduğunu aktardı.
BM Genel Sekreteri’nin, uluslararası etkinliklerin iptal edilmesine yol açan ve taraflar arasında güven oluşmasını engelleyen girişimlerin ortak çabalara zarar verdiğine dikkat çektiğini söyledi.
Avrupa Komisyonu’nun 6 Ekim tarihli mektubuna da değinen Erhürman, AB’nin 2004 yılında Kıbrıs Türk halkının izolasyonuna son verilmesi yönünde ortaya koyduğu hedefin yeniden teyit edildiğini belirtti.

Erhürman, iki mektubu şu sözlerle değerlendirdi:
“Bu iki mektubun ortak mesajı açıktır: Kıbrıs Türk halkıyla her alanda temas, diyalog ve iş birliğinin geliştirilmesinin güçlü bir siyasi ve hukuki zemini mevcuttur ve bu zemin BM ile AB tarafından da teyit edilmekte ve desteklenmektedir.”
“YAKIN İLİŞKİLER KURULMASININ ÖNÜNDE HERHANGİ BİR ENGEL YOKTUR”
Erhürman, BM ve AB’den gelen yanıtları Türk devletlerine yönelik doğrudan bir çağrıya dönüştürdü.
“Bu sebeple, bilinmesini isterim ki Kıbrıs Türk halkıyla bilimsel, akademik, kültürel, sportif, ekonomik, teknolojik ve diplomatik alanlarda yakın ilişkiler kurulmasının önünde herhangi bir engel yoktur.”
Kıbrıs Türk halkının 2004 yılında ortaya koyduğu çözüm iradesine rağmen uluslararası temaslarının sınırlandırılmaya devam ettiğini söyleyen Erhürman, özellikle gençlerin uluslararası spor müsabakalarına katılımının ve kültürel etkinliklerin engellenmesini eleştirdi.
Bir halkın bilim, eğitim, ekonomi, sanat ve spor alanlarında dünyayla ilişki kurabilmesinin siyasi anlaşmazlıklardan bağımsız değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
TÜRK DEVLETLERİNE TİCARET, YATIRIM VE DOĞRUDAN İŞ BİRLİĞİ ÇAĞRISI
Zirvenin “Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik” temasına değinen Erhürman, dayanışmanın açıklamalarla sınırlı kalmaması, somut projelere dönüşmesi gerektiğini söyledi.
Üniversiteler arasında ortak araştırma programları, akademik değişimler, spor ve kültür etkinlikleri geliştirilmesini önerdi.
Ekonomik ilişkiler konusunda ise şu çağrıyı yaptı:
“Girişimcilerimizi, iş insanlarımızı ve araştırmacılarımızı ortak platformlarda bir araya getirerek ticaret, yatırım, dijital dönüşüm ve yenilikçilik alanlarında yeni fırsatlar yaratabiliriz.”
Erhürman, kuzeyin yükseköğretim birikimi, genç nüfusu, turizm potansiyeli ve Doğu Akdeniz’deki konumuyla Türk dünyasına katkı sunabileceğini belirtti.
“Türk dünyası ile Doğu Akdeniz arasında ekonomik, bilimsel ve kültürel bir köprü olma hedefiyle hareket etmeye hazırız” dedi.
“DÜNYAYLA BÜTÜNLEŞME VE ÇÖZÜM BİRBİRİNİ GÜÇLENDİRİR”
Konuşmasının Kıbrıs sorununa ilişkin bölümünde Erhürman, uluslararası ilişkilerin geliştirilmesi ile çözüm müzakerelerinin birbirine karşıt süreçler olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizdi.
“Bizim yaklaşımımız nettir. Kıbrıs Türk halkının dünyayla bütünleşmesi ile Kıbrıs’ta çözüm arayışları birbirinin alternatifi değil birbirini güçlendiren süreçlerdir.”
Kıbrıs Türk halkının uluslararası toplumla ilişkilerinin geliştirilmesinin adada karşılıklı güven oluşmasına ve çözüm için uygun ortamın yaratılmasına katkı sağlayacağını ifade etti.

“TÜRKİYE İLE YAKIN İSTİŞARE İÇERİSİNDE ÇALIŞACAĞIZ”
Erhürman, Türkiye Cumhuriyeti ile yakın istişare ve iş birliği içerisinde adada adil ve kalıcı bir çözüm için çalışmaya devam edeceklerini açıkladı.
“Doğu Akdeniz’in gerilimlerin ve dışlayıcı politikaların değil; karşılıklı saygının, kapsayıcı iş birliğinin ve ortak refahın hâkim olduğu bir bölgeye dönüşmesini istiyoruz.”
Konuşmasında Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 103. yıl dönümünü de kutlayan Erhürman, Atatürk’ün bağımsızlık mücadelesi ve çağdaşlaşma vizyonunun Kıbrıs Türk halkı için önemli bir ilham kaynağı olduğunu söyledi.
Türk Devletleri Teşkilatı’na 2022 yılında Semerkant Zirvesi’nde gözlemci üye statüsüyle katıldıklarını hatırlatarak, teşkilat bünyesindeki iş birliğini geliştirme iradesini yineledi.
Erhürman, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a daveti ve ev sahipliği için teşekkür etti. Zirveye katılan devlet başkanlarıyla aile fotoğrafı çekiminin ardından Devlet Başkanları Konseyi toplantısında konuşmasını gerçekleştirdi.
















