CHP’de “devlet aklı” ve “ittihatçılık” krizi: Derin devlet tartışması yeniden sahnede

CHP’de “mutlak butlan” kararı sonrası yaşanan kriz, bu kez Bülent Kuşoğlu’nun “devlet aklı” ve “İttihatçılık” sözleri üzerinden yeni bir tartışmaya dönüştü. Kuşoğlu, T24’e verdiği söyleşide “Erdoğan sonrasında Türkiye’yi kaos bekliyor” diyerek devlet bürokrasisinin buna karşı bir arayış içinde olduğunu savundu.

CHP’de “mutlak butlan” kararının ardından başlayan kriz, bu kez “devlet aklı” ve “İttihatçılık” tartışmasıyla büyüdü. Kemal Kılıçdaroğlu’na yakınlığıyla bilinen Bülent Kuşoğlu’nun, devlet bürokrasisinin Erdoğan sonrası dönem için “bir şeyler yapmaya çalıştığını” söylemesi parti içinde sert tepki yarattı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bu yaklaşımı “derin devlete meşruiyet tanımlamak” olarak nitelendirerek, “Monarşi tarif ediyorlar” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi’nde “mutlak butlan” kararının ardından yaşanan siyasi kriz yeni bir tartışma başlığıyla derinleşti. Euronews’un haberine göre, Kemal Kılıçdaroğlu’na yakın isimlerden eski CHP yöneticisi Bülent Kuşoğlu’nun “devlet aklı” ve “İttihatçılık” vurgusu, parti içinde yeni bir gerilim yarattı.

Kuşoğlu, T24’e verdiği söyleşide, Erdoğan sonrası Türkiye’de kaos ve karmaşa yaşanabileceğini belirterek, “devlet aklı” ve “bürokratik aklın” bu sürece ilişkin bir arayış içinde olduğunu söyledi. Kuşoğlu, “devlet aklı” ifadesiyle “derin devleti” kastetmediğini, devlette çalışanların ve bürokrasinin birikiminden doğan bir akıldan söz ettiğini savundu.

DEVLET AKLI TARTIŞMASI
Kuşoğlu, röportajında “devlet aklı”nı güvenlik, maliye ve hazine gibi alanlarda görev yapan bürokratların bilgi ve değerlendirmeleri sonucunda ortaya çıkan bir yaklaşım olarak tanımladı. Ancak bu aklın “temiz” olması gerektiğini, arkasında yabancı ya da başka odakların bulunmaması gerektiğini söyledi.

Kuşoğlu’na göre Türkiye’de siyaset, parlamento ve siyasetçi zayıfladığı için devlet aklı daha fazla öne çıkıyor. Kuşoğlu, dünyada da demokrasilerden uzaklaşıldığını, devletlerin güvenlik kaygısıyla güçlenmeye çalıştığını savundu.

“İTTİHATÇI” YORUMU KRİZİ BÜYÜTTÜ
Tartışmayı büyüten bir diğer başlık ise Kuşoğlu’nun “İttihatçılık” yorumu oldu. Kuşoğlu, Osmanlı’nın son döneminde İslamcılık, Batıcılık ve milliyetçilik akımlarının İttihat ve Terakki tarafından birleştirildiğini belirterek, bugünkü Türkiye’de de benzer bir durum gördüğünü söyledi.

Kuşoğlu, AK Parti iktidarının artık yalnızca siyasal İslamcı bir çizgide olmadığını; milliyetçilik, devlet milliyetçiliği ve Batıcılık unsurlarının da iktidarın karakterine eklendiğini savundu. “Tayyip Erdoğan bu üç akımı birleştirdi gibi bir durum var. Ama Tayyip Erdoğan kendisi mi yapıyor bunu, devlet aklı mı?” sözleri tartışmanın merkezine oturdu.

ÖZEL: TARİHİ BİR TALİHSİZLİK
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kuşoğlu’nun sözlerine sert tepki gösterdi. Özel, bu yaklaşımı ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın Türkiye tasvirine benzeterek, “Monarşi tarif ediyorlar” dedi.

Özel, Kuşoğlu’nun sözlerinin “derin devlete meşruiyet ve kutsiyet atfettiğini” savundu. CHP’ye yapılanın “devlet darbesi” olduğunu söyleyen Özel, bu tür yaklaşımların parlamentoda tartışılmasını dahi “zul” olarak nitelendirdi.

“BAŞKA BİR DEVLETİN AKLI”
CHP İzmir Milletvekili Salih Uzun da tartışmaya katılarak Kuşoğlu’nun ifadelerini eleştirdi. Uzun, “Devlet aklı hukuk sistemini yok etmeye mi karar vermiş? Devlet, hukuk sistemidir. Bu olsa olsa başka bir devletin aklıdır” dedi.

Euronews’un aktardığına göre, tartışmanın bir diğer boyutu da Kuşoğlu’nun sözlerinin Kılıçdaroğlu cephesinin genel yaklaşımını yansıtıp yansıtmadığı. Çünkü Kılıçdaroğlu da son süreçte “devlet aklı” vurgusuyla dikkat çekmişti. Özgür Özel yönetimi ise mahkeme kararlarını siyasi müdahale olarak değerlendiriyor.

CHP’DE AYRIŞMA DERİNLEŞİYOR
“Devlet aklı” tartışması, CHP’de “mutlak butlan” kararının ardından ortaya çıkan yönetim krizinin yalnızca hukuki değil, ideolojik ve siyasal bir ayrışmaya da dönüştüğünü gösteriyor.

Bir tarafta, Erdoğan sonrası dönemi “devletin sürekliliği” ve bürokratik denge arayışı üzerinden okuyan bir yaklaşım öne çıkarken; diğer tarafta Özgür Özel yönetimi, bu söylemin derin devlete alan açtığını ve CHP’ye yönelik müdahaleleri meşrulaştırma riski taşıdığını savunuyor.

DAUSEN

DAUSEN

Girne Belediyesi

Girne Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi