Ankara’dan AB’ye Kıbrıs tepkisi: “Rum tarafının tutumunu benimsediğiniz sürece çözüme katkı sağlayamazsınız”
Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Komisyonu’nun 2026 Türkiye Raporu’na sert tepki göstererek AB’yi Kıbrıs sorununda taraflı davranmakla suçladı. Ankara, raporda Yunanistan ve Kıbrıslı Rum tarafının tezlerinin savunulduğunu, Türkiye ile Kıbrıslı Türklerin hak ve çıkarlarının göz ardı edildiğini ileri sürdü. Bakanlık, Doğu Akdeniz’e ilişkin değerlendirmeleri de reddederken Türkiye–Libya deniz yetki alanları anlaşmasına yönelik eleştirilerin hukuki sonuç doğurmayacağını savundu.
Ankara’dan AB’ye Kıbrıs tepkisi: “Rum tarafının tutumunu benimsediğiniz sürece çözüme katkı sağlayamazsınız”
Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Komisyonu’nun 2026 Türkiye Raporu’na sert tepki göstererek AB’yi Kıbrıs sorununda taraflı davranmakla suçladı. Ankara, raporda Yunanistan ve Kıbrıslı Rum tarafının tezlerinin savunulduğunu, Türkiye ile Kıbrıslı Türklerin hak ve çıkarlarının göz ardı edildiğini ileri sürdü. Bakanlık, Doğu Akdeniz’e ilişkin değerlendirmeleri de reddederken Türkiye–Libya deniz yetki alanları anlaşmasına yönelik eleştirilerin hukuki sonuç doğurmayacağını savundu.
Bugün Kıbrıs
Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Komisyonu’nun 4 Kasım 2026’da yayımladığı Türkiye Raporu’na ilişkin yazılı açıklama yaparak Avrupa Birliği’nin Kıbrıs sorunu ve Doğu Akdeniz politikalarını eleştirdi.
Bakanlığın 212 numaralı açıklamasında, Avrupa Komisyonu’nun hazırladığı raporun Türkiye’ye yönelik önyargılı ve hakkaniyetten uzak bir yaklaşım sergilediği savunuldu.
Ankara, özellikle Kıbrıs sorunu, Türkiye–Libya deniz yetki alanları mutabakatı, siyasi kriterler, yargı ve temel haklara ilişkin değerlendirmeleri reddetti.
“AB BU TUTUMLA ÇÖZÜME KATKI SUNAMAZ”
Açıklamanın en dikkat çekici bölümü Kıbrıs sorununa ilişkin değerlendirme oldu.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Komisyonu’nun raporunda Yunanistan ve Kıbrıslı Rum tarafının uluslararası hukuka aykırı olduğunu savunduğu tezlere yer verildiğini ileri sürdü.
Ankara, Türkiye ve KKTC’nin hak ve menfaatlerinin göz ardı edildiğini belirtti.
Bakanlık, AB’nin Kıbrıs konusunda Kıbrıslı Rum tarafının görüşlerini koşulsuz biçimde benimsemesi halinde çözüm girişimlerine katkı sağlayamayacağını savundu.
AB RAPORUNDA İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜME ELEŞTİRİ
Avrupa Komisyonu’nun 2026 Türkiye Raporu’nda, Ankara’nın Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanımadığı ve iş birliği yapmayı reddettiği belirtildi.
Raporda, Türkiye’nin iki devletli çözüm politikasını sürdürmesinin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarıyla çeliştiği ifade edildi.
Avrupa Komisyonu, Türkiye’ye BM öncülüğündeki çözüm görüşmelerine bağlılığını yeniden teyit etme çağrısı yaptı.
Raporda ayrıca Ankara’nın Kıbrıs Cumhuriyeti ile ilişkilerini normalleştirmesi ve adadaki gerilimi artırabilecek tek taraflı adımlardan kaçınması istendi.
Türkiye ise bu değerlendirmelerin Kıbrıslı Türklerin siyasi eşitliğini ve haklarını göz ardı ettiğini savunuyor.
MARAŞ VE DOĞU AKDENİZ DE RAPORDA
Avrupa Komisyonu, kapalı Maraş bölgesinde atılan tek taraflı adımlara yönelik eleştirilerini yineledi.
Raporda Türkiye’den Maraş konusundaki adımları geri alması ve ilgili BM Güvenlik Konseyi kararlarına uyması istendi.
Doğu Akdeniz konusunda ise Türkiye’nin deniz yetki alanları politikaları ile enerji projelerine ilişkin değerlendirmelere yer verildi.
Özellikle Temmuz 2026’da Türkiye ile KKTC arasında deniz altından doğal gaz boru hattı kurulmasına yönelik imzalanan mutabakat gündeme getirildi.
Avrupa Komisyonu, projenin Kıbrıs Cumhuriyeti hükümetinin onayı olmadan kararlaştırıldığını belirtti.
Raporda ayrıca Türkiye’nin Yunanistan ile Kıbrıs Cumhuriyeti arasındaki Great Sea Interconnector elektrik bağlantısı projesine ilişkin araştırmaları engellediği değerlendirmesi yapıldı.
TÜRKİYE–LİBYA ANLAŞMASINI SAVUNDU
Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Komisyonu’nun Doğu Akdeniz’e ilişkin görüşlerinin uluslararası hukuka ve hakkaniyet ilkesine aykırı olduğunu savundu.
Ankara, Türkiye ile Libya arasında imzalanan deniz yetki alanları mutabakatına yöneltilen eleştirilerin hukuki bir sonuç doğurmadığını ileri sürdü.
Türkiye–Libya mutabakatı, Doğu Akdeniz’de deniz yetki alanlarının sınırlandırılması bakımından Türkiye, Yunanistan, Kıbrıs Cumhuriyeti ve AB arasında uzun süredir anlaşmazlık konusu olmaya devam ediyor.
YARGI VE TEMEL HAKLAR ELEŞTİRİLERİNE DE İTİRAZ
Türkiye Dışişleri Bakanlığı, raporun iç siyasete ilişkin değerlendirmelerini de reddetti.
Bakanlık, siyasi kriterler, yargı ve temel haklar konusunda yöneltilen eleştirileri dayanaksız olarak nitelendirdi.
AB yetkililerinin çifte standart uyguladığını savunan Ankara, raporun bu yönüyle inandırıcılığını kaybettiğini ileri sürdü.
Avrupa Komisyonu ise raporunda Türkiye’de seçilmiş siyasetçiler, muhalefet temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarına yönelik adli süreçlere dikkat çekerek hukuk devleti ve demokratik standartlarda gerileme yaşandığı değerlendirmesinde bulundu.
EKONOMİ VE GÜMRÜK BİRLİĞİ KONUSUNDA OLUMLU MESAJ
Ankara, raporun tüm bölümlerini reddetmedi.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Komisyonu’nun Türkiye ekonomisine ilişkin bazı tespitlerini olumlu bulduğunu açıkladı.
Bakanlık, Türkiye’nin ekonomik ve parasal politikalarındaki ilerlemeye, işleyen piyasa ekonomisine ve AB içindeki rekabet koşullarına uyum kapasitesine ilişkin değerlendirmeleri önemli gördüğünü belirtti.
Türkiye’nin savunma, güvenlik, tedarik zincirleri ve bölgesel bağlantılar konusundaki rolünün raporda kabul edilmesini de olumlu değerlendirdi.
Ankara, bu çerçevede Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği’nin güncellenmesi talebini yineledi.
ANKARA, AB İLE İLİŞKİLERİ GELİŞTİRMEYE HAZIR OLDUĞUNU AÇIKLADI
Dışişleri Bakanlığı, bütün itirazlarına rağmen Türkiye’nin AB ile ilişkilerini geliştirmeye hazır olduğunu bildirdi.
İlişkilerin tek taraflı siyasi yaklaşımlar yerine ortak çıkarlar ve uzun vadeli stratejik hedefler doğrultusunda şekillenmesi gerektiğini savundu.
Ankara, AB’den Türkiye’nin üyelik perspektifini güçlendirecek somut kararlar almasını istedi.
9 KASIM ÖNCESİNDE DİKKAT ÇEKEN AYRIŞMA
Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın açıklaması, BM’nin Kıbrıs sorununda yeni bir müzakere zemini oluşturma çabalarının sürdüğü döneme denk geldi.
Holguín, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve Kıbrıslı Rum lider Nikos Hristodulidis ile 9 Kasım’da üçlü görüşme gerçekleştirmeye hazırlanıyor.
Bir tarafta Avrupa Komisyonu, BM kararları doğrultusunda iki toplumlu, iki kesimli federasyon temelindeki çözüm çerçevesine bağlılığını koruyor. Diğer tarafta Ankara, AB’yi Kıbrıs sorununda tarafsız davranmamakla suçluyor ve egemen eşitlik temelindeki politikasını sürdürüyor.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın son açıklamasında çözüm modeline ilişkin yeni bir öneri ya da politika değişikliği duyurulmadı.
Bu nedenle önümüzdeki görüşmelerde temel sorulardan biri, Ankara’nın mevcut çözüm politikasını korurken BM öncülüğünde yeni bir müzakere sürecinin başlatılmasına hangi koşullarda destek vereceği olacak.
















