Çeler: “Hesap vermekten kaçan, hesap da soramaz”
TDP Genel Başkanı Zeki Çeler, 50 milletvekili adayının dokunulmazlıklarına ilişkin yazılı taahhütname imzaladığını açıkladı.
Çeler: “Hesap vermekten kaçan, hesap da soramaz”
TDP Genel Başkanı Zeki Çeler, 50 milletvekili adayının dokunulmazlıklarına ilişkin yazılı taahhütname imzaladığını açıkladı.
Bugün Kıbrıs/Genel Seçim 2026
Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Zeki Çeler, 18 Ekim’de gerçekleştirilen Milletvekili Aday Belirleme ve Sıralama Kurultayı’nda 50 milletvekili adayının Dokunulmazlık Taahhütnamesi imzalamasına ilişkin açıklama yaptı.
Çeler, “Biz hesap verebilirliği yalnızca başkalarından istemiyoruz. Önce kendi adaylarımızdan ve siyasi kadrolarımızdan başlıyoruz. Herkes hesap verebilirlikten söz edebilir ancak biz sözle yetinmedik. 50 adayımızla birlikte yazılı bir taahhütnameye imza atarak hesap vermeye hazır olduğumuzu somut biçimde ortaya koyduk. Çünkü hesap vermeyi yazılı olarak taahhüt edemeyen, hesap verebilirlikten söz edemez. Hesap vermekten kaçan, hesap da soramaz” dedi.
ANAYASA’NIN 84. MADDESİ İÇİN DEĞİŞİKLİK TAAHHÜDÜ
TDP’nin 50 milletvekili adayı, Anayasa’nın 84. maddesinin ikinci fıkrasının kaldırılması yönünde çalışmayı ve kendi dokunulmazlıklarının kaldırılması talebine karşı çıkmamayı taahhüt etti. Çeler, kürsü dokunulmazlığının halkın iradesini koruyan temel güvence olduğunu, ancak milletvekillerine yargı karşısında ayrıcalık sağlayan düzenlemelerin kaldırılması gerektiğini belirtti.
“Kürsüde özgürlük, hukuk önünde eşitlik ve hesap verebilirlik istiyoruz. Milletvekilliği hukukun üzerinde olmak değil, halka karşı sorumluluk üstlenmektir. Seçilmiş olmak, yargıdan muaf olmak anlamına gelmez. Bizim anlayışımızda siyasetçi, halktan hesap soran değil, halka hesap veren kişidir. Bunun için yalnızca söz vermedik, yazılı bir belgeye imza atarak siyasi sorumluluğumuzu açıkça ortaya koyduk” dedi.
“TEMİZ SİYASET BİR SLOGAN DEĞİL, YÖNETİM ANLAYIŞIDIR”
TDP’nin liyakat, sosyal adalet, şeffaflık ve kamu yararını esas aldığını belirten Çeler, taahhütnamenin seçim dönemine özgü sembolik bir adım olmadığını, Meclis’te takipçisi olacakları siyasi bir sorumluluk taşıdığını kaydetti.
Çeler, “Siyasetçiyi değil halkın iradesini, ayrıcalıkları değil hukukun üstünlüğünü savunacağız. Çünkü bizim için hesap verebilirlik bir seçim vaadi değil, yazılı olarak üstlendiğimiz siyasi ve ahlaki bir sorumluluktur. Hesap vermekten kaçan, hesap da soramaz.” dedi.
















