CHP’de “arınma” kavgası: Kılıçdaroğlu kurultaydan önce tasfiye istiyor
Muharrem Sarıkaya, Kemal Kılıçdaroğlu’nun yakın çevresine yaptığı değerlendirmeleri aktardı. Sarıkaya’ya göre Kılıçdaroğlu, CHP’de “kirlilik” temizlenmeden kurultaya gidilmesini doğru bulmuyor; para karşılığı delege iddiaları, haksız zenginleşme suçlamaları ve parti kaynaklarının kullanımıyla ilgili dosyaları açıklamaya hazırlanıyor.
CHP’de “arınma” kavgası: Kılıçdaroğlu kurultaydan önce tasfiye istiyor
Muharrem Sarıkaya, Kemal Kılıçdaroğlu’nun yakın çevresine yaptığı değerlendirmeleri aktardı. Sarıkaya’ya göre Kılıçdaroğlu, CHP’de “kirlilik” temizlenmeden kurultaya gidilmesini doğru bulmuyor; para karşılığı delege iddiaları, haksız zenginleşme suçlamaları ve parti kaynaklarının kullanımıyla ilgili dosyaları açıklamaya hazırlanıyor.
Türkiye’de Gazeteci Muharrem Sarıkaya, “mutlak butlan” kararıyla CHP yönetimine dönen Kemal Kılıçdaroğlu’nun yakın çevresine yaptığı değerlendirmeleri aktardı. Sarıkaya’ya göre Kılıçdaroğlu, partide “arınma” sağlanmadan kurultaya gidilmesini doğru bulmuyor; “Temiz olmayan, kirli insanları partide mi tutalım? Ben hepsini temizleyeceğim” diyor.
Gazeteci Muharrem Sarıkaya, CHP’de “mutlak butlan” kararı sonrası yönetime dönen Kemal Kılıçdaroğlu’nun yakın çevresine yaptığı değerlendirmeleri yazdı. Yetkin Report’ta yayımlanan yazıya göre Kılıçdaroğlu, partide kapsamlı bir “arınma” süreci yaşanmadan kurultaya gidilmesini doğru bulmuyor.
Sarıkaya’nın aktarımına göre Kılıçdaroğlu, kurultaya karşı olmadığını ancak mevcut koşullarda önceliğin parti içindeki “kirlenmenin” temizlenmesi olduğunu savunuyor. Kılıçdaroğlu’nun, “Toplum ilk başta tepki gösterebilir. Ama onlar bunu yapıyor diye biz arınmaktan vaz mı geçeceğiz? Temiz olmayan, kirli insanları partide mi tutalım? Bu mu isteniyor? Ben hepsini temizleyeceğim” dediği aktarıldı.
“TASFİYE OLMADAN KURULTAY İSTEMİYOR”
Sarıkaya, yazısında Kılıçdaroğlu’nun kurultay konusundaki tutumunun yalnızca mahkemenin tedbir kararına dayanmadığını belirtti. Sarıkaya, “Yaptığım görüşmeler, ‘tedbir’ gerekçesinin asıl neden olmadığını, Kılıçdaroğlu’nun partide kapsamlı bir tasfiye olmaksızın kurultaya gitmek istemediğini gösteriyor” ifadelerini kullandı.
Kılıçdaroğlu’nun, parti içinde para karşılığı delege iradesinin etkilenmesine ilişkin iddiaların açıklığa kavuşturulmadan kurultaya gidilmesini doğru bulmadığı aktarıldı. Sarıkaya’ya göre Kılıçdaroğlu, mahkeme kararında “para ile delege alıp satan” kişilere ilişkin tespitler bulunduğunu belirterek, “Onları ne yapacağız? Parayı alanlar, aldım diyor; onlarla ilgili ne diyeceğiz? Parti kirlilikten arınmadan kurultaya gidilmesi doğru mu?” değerlendirmesini yaptı.
“ÖZGÜR ÖZEL İLE ORTAK ÇÖZÜMÜ DENEDİM”
Sarıkaya’nın aktardığına göre Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile diyalog ve ortak çözüm arayışında bulunduğunu ancak sonuç alamadığını söyledi. Kılıçdaroğlu’nun, “Özgür Özel ile her türlü diyaloğu, ortak çözümü denedim ama olmuyor. Özgür Bey arınmayı kabul etmekten kaçınıyor” dediği belirtildi.
Kılıçdaroğlu, “mutlak butlan” kararı çıkmadan önce Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve Engin Özkoç’un kendisini ziyaret ettiğini de anlattı. Sarıkaya’ya göre bu görüşmede Kılıçdaroğlu’ndan, karar çıkması halinde görevi kabul etmemesi istendi.
Kılıçdaroğlu ise, bir çağrı heyeti oluşturulması durumunda yer almayacağını, ancak mahkeme kararıyla göreve dönmesi yönünde hüküm çıkarsa bunu kabul etmek zorunda kalacağını söylediğini aktardı. Kılıçdaroğlu, “Ben kabul etmediğim takdirde çok daha sıkıntılı bir sonuç doğacağını, kişilerin eline kalacağını belirttim. Butlan kararı çıkınca da verdiğim sözde durdum” dedi.
“POLİSİN İÇERİ GİRMESİ DOĞRU DEĞİLDİ”
Sarıkaya’nın yazısında Kılıçdaroğlu’nun, karar günü parti genel merkezinde yaşananlara ilişkin değerlendirmeleri de yer aldı. Kılıçdaroğlu, sabah saatlerinde parti genel merkezine giden milletvekillerini kendisinin göndermediğini söyledi.
Kılıçdaroğlu, milletvekillerinin içeri alınmamasına tepki gösterirken, yanlarında partili olmayan kişilerle gitmelerinin doğru olmadığını da belirtti. “Belki o saatte gitmeleri doğru olmayabilir, ama milletvekilini içeri nasıl almazsınız siz parti genel merkezinde” ifadelerini kullandı.
Polisin parti binasına girmesine ilişkin de Kılıçdaroğlu, “O gün polisin içeri girmesi doğru değildi” dedi. Ancak kendisine aktarılan bilgiye göre genel başkan ve yardımcılarının bulunduğu katlara polisin girmediğini söyledi.
“PARTİ AHLAKİ ÜSTÜNLÜĞÜNÜ KAYBETMEMELİ”
Kılıçdaroğlu’nun en sert değerlendirmelerinden biri CHP’nin tarihsel kimliği ve “ahlaki üstünlüğü” üzerine oldu. Sarıkaya’nın aktarımına göre Kılıçdaroğlu, CHP’nin İnönü dönemi hariç tek başına iktidar olmadığını, ancak buna rağmen ahlaki yönden partiye kimsenin söz söyleyemediğini vurguladı.
Kılıçdaroğlu, “Bu parti ahlaki üstünlüğünü ve dürüstlüğünü hiçbir zaman kaybetmedi. Biz partiyi tekrar kirli insanlara bırakırsak, para karşılığı delege alıp satanların kirli oyunlarına tekrar teslim edersek, hırsızlara, zenginleşmesinin kaynağını açıklayamayan en yakınındaki kişilere partiyi bırakırsak, o zaman arınmayı nasıl başaracağız?” dedi.
“VİLLALARI TEK TEK SIRALAYACAĞIM”
Sarıkaya’nın aktardığına göre Kılıçdaroğlu, parti içinde haksız zenginleşme iddialarını da gündeme getireceğini söyledi. Kılıçdaroğlu’nun, “O villaları kim nasıl almış, onların hepsini tek tek sıralayacağım. Bir süre sonra herkes kimin ne olduğunu anlar, maskeleri düşer” dediği belirtildi.
Kılıçdaroğlu, bu kişilerin partiden atılmasını sağlayacağını savunarak, “Zenginleşmesinin kaynağını açıklayamadığı için muhasebe ofisini yakan bir insandan söz ediyorum. Neden yanar bir şirketin muhasebe ofisi? Kirli paranın kaynağını açıklamayacağı için…” ifadelerini kullandı.
Sarıkaya’ya göre Kılıçdaroğlu, bu sürecin uzun sürmeyeceğini, arınma adımlarının ardından kurultayın kısa sürede toplanabileceğini söyledi.
“PARTİDEN BİR ŞİRKETE 700 MİLYON LİRA VERİLMİŞ”
Kılıçdaroğlu’nun gündeme getirdiği bir diğer iddia ise partiden bir şirkete yapılan ödeme oldu. Sarıkaya’nın aktarımına göre Kılıçdaroğlu, “Partiden bir şirkete tam 700 milyon lira vermişler. Özgür Bey’e soracağım bu parayı niye verdin diye… Kim bunlar? Para ile irade satılır mı?” dedi.
Kılıçdaroğlu ayrıca Halk TV ve Sözcü TV’ye çıkmak istediğini, kendisine “dilediğinizi sorun” demesine rağmen ekranlara çıkarılmadığını söyledi.
“ERDOĞAN’IN KONTROLÜNE NİYE GİREYİM?”
Kılıçdaroğlu, kendisine yöneltilen “Erdoğan ile diyalog” eleştirilerine de yanıt verdi. Sarıkaya’nın aktarımına göre Kılıçdaroğlu, “Ben Erdoğan’ın kontrolüne niye gireyim?” dedi.
Kılıçdaroğlu, geçmişte “müzakere değil mücadele” dediğini hatırlatarak, iktidara yönelik 418 milyar dolar, 128 milyar dolar ve “5’li çete” eleştirilerini dile getirdiğini savundu.
Kılıçdaroğlu, Mahir Polat’ın TGRT’ye teşekkür etmesini de yanlış bulduğunu belirterek, “Benim yakınlığım yok” dedi.













