Alkollü mama skandalında iki yıllık adalet bekleyişi: Dava bugün Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlıyor

Acil Durum Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Servisi’nde yedi bebeğe etil alkol karışmış mama verilmesi ve 20 günlük Mihrimah Toymuradov’un hayatını kaybetmesiyle ilgili dava bugün Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlayacak. Yaklaşık iki yıldır adalet bekleyen ailenin mücadelesinde yeni bir aşamaya geçilirken, olayda sorumluluğu bulunan tüm kişilerin yargı önüne çıkarılması talebi de gündemdeki yerini korudu.

 Bugün Kıbrıs

Kıbrıs’ın kuzeyinde sağlık sisteminin en ağır skandallarından biri olarak hafızalara kazınan alkollü mama faciasında yargılama süreci bugün başlıyor. 2024 yılının ekim ayında Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ne bağlı Acil Durum Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Servisi’nde yedi bebeğin etil alkol karışmış mamayla beslenmesi, 20 günlük Mihrimah Toymuradov’un hayatını kaybetmesi ve altı bebeğin yoğun bakımda tedavi altına alınmasıyla sonuçlanmıştı. Olayın üzerinden yaklaşık iki yıl geçmesinin ardından dava bugün Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlayacak.

Mihrimah bebeğin ölümünün ardından başlatılan soruşturmada beş hemşire gözaltına alınmış, hastanedeki uygulamalar, etil alkolün su yerine kullanılmasına neden olan koşullar, tıbbi müdahaleler ve idari sorumluluklar tartışma konusu olmuştu. Adli Tıp raporlarının beklendiği süreçte soruşturma uzarken, aile yalnızca doğrudan olaya karıştığı belirtilen sağlık çalışanlarının değil, olayın meydana gelmesine neden olan ihmallerde sorumluluğu bulunan herkesin hesap vermesini talep etmişti.

YEDİ BEBEĞE SU YERİNE ETİL ALKOL VERİLDİ
Olay, 25 Ekim 2024’te Yenidoğan Yoğun Bakım Servisi’nde mama hazırlamak amacıyla kullanılan su ısıtıcısına su yerine etil alkol konulmasıyla başladı. Polis soruşturmasında, etil alkolün bulunduğu şişenin mama hazırlama alanındaki su şişeleriyle aynı yerde muhafaza edildiği, şişelerin üzerindeki işaretlemelerin ise yetersiz olduğu ortaya çıktı. Hazırlanan mamaların bebeklere verilmesinin ardından sağlık durumları ağırlaşan bebekler entübe edildi. Polis tarafından mahkemeye aktarılan bilgilere göre, erken doğum nedeniyle 7 Ekim’den itibaren kuvözde tedavi gören Mihrimah Toymuradov, 26 Ekim 2024 saat 13.30 sıralarında hayatını kaybetti.

Faciada etkilenen diğer altı bebeğin tedavileri haftalarca devam etti. Sağlık Bakanlığı, son iki bebeğin de 15 Kasım 2024’te taburcu edildiğini açıkladı. Olay yalnızca bebeklerin yanlış maddeyle beslenmesine ilişkin bir soruşturmayla sınırlı kalmadı; hastanede tıbbi malzemelerin saklanması, mama hazırlama koşulları, denetim mekanizmaları ve ailelerin bilgilendirilmesindeki gecikme de kamuoyunda büyük tepkiye neden oldu.

BEŞ HEMŞİRE TUTUKLANDI, 10 GÜN SONRA TEMİNATA BAĞLANDI
Soruşturma kapsamında 27 Ekim 2024’te gözaltına alınan ve ertesi gün Lefkoşa Kaza Mahkemesi’ne çıkarılan beş hemşire hakkında “tedbirsizlik ve ihmal sonucu ölüme sebebiyet verme” suçlamasıyla işlem başlatıldı. Hemşireler Ç.Ş., A.D., G.K.A., K.Y. ve M.A.’nın tutukluluk süreleri 31 Ekim’de yedi gün daha uzatıldı. Polis, olayla ilgili kamera kayıtlarını, alkol şişelerini, parmak izlerini ve el yazısı örneklerini incelemeye aldı. Soruşturma kapsamında doktorların, ailelerin ve diğer sağlık çalışanlarının ifadelerine de başvuruldu.

7 Kasım 2024’te yeniden mahkemeye çıkarılan beş hemşire, yurt dışına çıkış yasağı, nakdi teminat ve kefalet koşullarıyla tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Polis, M.A.’nın mama hazırlanmasında kullanılan su ısıtıcısına etil alkol koyduğunu, A.D.’nin ise hazırlanan mamayla bebekleri beslediğini mahkemeye aktardı. Diğer üç hemşire hakkında da dikkatsizlik ve ihmalkarlık suçlamaları gündeme geldi. İki hemşire görevlerinden uzaklaştırılırken haklarında disiplin soruşturması başlatıldı.

ÖLÜM NEDENİ TARTIŞMALARI VE ADLİ TIP RAPORU
Soruşturmanın ilk aşamalarında Mihrimah bebeğin ölümüne etil alkolün mü yoksa tedavisi sırasında kullanılan solunum cihazındaki olası bir sorunun mu neden olduğu tartışıldı. Hemşirelerin avukatları, bebeğe yapılan tıbbi müdahalelere ve ventilatör cihazının kullanımına ilişkin iddiaları mahkemeye taşıdı. Polis de cihaz üzerinde teknik inceleme yaptırdı.

Mihrimah bebeğe ön otopsi yapan Adli Tıp Uzmanı Dr. İdris Deniz, 1 Kasım 2024’te Bugün Kıbrıs’a yaptığı açıklamada, bebeğin vücudunda alkol tespit edildiğini, ancak kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Türkiye’ye gönderilen doku örneklerinin incelenmesi gerektiğini belirtmişti. Deniz, solunum cihazına bağlı gelişebileceği ileri sürülen akciğer sönmesi konusunda ise şu açıklamayı yapmıştı:

“Bebekte alkol tespiti yapıldı, cihazla ilgili ya da bebekte Pnömotoraks (Akciğer Sönmesi) geliştiğine dair benim bulgum yok ancak bebeğe göğüs tüpü takıldığına dair izler var. Bu da bu müdahalenin yapıldığını gösteriyor. Doktorların bunu yapma gerekçesine dair bende bilgi yok. Bu rapor elime ulaşınca yorumu ancak öyle yapabilirim.”

ADLİ TIP RAPORU 2025’TE POLİSE ULAŞTI
Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay, 15 Nisan 2025’te yaptığı açıklamada, Türkiye Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporun 4 Mart 2025’te Lefkoşa Polis Müdürlüğü’ne ulaştığını duyurdu. Özersay, Polis Genel Müdürlüğü’nden aldıkları resmi yazıya dayanarak, otopsi raporu doğrultusunda soruşturma dosyasının hazırlanacağını ve Başsavcılığın hukuki görüşüne sunulacağını açıklamıştı.

Ancak raporun ulaşmasının ardından da soruşturma süreci tamamlanmadı. Mayıs 2026’da Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Başsavcılıktan gelen yeni bir talep üzerine soruşturmanın yeniden başlatıldığını açıklarken, Başsavcı Sarper Altıncık dosyanın henüz Başsavcılığa ulaşmadığını ve polis aşamasında bulunduğunu belirtmişti. Bu açıklamalar, olayın üzerinden yaklaşık iki yıl geçmesine rağmen yargı sürecinin neden tamamlanamadığı sorularını yeniden gündeme getirdi.

MİHRİMAH’IN ANNESİ: “TÜM SORUMLULAR YARGILANSIN”
Mihrimah bebeğin annesi Güneş Toymuradowa, soruşturmanın yalnızca beş hemşireyle sınırlandırılmasına karşı çıktı. Mayıs 2026’da yaptığı açıklamada, olay sırasında görevli doktorun, hastanenin başhekiminin ve alkol şişesinin mama hazırlama alanına konulmasında sorumluluğu bulunan kişilerin de araştırılmasını istediklerini anlattı.

Toymuradowa, soruşturma memuruyla yaptıkları görüşmede taleplerini ilettiklerini belirterek şunları söylemişti:

“Bizim birkaç talebimiz oldu. Müdahale etmediği için mesela doktor soruşturmada yoktu. Biz doktorun müdahale etmesi gerekiyordu dedik. Doktorun davaya dahil edilmesini talep ettik. Aynı şekilde Eczacılar Birliği davada yok”

Anne Toymuradowa, Türkiye’den gelen otopsi raporuna ilişkin değerlendirmesinde ise “Rapora göre bebeğim alkolden öldü. Makinanın yanlış takıldığından dolayı ciğerlerinin patladığına dair iddialar vardı ama rapora göre öyle bir şey yok” demişti. Aile, alkol şişelerinin nereden geldiğinin, neden mama hazırlama alanında tutulduğunun ve gerekli denetimlerin neden yapılmadığının da ortaya çıkarılmasını talep etti.

PEDİATRİ KURUMU SİSTEMSEL İHMALLERE İŞARET ETMİŞTİ
Kıbrıs Türk Pediatri Kurumu da olayın ardından yaptığı açıklamada, facianın yalnızca bireysel hatalar üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirtmişti. Kurum, yenidoğan yoğun bakımda bebeklere su yerine etil alkolle hazırlanmış mama verilmesinin sağlık sistemindeki yapısal ve yönetsel zafiyetlerin göstergesi olduğunu ifade etmiş, denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve benzer olayların önlenmesi için kapsamlı düzenlemeler yapılmasını istemişti.

Kurumun açıklamasında, “Bu trajedi, sağlık sistemimizin köklü bir revizyona ihtiyaç duyduğunun en acı göstergesi” değerlendirmesine yer verilmişti. Sağlık çalışanlarının güvenli koşullarda çalışmasının sağlanması ve hasta güvenliğini esas alan bir sistem kurulması gerektiği belirtilmişti.

GÖZLER BUGÜN LEFKOŞA AĞIR CEZA MAHKEMESİ’NDE
Mihrimah Toymuradov’un henüz 20 günlükken hayatını kaybettiği facianın ardından yaklaşık iki yıl geçti. Polis soruşturması, otopsi incelemeleri, teknik raporlar ve ailelerin adalet talepleriyle geçen sürecin ardından alkollü mama davasının duruşmaları bugün Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlayacak. Beş hemşirenin mahkemeye çıkarılması beklenirken, davanın ilk duruşmasında ortaya konulacak suçlamalar ve yargılama takvimi de netleşecek.

Mihrimah bebeğin ölümünde doğrudan sorumluluk iddialarının yanı sıra hastanedeki denetim ve yönetim mekanizmalarının rolünün ne ölçüde ele alınacağı da önemini korudu. Ailenin tüm sorumluların araştırılması yönündeki talebi karşısında, mahkeme sürecinin hangi kapsamda ilerleyeceği merak konusu oldu.

DAUSEN

DAUSEN

LTB

LTB

Girne Belediyesi

Girne Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi

Çatalköy Belediyesi

Çatalköy Belediyesi