Tanpınar: “Gazetecinin korktuğu yerde halkın gerçeği öğrenme hakkı tehlikededir”
HP Genel Başkan Yardımcısı Fevzi Tanpınar, Pınar Barut'a yönelik şişeli saldırı sonrası gazetecilerin baskı, tehdit ve otosansür altında kalmasının yalnızca basını değil, bütün toplumu etkilediğini belirtti.
Tanpınar: “Gazetecinin korktuğu yerde halkın gerçeği öğrenme hakkı tehlikededir”
HP Genel Başkan Yardımcısı Fevzi Tanpınar, Pınar Barut'a yönelik şişeli saldırı sonrası gazetecilerin baskı, tehdit ve otosansür altında kalmasının yalnızca basını değil, bütün toplumu etkilediğini belirtti.
Bugün Kıbrıs/Genel Seçim 2026
Halkın Partisi Genel Başkan Yardımcısı Fevzi Tanpınar, gazeteci Pınar Barut’a yönelik şişeli saldırının yalnızca tek bir şiddet olayı olarak ele alınamayacağını belirterek gazetecilere yönelik tehditlerin, baskı iddialarının ve otosansürün demokratik yaşamı zayıflattığını söyledi. Tanpınar, basın özgürlüğünün ölçütünün iktidarı eleştiren gazetecilerin ne kadar güvende olduğu olduğunu ifade etti.
Tanpınar, gazetecilerin mahkeme önlerinde tehdit ve hakaretlerle karşı karşıya kalmasını, kamuoyunun izlediği davalarla ilgili sosyal medya hesaplarının kapatılmasına dönük şikayetleri ve medya kuruluşları üzerinden baskı kurulduğu yönündeki iddiaları hatırlattı. Bu meselelerin yeterince aydınlatılamamasının kaygıları artırdığını belirtti.
“BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ, İKTİDARIN HOŞUNA GİDEN HABERLERİN YAPILABİLMESİ DEĞİLDİR”
Tanpınar, “Basın özgürlüğü; iktidarı sorgulayabilmek, kamu kaynaklarının hesabını sorabilmek, yolsuzluk iddialarının üzerine gidebilmek, güçlü ve nüfuzlu kişileri araştırabilmek ve bütün bunları yaparken tehdit edilmemektir” dedi. Sansürün yalnızca yayın yasaklarıyla değil, tehdit, ekonomik baskı, hedef gösterme ve gazetecinin kendisini susturmak zorunda kalmasıyla da ortaya çıkabildiğini belirtti.
“İKTİDARIN GÖREVİ ELEŞTİRİ HAKKINI KORUMAKTIR”
Basın özgürlüğünün yalnızca gazetecilerin değil, bütün toplumun meselesi olduğunu belirten Tanpınar, siyasi iktidarların eleştiriyi kendilerine yönelik saldırı saymak yerine eleştiri hakkını güvence altına almakla sorumlu olduğunu kaydetti. Gazetecilere yönelik tehditlerin sıradanlaşmasının kamuoyunun gerçeği öğrenme hakkını zayıflattığını söyledi.
“GAZETECİYİ KORUYAN HUKUK OLMALIDIR”
Uzun yıllar gazetecilik yaptığını hatırlatan Tanpınar, savaş bölgelerinde ve siyasi krizlerde haber takip ettiğini belirterek gazetecilerin güvenliğinin kişisel himayeye bağlı olmaması gerektiğini söyledi. “Gazeteci, bir siyasetçinin himayesine, bir iktidar mensubunun iyi niyetine veya güçlü bir kişinin korumasına muhtaç olmamalıdır. Onu koruyan hukuk olmalıdır” dedi.
Pınar Barut’a yapılan saldırıyı kınayan Tanpınar, gazetecilerle dayanışma mesajı verdi. Açıklamasını “Gazetecinin korktuğu yerde halkın gerçeği öğrenme hakkı tehlikededir. Gazetecinin sustuğu yerde yolsuzluklar, usulsüzlükler ve hukuksuzluklar daha kolay gizlenir” sözleriyle sürdürdü ve habercilerin korkmadan çalışma hakkının korunması gerektiğini belirtti.
















