Güney tartışıyor I Kuraklık, şap ve ithalat baskısı: Kıbrıs’ın gıda zinciri ne kadar dayanıklı?
Kıbrıs’ta süren su sıkıntısı, uzun sıcak hava dalgaları, şap hastalığı nedeniyle hayvan itlafları ve yüksek ithalat bağımlılığı, gıda zincirinin dayanıklılığını yeniden gündeme taşıdı. Yetkililer, bugüne kadar su kıtlığıyla doğrudan bağlantılı bir gıda güvenliği vakası yaşanmadığını belirtirken, iklim değişikliği ve artan ithalatın denetim ihtiyacını büyüttüğünü söylüyor.
Güney tartışıyor I Kuraklık, şap ve ithalat baskısı: Kıbrıs’ın gıda zinciri ne kadar dayanıklı?
Kıbrıs’ta süren su sıkıntısı, uzun sıcak hava dalgaları, şap hastalığı nedeniyle hayvan itlafları ve yüksek ithalat bağımlılığı, gıda zincirinin dayanıklılığını yeniden gündeme taşıdı. Yetkililer, bugüne kadar su kıtlığıyla doğrudan bağlantılı bir gıda güvenliği vakası yaşanmadığını belirtirken, iklim değişikliği ve artan ithalatın denetim ihtiyacını büyüttüğünü söylüyor.
Bugün Kıbrıs
Kıbrıs’ta son aylarda üst üste yaşanan kuraklık, su sıkıntısı, aşırı sıcaklar ve şap hastalığı, adanın gıda üretimi ve gıda güvenliği konusunda yeni soru işaretleri yarattı.
Cyprus Mail’in 21 Eylül tarihli dosyasına göre, sorunların hiçbiri tek başına gıda güvenliği açısından alarm anlamına gelmiyor. Ancak ithalata önemli ölçüde bağımlı olan bir ada ekonomisinde bu gelişmelerin aynı dönemde yaşanması, gıda zincirinin ne kadar dayanıklı olduğu sorusunu öne çıkarıyor.
ŞAP HASTALIĞI VE SU KITLIĞI BASKISI
Şap hastalığı nedeniyle çok sayıda hayvanın itlaf edilmesi, hayvansal üretim üzerindeki baskıyı artırırken, uzun süredir devam eden su kıtlığı özellikle tarım sektörünü etkiliyor.
Güneydeki Kıbrıs Gıda Güvenliği Konseyi Başkanı Elisavet Constantinou, sürekli kuraklığın su kaynakları üzerindeki baskıyı artırdığını ancak bugüne kadar su kıtlığıyla doğrudan bağlantılı herhangi bir gıda güvenliği vakasının tespit edilmediğini söyledi.
Rum hükümeti su sıkıntısıyla mücadele kapsamında 168 milyon euroluk yatırım açıkladı.
Yetkililere göre iklim değişikliği ve su kıtlığı, tarımsal üretim yöntemlerini de değiştirebilir ve daha sürdürülebilir üretim modellerine geçiş ihtiyacını artırabilir.
İTHALATA YÜKSEK BAĞIMLILIK
Kıbrıs’ın gıda güvenliği açısından bir başka önemli başlık da ithalata bağımlılık.
Güneydeki İstatistik Dairesi verilerine göre yalnızca Mart 2026’da gıda ve içecek ithalatının değeri 141 milyon euroya ulaştı.
Üçüncü ülkelerden gelen hayvansal ürünler ve canlı hayvanlar, Larnaka ve Limasol’daki iki sınır kontrol noktasında veterinerlik hizmetleri tarafından denetleniyor.
Kontroller; belge incelemesi, kimlik kontrolü, fiziki muayene ve gerekli durumlarda laboratuvar testlerini kapsıyor.
AB ülkelerinden gelen ürünler ise sınırda aynı prosedürden geçmese de işletme ve depolama tesislerinde risk esaslı kontrole tabi tutuluyor.
GIDA GÜVENLİĞİNDE YENİ RİSKLER
Constantinou, küresel ticaretin genişlemesi, canlı hayvan ve gıda hareketliliğinin artması, yeni gıda kaynaklı tehlikeler, iklim değişikliği, antimikrobiyal direnç, gıda sahteciliği ve yanıltıcı etiketlemeyi başlıca riskler arasında sıraladı.
Kıbrıs açısından yüksek sıcaklıklar ve ithalat bağımlılığı nedeniyle soğuk zincirin kesintisiz korunması da kritik önem taşıyor.















