Denktaş’tan Avrupa Parlamentosu’nun Kıbrıs kararına tepki: “AB tarafsızlığını yitirdi”
TAM Parti Genel Başkanı Serdar Denktaş, Avrupa Parlamentosu’nun Kıbrıs kararını “mesnetsiz” olarak niteledi. Avrupa Birliği’nin tarihi gerçekleri görmezden geldiğini savunan Denktaş, Rum tarafının NATO üyeliği girişiminin garanti sistemini ortadan kaldırabileceği uyarısında bulundu.
Denktaş’tan Avrupa Parlamentosu’nun Kıbrıs kararına tepki: “AB tarafsızlığını yitirdi”
TAM Parti Genel Başkanı Serdar Denktaş, Avrupa Parlamentosu’nun Kıbrıs kararını “mesnetsiz” olarak niteledi. Avrupa Birliği’nin tarihi gerçekleri görmezden geldiğini savunan Denktaş, Rum tarafının NATO üyeliği girişiminin garanti sistemini ortadan kaldırabileceği uyarısında bulundu.
TAM Parti Genel Başkanı Serdar Denktaş, Avrupa Parlamentosu’nun Kıbrıs konusunda aldığı son karara tepki göstererek, Avrupa Birliği’nin Kıbrıs konusunda tarafsızlığını yitirdiğini ve tarihi gerçekleri görmezden geldiğini kaydetti.
TAM Parti’den verilen bilgiye göre Denktaş, Sözcü TV’de katıldığı programda Avrupa Parlamentosu’nun kararını “mesnetsiz” olarak değerlendirdi.
Avrupa Birliği’nin kapısının önünde sıcak çatışmalar sürerken 50 yıl önceki olaylara odaklanmasını samimiyetsizlik olarak niteleyen Denktaş, AB’nin “Kıbrıs Cumhuriyeti” adı altında geçmişteki ortak devletin işgalcisi konumunda olduğunu savunduğu yapıyı üyeliğe kabul ederek tarafsızlığını kaybettiğini belirtti.
“TARİHİ GERÇEKLERLE BAĞDAŞMIYOR”
Avrupa Parlamentosu kararında yer alan “kadına ve çocuğa yönelik şiddet” iddialarının hatalı olduğunu savunan Denktaş, bu yaklaşımın tarihi gerçeklerle bağdaşmadığını kaydetti.
Denktaş, 1963-1974 yılları arasında Rum tarafının Kıbrıslı Türklere yönelik sistematik katliamlar gerçekleştirdiğini belirterek, buna rağmen Türkiye’nin suçlanmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.
“TÜRKİYE’Yİ ADAYA MAKARİOS ÇAĞIRDI”
Türkiye’nin adaya müdahalesinin, dönemin Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Başpiskopos Makarios’un Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ndeki çağrısının ardından garantörlük hakkına dayanılarak gerçekleştirildiğini söyleyen Denktaş, Kıbrıslı Türklerin geçmişte yaşadıkları acıları çocuklarına aktarmadan barış içinde yaşamayı seçtiğini belirtti.
Rum tarafının ise kilisenin etkisiyle yeni nesilleri yanlış bilgilerle yönlendirdiğini savunan Denktaş, Avrupa Parlamentosu kararında Kıbrıslı Türklerin yaşadıklarının göz ardı edildiğini kaydetti.
“SORUN, SİYASİ GÜÇ PAYLAŞIMIYLA ÇÖZÜLECEK AŞAMAYI GEÇTİ”
Kıbrıs konusunun artık siyasi güç paylaşımıyla çözülebilecek aşamayı geçtiğini savunan Denktaş, iki yapının ekonomik bir zemin üzerinden müzakere edebileceğini belirtti.
Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşayan yaklaşık 700 bin kişinin farklı alanlarda izolasyonlara maruz bırakıldığını söyleyen Denktaş, bunun bir insan hakları mağduriyeti oluşturduğunu ve dünyanın artık bu durumu görmesi gerektiğini kaydetti.
“RUM TARAFININ NATO GİRİŞİMİ SON DERECE TEHLİKELİ”
Rum tarafının NATO’ya üyelik girişimlerini “son derece tehlikeli” olarak niteleyen Denktaş, bu adımın 1960 Garanti ve İttifak Anlaşması’nın fiili uygulamasını ortadan kaldırmayı amaçladığını savundu.
Türkiye’nin bu konudaki veto hakkını koruması gerektiğini belirten Denktaş, Rum tarafının hedefinin adadaki Türk varlığını güvence altına alan garanti sistemini tasfiye etmek olduğunu kaydetti.
Denktaş, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’nin bu konuda dirayetli duracağından hiç şüphemiz yok. Rum tarafının bu girişimi son derece yanlıştır. Garanti anlaşmalarının fiilen ortadan kalkması hem bizi koruyan hem de Türkiye’nin ada ve çevresindeki haklarını koruyan yapıyı yok eder. Çok uyanık ve dikkatli olmalıyız.”
“DERDİMİZİ ANCAK TÜRKİYE’YLE ANLATABİLİRİZ”
Kıbrıslı Türklerin haklı mücadelesinin ancak Türkiye ile birlikte dünyaya anlatılabileceğini belirten Denktaş, Kıbrıs’ın kuzeyinin Avrupa Parlamentosu’nda işgal altında tutulduğunu söylediği iki sandalye hakkının hatırlatılması gerektiğini kaydetti.
Denktaş, Kıbrıslı Türklerin yaşadıklarının, haklarının ve Kıbrıs konusundaki tarihi gerçeklerin Avrupa Parlamentosu dahil olmak üzere uluslararası platformlarda sürekli gündeme getirilmesi gerektiğini ifade etti.













