Avcıoğlu’ndan doğal gaz mutabakatına dokuz kritik soru: “Önce imzalayalım, sonra bakarız yaklaşımı kabul edilemez”

Halkın Partisi (HP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Üyesi Yusuf Avcıoğlu, Türkiye ile Kıbrıs’ın kuzeyi arasında imzalanacağı açıklanan doğal gaz mutabakatı öncesinde hükümete dokuz başlık altında sorular yöneltti. Doğal gaz piyasasını yönetecek devlet şirketi ile bağımsız düzenleyici kurulun oluşturulmadığını belirten Avcıoğlu, Teknecik Elektrik Santrali’nin dönüşümü, gazın fiyatı ve hacmi, “al ya da öde” koşulları, uluslararası teknik standartlar ve transit gaz gelirleri konusunda kamuoyuna bilgi verilmesini istedi.

Bugün Kıbrıs

Halkın Partisi (HP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Üyesi Yusuf Avcıoğlu, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın Kıbrıs’ın kuzeyindeki temasları kapsamında imzalanacağı duyurulan doğal gaz mutabakatına ilişkin açıklama yaptı.

Avcıoğlu, doğal gaz boru hattının yalnızca teknik bir altyapı projesi olmadığını; Kıbrıslı Türklerin ekonomik geleceğini, enerji arz güvenliğini, egemenliğini ve bölgesel konumunu etkileyebilecek stratejik bir adım olduğunu belirtti. Ancak projenin imzalanmasından önce gerekli hukuki, kurumsal ve teknik hazırlıkların tamamlanmadığını söyledi.

“Önce imzalayalım da sonra bakarız yaklaşımı yerine gerekli hazırlıklar önceden yapılmalıdır” diyen Avcıoğlu, Türkiye’nin sürece BOTAŞ’ın uzun yıllara dayanan kurumsal deneyimiyle katıldığını, Kıbrıs’ın kuzeyinde ise doğal gaz piyasasını yönetecek ve altyapıyı düzenleyecek bir devlet şirketinin henüz kurulmadığını kaydetti.

Avcıoğlu, “Türkiye masaya devasa BOTAŞ hafızasıyla gelirken, KKTC’nin önceden doğal gaz piyasasını yönetecek, altyapıyı düzenleyecek bir devlet şirketi kurması gerekirdi” ifadelerini kullandı.

“BU HÜKÜMETİN BÖYLE BİR KAPASİTESİ YOKTUR”
Doğal gaz boru hattının Kıbrıs’ın kuzeyini yalnızca gaz satın alan bir yapıdan çıkararak bölgesel transit ticareti yöneten bir aktöre dönüştürebileceğini belirten Avcıoğlu, bunun için ülke içinde kapsamlı bir hazırlık yapılması gerektiğini söyledi.

Avcıoğlu, “KKTC’yi bölgemizde transit gaz ticaretini yöneten bir aktör yapmak için içeride önceden çok iyi bir hazırlık yapılmalıdır, bu hükümetin böyle bir kapasitesi yoktur” dedi.

Kıbrıslı Türklerin projede edilgen bir alıcı değil, karar süreçlerinde söz sahibi bir ortak olması gerektiğini kaydeden Avcıoğlu, “Türkiye Cumhuriyeti ile yürüteceğimiz bu projede, devlet ciddiyetinin bir gereği olarak Kıbrıs Türk halkını projenin edilgen bir alıcısı değil, etken bir ortağı konumuna taşımak tarihsel sorumluluğumuz olmalıdır” ifadelerine yer verdi.

ÇİFT YÖNLÜ ENERJİ KORİDORU ÖNERİSİ
Avcıoğlu, projenin planlanan 55 santimetre çapındaki çift hatlı yapısının Kıbrıs’ın kuzeyindeki elektrik üretimi, konut ve sanayi tüketiminin üzerinde bir kapasiteye işaret ettiğini belirtti.

Söz konusu teknik özelliğin gelecekte çift yönlü bir enerji koridoru kurulması amacı taşıyabileceğini ifade eden Avcıoğlu, Kıbrıs çevresinde bulunabilecek gaz rezervlerinin bu hat üzerinden uluslararası piyasalara taşınabileceğini kaydetti.

Avcıoğlu, “Gelecekte Kıbrıs çevresinde keşfi yapılacak olası yerel gaz rezervlerinin bu hat üzerinden uluslararası piyasalara ulaştırılması, KKTC’yi gaz alan değil, gaz satan ve transit ticaretini yöneten etken bir enerji üssü konumuna yükseltebilecektir” dedi.

Bu olasılığın hukuki ve ticari anlaşmalarda şimdiden güvenceye alınması gerektiğini belirten Avcıoğlu, gerekli hükümlerin yer almaması halinde Kıbrıslı Türklerin yeni mali ve siyasi yüklerle karşı karşıya kalabileceğini söyledi.

DOĞAL GAZI YÖNETECEK DEVLET ŞİRKETİNİ SORDU
Avcıoğlu’nun hükümete yönelttiği ilk soru, doğal gaz piyasasını yönetecek kamu kuruluşuna ilişkin oldu. Sınır ötesi enerji projelerinde yerel mevzuatın hazırlanması ve ilgili şirketlerin kurulmasının anlaşma imzalanmadan önce tamamlanması gerektiğini belirten Avcıoğlu, şu soruyu yöneltti:

“Türkiye’de bu süreci yürüten devasa bir BOTAŞ hafızası varken, KKTC’de doğalgaz piyasasını yönetecek, iletim ve dağıtımı toptan yürütecek muadil bir devlet şirketinin protokol imzasından önce kurulması yönünde bir yasal hazırlığınız var mıdır? Yoksa her zaman olduğu gibi önce imzaları atıp, altı boş mevzuatlarla süreci geriden mi takip edeceksiniz?”

BAĞIMSIZ DÜZENLEME KURULU VE YASA ÇAĞRISI
Doğal gazın sanayi tesisleri ile konutlara dağıtımını, lisansları, tarifeleri ve piyasa kurallarını denetleyecek bağımsız bir yapının oluşturulması gerektiğini belirten Avcıoğlu, Avrupa Birliği normlarında özerk bir Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kurulmasını istedi.

Avcıoğlu, bu yapının yasal dayanağını oluşturacak Doğal Gaz Piyasası Yasası’nın ne zaman Meclis’e getirileceğini sorarak, kurumsal ve yasal altyapı kurulmadan projenin ilerletilmesinin risk taşıdığını belirtti.

GAZIN HACMİ VE FİYATLANDIRMA FORMÜLÜ
Avcıoğlu, ilk aşamada elektrik üretiminde kullanılmak üzere Kıbrıs’ın kuzeyine taşınması planlanan yıllık doğal gaz miktarının kamuoyuna açıklanmadığını belirtti.

Doğal gazın hangi fiyatlandırma formülüyle satın alınacağını da soran Avcıoğlu, gazın fiyatının uluslararası piyasalara, petrol fiyatlarına, sabit tarifeye veya farklı bir endekse bağlanıp bağlanmayacağı konusunda şeffaf bilgi verilmesini istedi.

“AL YA DA ÖDE” MODELİNE KARŞI UYARDI
Kıbrıs’ın yüksek güneş enerjisi potansiyeli ile ilerleyen yıllarda kurulabilecek enerji depolamalı güneş sistemleri nedeniyle doğal gaz talebinin dönemsel olarak değişebileceğini belirten Avcıoğlu, gaz alım sözleşmelerine katı “al ya da öde” hükümleri konulmasının mali risk yaratabileceğini söyledi.

Avcıoğlu, “Yüksek güneş potansiyeli sürpriz değilken imzalanacak katı ‘al ya da öde’ sözleşmeleri KKTC’yi mali felakete sürükler” dedi.

Hükümete, “Yapılacak ticari sözleşmelerde KKTC’yi mali yıkıma sürükleyecek ve gazı depolama kapasitesi krizi yaratacak katı ‘Al ya da Öde’ maddeleri yerine, yüksek esneklik marjlı dinamik bir fiyatlandırma modeli kurgulanmış mıdır?” sorusunu yöneltti.

Avcıoğlu, elektrik üretiminde AKSA ile uygulanan garantili alım modeline benzer bir hatanın doğal gazda da tekrarlanmaması gerektiğini belirterek, “Elektrikte AKSA ile yapılan garantili alım modeli hatasına bu kez gazda da düşülmemelidir, bu kritik detaylar kamuoyu ile şeffaf şekilde paylaşılmalıdır” dedi.

ULUSLARARASI TEKNİK STANDARTLARI GÜNDEME GETİRDİ
Boru hattının deniz altı ve kara bölümlerinde kullanılacak teknik standartlara ilişkin de sorular yönelten Avcıoğlu, deniz altı boru hattında DNV-ST-F101, kara altyapısında ise EN 1594 ve ISO 3183 standartlarının proje şartnamelerine eklenip eklenmediğinin açıklanmasını istedi.

Türkiye’nin TürkAkım ve TANAP gibi projelerde kullandığı uluslararası standartlara işaret eden Avcıoğlu, projenin teknik güvenliği ve uluslararası kabulü açısından benzer kuralların uygulanması gerektiğini kaydetti.

TEKNECİK’İN DÖNÜŞÜM TAKVİMİNİ SORDU
Doğal gaz boru hattı tamamlanmadan önce Teknecik Elektrik Santrali’nin gaz yakabilecek duruma getirilmesi gerektiğini belirten Avcıoğlu, santralde bu yönde yeterli bir hazırlık görmediklerini söyledi.

Avcıoğlu, “Gaz hattı bitmeden, Teknecik Santrali gazı yakmaya hazır hale getirilmelidir, bu konuda herhangi bir hazırlık göremiyoruz” dedi.

Çift yakıt dönüşümü ile yeni gaz türbini yatırımlarının KIB-TEK bünyesinde eş zamanlı olarak tamamlanıp tamamlanmayacağını soran Avcıoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Projenin tamamlanacağı öngörülen tarihe kadar, öz varlığımız olan Teknecik Santrali’nin doğalgaz entegrasyonu ve yeni gaz türbini yatırımları KIB-TEK bünyesinde eş zamanlı olarak tamamlanacak mıdır? Hat bittiğinde gazı yakacak ünitelerimiz hazır olmazsa, oluşacak devasa kamu zararının hesabını kim verecektir?”

SU PROJESİNDEKİ DAĞITIM SORUNUNU HATIRLATTI
Türkiye’den Kıbrıs’ın kuzeyine su getirilmesi projesini doğal gaz hattı açısından geçmişte yaşanan bir hazırlıksızlık örneği olarak gösteren Avcıoğlu, “Unutmayalım: Türkiye’den su geldiğinde gereken hazırlık önceden yapılmadığı için suyun ülke içi dağıtımı yapılamamıştı” dedi.

Avcıoğlu, benzer bir sorunun doğal gaz projesinde yaşanmaması için iletim, dağıtım, depolama ve tüketim altyapısının boru hattıyla eş zamanlı biçimde tamamlanması gerektiğini belirtti.

CEZAİ ŞARTSIZ YENİDEN MÜZAKERE OPSİYONU
Gelecekte Kıbrıs’ın gaz üreten veya satan bir konuma geçmesi halinde anlaşmanın yeniden ele alınabilmesi gerektiğini belirten Avcıoğlu, imzalanacak hükümetler arası anlaşmada sözleşmenin herhangi bir cezai yükümlülük olmadan yeniden müzakere edilmesini sağlayacak bir hükmün bulunup bulunmadığını sordu.

Avcıoğlu, gelecekte değişebilecek üretim, tüketim ve bölgesel ticaret koşullarının bugünden dikkate alınması gerektiğini kaydetti.

TRANSİT GAZ GELİRLERİ İÇİN HAK TALEBİ
Boru hattının ilerleyen yıllarda İsrail veya Doğu Akdeniz’deki diğer kaynaklardan çıkarılabilecek doğal gazın Türkiye ve uluslararası piyasalara taşınmasında kullanılabileceğini belirten Avcıoğlu, böyle bir durumda Kıbrıs’ın kuzeyinde kurulacak devlet şirketinin üçüncü taraf gazından transit geçiş veya taşıma bedeli tahsil etme hakkına sahip olması gerektiğini ifade etti.

Avcıoğlu, “Bu hattan geçecek üçüncü taraf gazından ‘Transit Geçiş / Taşıma Bedeli’ tahsil etme hakkı ticari anlaşmalarda geleceğe yönelik olarak önü açık şekilde tasarlanmış mıdır?” sorusunu yöneltti.

ENERJİ DİPLOMASİSİ VE KIBRIS SORUNU
Doğal gaz hattının Kıbrıs sorunundaki siyasi dengelere etkisine de değinen Avcıoğlu, enerji diplomasisinin Kıbrıslı Türklerin müzakere masasındaki konumunu güçlendirebileceğini belirtti.

Avcıoğlu, hükümete boru hattını yalnızca yakıt tedarik projesi olarak mı gördüğünü, yoksa bölgesel ve jeopolitik sonuçlarını dikkate alıp almadığını sordu.

“Doğu Akdeniz satranç tahtasında piyon olmakla şah olmak arasındaki ince çizgi, bu projenin ticari ve hukuki kontratlarında gizlidir” diyen Avcıoğlu, Türkiye ile ilişkileri zedeleyebilecek hazırlıksız ve plansız adımlardan kaçınılması gerektiğini belirtti.

Avcıoğlu açıklamasının sonunda şu ifadelere yer verdi:

“Kıbrıs Türk halkı bu projede sadece gaz faturası ödeyen edilgen bir tüketici değil; karar mekanizmasında eşit imzası olan, geleceğin etken, egemen ve gaz ihraç eden aktörü olmak zorundadır.

Altı boş, mevzuatı eksik, mühendisliği plansız atılacak her adımın Kıbrıs Türk halkının sırtına yeni siyasi ve finansal prangalar vuracağının bilinci ve sorumluluğuyla hareket etmek ülkeyi yönettiğini iddia edenlerin boynunun borcudur.”

DAUSEN

DAUSEN

Girne Belediyesi

Girne Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi