Kıbrıs Alevi Kültür Vakfı: Alevilik sertifikaya ve bürokratik kalıplara sığmaz
Kıbrıs Alevi Kültür Vakfı, Türkiye Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan Alevilik-Bektaşilik kurs programlarını eleştirdi. Vakıf, devletin görevinin Aleviliği tanımlamak değil, Alevilerin eşit yurttaşlık haklarını ve kendi öğretisini yaşatma iradesini güvence altına almak olduğunu belirtti.
Kıbrıs Alevi Kültür Vakfı: Alevilik sertifikaya ve bürokratik kalıplara sığmaz
Kıbrıs Alevi Kültür Vakfı, Türkiye Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan Alevilik-Bektaşilik kurs programlarını eleştirdi. Vakıf, devletin görevinin Aleviliği tanımlamak değil, Alevilerin eşit yurttaşlık haklarını ve kendi öğretisini yaşatma iradesini güvence altına almak olduğunu belirtti.
Kıbrıs Alevi Kültür Vakfı Mütevelli Heyeti, Türkiye Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan Alevilik-Bektaşilik kurs programları ve bunlara bağlı eğitici eğitimlerinin Aleviliği bürokratik standartlara ve sertifikalara indirgediğini belirterek uygulamaya tepki gösterdi.
“DEVLETİN GÖREVİ BİR İNANCI TANIMLAMAK DEĞİLDİR”
Vakıf, eşit yurttaşlığın yalnızca yasa önünde eşitlikten ibaret olmadığını; hukuki güvence, siyasal katılım, toplumsal tanınma, örgütlenme özgürlüğü ve kamusal kaynaklara adil erişimi kapsadığını belirtti. Açıklamada, laik devletin görevinin bir inancı tanımlamak, öğretisinin sınırlarını çizmek, temsilcilerini belirlemek veya inançsal yetkinliği belgelendirmek olmadığı kaydedildi.
Kıbrıs Alevi Kültür Vakfı, Aleviliğin mahiyeti, inançsal konumu ve Yol’un öznelerinin devletin idari tasarruf alanının dışında olduğunu belirterek, “tanıma” adı altında Aleviliğin merkezi bürokrasi tarafından yeniden tarif edilmesini inanç özgürlüğüne yönelik bir müdahale olarak değerlendirdi.
“YOL VE ERKAN İDARİ BİR KURS PROGRAMINA İNDİRGENEMEZ”
Açıklamada, Alevilik hakkında bilimsel bilgi verilmesi ile devletin Aleviliği tanımlaması arasında temel bir ayrım bulunduğu belirtildi. Vakıf; ikrar, rızalık, cem, musahiplik, ocak ve süreklerin merkezi idarenin belirlediği performans ölçütlerine sığdırılamayacağını, Yol hizmetlerinin profesyonel kamu personeli faaliyeti olmadığını kaydetti.
Vakıf, kurslara katılımın gönüllü tutulmasının da sorunu ortadan kaldırmadığını belirterek, müfredat, yöntem, eğitici ve sertifikanın devlet otoritesi tarafından belirlendiği durumda devletçe sınırlandırılmış bir Alevilik anlayışının ortaya çıkacağını ifade etti.
“YOL SERTİFİKAYA, RIZALIK BİATA SIĞMAZ”
Kıbrıs Alevi Kültür Vakfı açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Aleviliğin kadim öğretisini, rızalık temelli Yol’u ve hizmetleri bürokratik modüllere, standart ölçütlere, sertifikalara ve biat ilişkilerine indirgeyen hiçbir anlayışı kabul etmiyoruz. Devletin görevi Aleviliği tanımlamak değil; Alevilerin eşit yurttaşlık haklarını, özgür örgütlenmesini ve kendi öğretisini yaşatma iradesini güvence altına almaktır.”
Vakıf, Alevilerin eşitlik ve özgürlük talebinin yalnızca Alevi toplumunun değil, Türkiye’nin demokratikleşme, toplumsal barış ve halkların kardeşliği meselesi olduğunu belirtti.















