Bugün Kıbrıs belgelerine ulaştı I Devletin malı devlet eliyle çalınıyor

Taş Ocakları Birliği’nin açtığı dava sonrası I-308 Değirmenlik Taş Ocağı’nın Gerçek Beton ve Prescon’a kullandırılmasına ilişkin süreç durduruldu; Bakanlar Kurulu eski kararını iptal etti, protokol feshedildi ancak belgeler, kısa süre sonra I-308’den 153 bin metrekarelik alanın ayrıldığını; bu alanın Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu tarafından I-345 adıyla yeni taş ocağı iznine dönüştürüldüğünü ortaya koydu.

Bugün Kıbrıs/Ayşemden Akın

Resmi yazışmalar, Bakanlar Kurulu kararları, fesih mutabakatı, mahkeme ara emri ve harita, Değirmenlik Taş Ocağı’nda izlenen yolu adım adım ortaya koydu.

Bugün Kıbrıs’ın incelediği belgelere göre, I-308 No’lu Değirmenlik Taş Ocağı önce Gerçek Beton Sanayi Ltd. ve Prescon Hazır Beton Sanayi Ltd.’ye kullandırılmak istendi. Taş Ocakları Birliği’nin açtığı dava sonucunda Yüksek İdare Mahkemesi bu süreci durdurdu. Ardından Bakanlar Kurulu eski kararını iptal etti, Karayolları Dairesi ile şirketler arasındaki protokol feshedildi.

Ancak süreç burada kapanmadı. Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’nın 3 Mart 2026 tarihli yazısında, Karayolları’na tahsisli I-308 No’lu taş ocağından 153,764.55 metrekarelik alanın tahsisli alandan ayrılmasının uygun görüldüğü belirtildi.

Yazının ekindeki haritada ise aynı alan, “Gerçek Beton Sanayi–Prescon Ltd’ye ait taş ocağı alanı” olarak gösterildi. Haritada “Ocak Alanı” başlığı altında alan büyüklüğü 153,764.65 metrekare olarak yer aldı.

ÖNCE I-308 İÇİN PROTOKOL İMZALANDI
Belgelerde sürecin ilk adımı, Karayolları Dairesi ile Gerçek Beton ve Prescon arasında imzalanan kullanım protokolü olarak görülüyor.

25 Nisan 2025 tarihli protokolle, I-308 Değirmenlik Taş Ocağı’nın kullanımına ilişkin düzenleme yapıldı. Protokol, Karayolları Dairesi Müdürlüğü ile Gerçek Beton Sanayi Ltd. ve Prescon Hazır Beton Sanayi Ltd. arasında imzalandı.

Bu protokolün ardından Taş Ocakları Birliği, I-308’in bölünerek özel şirketlere kullandırılması işlemine karşı Yüksek İdare Mahkemesi’ne başvurdu.

MAHKEME BÖLME VE KULLANDIRMA İŞLEMİNİ DURDURDU
Yüksek İdare Mahkemesi’nde açılan davada davacı Taş Ocakları Birliği oldu. Davalılar arasında Bakanlar Kurulu, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı ile Karayolları Dairesi yer aldı. İlgili şahıslar kısmında ise Prescon Hazır Beton Ltd. ve Gerçek Beton Sanayi Ltd. gösterildi.

Mahkeme, I-308 Değirmenlik Taş Ocağı’nın ruhsatlandırılmış alanının bölümlere ayrılması, protokollerle kullandırılması, Gerçek Beton ve Prescon’a kullanım verilmesi, bu alanda faaliyet yürütülmesi ve ruhsatlandırılmış alanın bölünmesi yönündeki işlemlerin yürütmesini geçici olarak durdurdu.
Ara emrinde, dava konusu işlemlerin durdurulmasına ve tarafların ara emre riayet etmesine hükmedildi.

BAKANLAR KURULU KARARI İPTAL EDİLDİ
Mahkeme sürecinin ardından Bakanlar Kurulu da geri adım attı.

18 Şubat 2026 tarihli Bakanlar Kurulu kararında, Değirmenlik Taş Ocağı izninin uzatılmasına ilişkin daha önce alınan Ü(K-I)2303-2025 sayılı ve 2 Aralık 2025 tarihli kararın iptal edilmesine karar verildi.

Bu karar, I-308’in bölünerek özel şirketlere kullandırılmasına yönelik ilk idari sürecin geri çekildiğini gösterdi.

KARAYOLLARI PROTOKOLÜ FESHETTİ
Bakanlar Kurulu kararının iptalinin ardından Karayolları Dairesi ile Gerçek Beton ve Prescon arasındaki protokol de feshedildi.

27 Şubat 2026 tarihli “Fesih Mutabakatı” belgesinde, Karayolları Dairesi Müdürlüğü ile Gerçek Beton Sanayi Ltd. ve Prescon Hazır Beton Sanayi Ltd. arasında 25 Nisan 2025 tarihinde imzalanan I-308 Değirmenlik Taş Ocağı Kullanım Protokolü’nün tarafların mutabakatıyla feshedildiği belirtildi.

Fesih mutabakatında tarafların birbirlerinden herhangi bir hak veya alacaklarının bulunmadığı ve karşılıklı olarak ibra ettikleri kayda geçirildi.

ARDINDAN 153 BİN METREKARELİK ALAN AYRILDI
Belgelerdeki en kritik aşama ise fesih ve iptal kararlarından sonra geldi.
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’nın 3 Mart 2026 tarihli yazısında, Karayolları Dairesi Müdürlüğü’nden alınan 5 Şubat 2026 tarihli yazıya atıf yapılarak, I-308 No’lu Değirmenlik Taş Ocağı’na ait 153,764.55 metrekarelik alanın tahsisli alandan ayrılmasının Karayolları Dairesi ve Bakanlık tarafından uygun görüldüğü belirtildi.

Söz konusu yazı, “Dağıtım Yerlerine” başlığıyla gönderildi. Yazıda imza makamı olarak Müsteşar Enver Öztürk yer aldı. Dağıtım kısmında “Gereği” için Jeoloji ve Maden Dairesi Müdürlüğü, “Bilgi” için Karayolları Dairesi Müdürlüğü gösterildi.

Bu belge, mahkeme kararı ve protokol feshi sonrası I-308’in tahsisli sınırları üzerinde yeni bir idari işlem başlatıldığını gösterdi.

HARİTADA ŞİRKETLERİN ADI YAZILDI
3 Mart tarihli yazının ekindeki harita, ayrılan alanın kime yönelik hazırlandığını açık biçimde ortaya koydu.

Haritanın başlığında “Gerçek Beton Sanayi–Prescon Ltd’ye ait taş ocağı alanı” ifadesi yer aldı. Haritada “Ocak Alanı” olarak işaretlenen bölümün büyüklüğü 153,764.65 metrekare olarak gösterildi.

Bu alan, Bakanlık yazısında I-308’den ayrılması uygun görülen 153,764.55 metrekarelik alanla neredeyse birebir örtüştü.

Böylece belgeler, mahkemenin durdurduğu I-308 paylaşımının ardından aynı bölgeden ayrılan alanın Gerçek Beton ve Prescon için yeni taş ocağı alanı olarak haritalandırıldığını ortaya koydu.

BELGELERİN GÖSTERDİĞİ KRONOLOJİ
Bugün Kıbrıs’ın ulaştığı belgeler, süreci şu sırayla ortaya koyuyor:

• 25 Nisan 2025:
Karayolları Dairesi ile Gerçek Beton ve Prescon arasında I-308 Değirmenlik Taş Ocağı Kullanım Protokolü imzalandı.
• Yüksek İdare Mahkemesi süreci:
Taş Ocakları Birliği’nin başvurusu üzerine I-308’in bölünerek Gerçek Beton ve Prescon’a kullandırılmasına ilişkin işlemler hakkında geçici ara emri verildi.
• 18 Şubat 2026:
Bakanlar Kurulu, Değirmenlik Taş Ocağı izninin uzatılmasına ilişkin 2 Aralık 2025 tarihli kararını iptal etti.
• 27 Şubat 2026:
Karayolları Dairesi ile Gerçek Beton ve Prescon arasında imzalanan kullanım protokolü feshedildi.
• 3 Mart 2026:
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı yazısında, I-308’den 153,764.55 metrekarelik alanın tahsisli alandan ayrılmasının uygun görüldüğü belirtildi.
• Ekli harita:
Ayrılan alan, “Gerçek Beton Sanayi–Prescon Ltd’ye ait taş ocağı alanı” olarak gösterildi.
• 3 Nisan 2026:
Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, I-308’den ayrılan/boşta bırakılan alan için I-345 adıyla yeni taş ocağı izni verdi.

SARPER: “I-308 KÜÇÜLTÜLDÜ, I-345 YARATILDI”
Taş Ocakları Birliği Başkanı Cenk Sarper, Bugün Kıbrıs’a yaptığı çarpıcı açıklamada, belgelerde görülen bu işlemin yeni bir taş ocağı iznine dönüştürüldüğünü doğruladı.

Sarper, Jeoloji ve Maden Dairesi’nin Turizm ve Çevre Bakanlığı’na bağlı olduğunu hatırlatarak, I-308’den ayrılan alanın daha sonra I-345 adıyla yeni taş ocağına dönüştürüldüğünü ve iznin Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu tarafından verildiğini belirtti.

Sarper, süreci şöyle anlattı:
“Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’ndan, yani Karayolları’nın bağlı olduğu bakanlıktan bir yazı gönderildi. I-308’in sınırlarının küçültülmesi istendi. Buradaki amaç, sınırları küçültüp aynı alan içinden yeni bir ocak yaratmaktı. Sonunda top Fikri Ataoğlu’na atıldı. Çünkü yetki onda. Fikri Ataoğlu da I-345 adı altında tamamen yeni bir ocak yarattı. Daha önce böyle bir ocak izni yoktu.”

Sarper, yeni iznin 3 Nisan’da verildiğini belirterek, “I-345 adı altında, I-308’in küçültülmesiyle boşta kalan alanda bu kişilere yeni ocak izni verildi” dedi.

“GERİ ÇEKİLDİLER AMA BİZ ŞÜPHELENDİK”
Sarper, mahkeme ara emri, Bakanlar Kurulu kararının iptali ve protokolün feshedilmesiyle sürecin kapandığı izlenimi yaratıldığını; ancak aynı işlemin başka bir yöntemle geri getirildiğini ifade etti.

Sarper, “Biz Yüksek İdare Mahkemesi’nden ara emri alınca iş durdu. Bakanlar Kurulu kararı iptal edildi. Karayolları Dairesi de bu şirketlerle yaptığı protokolü karşılıklı olarak feshetti. Ama biz bundan şüphelendik. ‘Bunlar bir iş çevirecek’ dedik. Nitekim şüphelerimizden biri gerçekleşti” diye konuştu.

“ESKİ ÇED RAPORUNU YENİ OCAĞA UYGULADILAR”
Sarper’in dikkat çektiği bir diğer nokta ise çevre süreci oldu.
Yeni bir taş ocağı açılması halinde bölge halkının görüşünün alınması gerektiğini belirten Sarper, I-345 için yeni bir ÇED süreci işletilmediğini ileri sürdü.

Sarper, “İşletme projesini hazırlattılar. Ama çevre izinlerinde ÇED raporu diye bir süreç var. Böyle yerlerde yeni bir ocak açılacaksa bölge halkının görüşüne sunulması ve onay alınması gerekir. Fakat bölge halkından böyle bir onayın çıkmayacağını bildikleri için yıllar önce I-308 için hazırlanmış ÇED raporunu bu yeni alana da uyguladılar. ‘Bu rapor burayı da kapsar’ dediler. Böylece ÇED sürecinden de sıyrıldılar” dedi. Sarper, bu yöntemin hukuka aykırı olduğunu savundu.

“HİÇBİRİ YASAL DEĞİL”
Sarper, yapılan işlemlerin hukuka aykırı olduğunu söyledi. “Bu yapılanlar yasal mı?” sorusuna Sarper şu yanıtı verdi: “Hiçbiri yasal değildir. Siz bana söyleyin, şu anda hükümetin icraatlarından hangisi yasaldır?”

Sarper, süreçte kamu malı üzerinde usulsüz işlem yapıldığını ileri sürdü:
“Bizim bugün net söylediğimiz şudur: Bu süreç hukuka aykırıdır, kamu malı üzerinde usulsüz işlem yapılmaktadır.”

TAŞ YAPI İÇİN DE AYRI DOSYA HAZIRLANIYOR
Sarper, yalnızca Gerçek Beton–Prescon hattında değil, Taş Yapı’nın I-308’deki faaliyetleriyle ilgili de hukuki girişim başlatacaklarını belirtti.

Sarper’in iddiasına göre, Taş Yapı’ya I-309 olarak bilinen başka bir ocak verilmiş olmasına rağmen şirket I-308’in bir kısmına yerleşti.

Sarper, “Taş Yapı’ya I-309’daki ocak verildi. Fakat Taş Yapı, I-309’daki rezerv nedeniyle sıkıntı yaşadığı gerekçesiyle hiçbir izni, hiçbir Bakanlar Kurulu kararı ya da ruhsatı olmadan I-308’in bir kısmına yerleşti” dedi.

Sarper, “Taş Yapı’ya ait ocak var zaten, gitsin oradan alsın. Başka bir ocağa izinsiz girmesi kabul edilemez” ifadelerini kullandı.

“DEVLETİN MALI DEVLET ELİYLE ÇALINIYOR”
Sarper, I-308’deki fiili kullanım üzerinden kamu zararı oluştuğunu da belirtti.

Taş üretiminde kantar, KDV, vergi, belediye katkı payı ve satış bedeli üzerinden yapılan ödemelere dikkat çeken Sarper, I-308’deki iddia edilen kullanımda bu mekanizmaların işletilmediğini savundu.

Sarper şöyle konuştu:

“Burada iddiamız şu: Anlaşmalar malzeme üzerinden yapılıyor. Yani para yerine kum, çakıl, agrega karşılığı çalışılıyor. Şu anda devletin malı devlet eliyle çalınıyor. Çünkü bu malzeme oradan alındığında bunun ne KDV’si var, ne vergisi var. Biz bütün taş üretimimizi kantardan çıkarırız. Her şey belgelenir. Her ay devlete ciddi KDV öderiz. Yıl sonunda vergimizi öderiz. Ayrıca belediyeye de katkı payı, kantar parası, satış bedelinin yüzde biri gibi ödemeler yapılır. Ama burada bunların hiçbiri yok.”

İKİ AYRI DAVA HAZIRLIĞI
Sarper, avukat Tacan Reynar aracılığıyla iki ayrı hukuki dosya hazırlandığını söyledi.

Birinci dosyanın Taş Yapı’nın I-308’deki faaliyetlerinin durdurulmasına yönelik olduğunu belirten Sarper, ikinci dosyanın ise I-345 adı altında Gerçek Beton ve Prescon’a verilen yeni izinle ilgili olduğunu kaydetti.

Sarper, “İki dosya açacağız. Bir tanesi Taş Yapı’nın bu ocağa izinsiz şekilde girmesiyle ilgili. Onun durdurulması lazım. Diğeri de I-345 adı altında Gerçek Beton ve Prescon’a verilen yeni izinle ilgili” dedi.

“YENİ OCAK İZNİ İPTAL EDİLMELİ”
Taş Ocakları Birliği’nin talebi, I-308’den ayrılan alan üzerinden yaratıldığı ileri sürülen yeni ocak izninin iptal edilmesi.

Sarper, “Bu hukuka aykırı işlemler durdurulsun. Kamu malı üzerinde usulsüz kullanım engellensin. Yeni ocak izni iptal edilsin. Eski ÇED raporuyla yeni ocak açılamaz. Bölge halkının görüşü alınmadan, usul işletilmeden böyle bir izin verilemez” dedi.

“BU İŞİN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ”
Cenk Sarper, Taş Ocakları Birliği’nin süreci hem mahkemede hem kamuoyu önünde takip edeceğini söyledi.

Sarper, “Bu işin peşini bırakmayacağız. Mahkemenin durdurduğu bir işlem başka bir yöntemle yeniden hayata geçirilemez. Kamuya ait bir alan eski ÇED raporları ve idari manevralarla özel şirketlere açılamaz” dedi.

Sarper, hükümete ve ilgili bakanlıklara çağrı yaparak, I-308 ve I-345 sürecindeki tüm kararların, protokollerin, haritaların, ÇED dayanaklarının ve izin belgelerinin kamuoyuna açıklanmasını istedi.

DAUSEN

DAUSEN

Girne Belediyesi

Girne Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi