Sendikalardan hükümete: Yaşam hakkını korumak devletin tercihi değil, asli görevidir
Kamu-İş, KTAMS, Kamu-Sen, KTOEÖS ve KTÖS, peş peşe yaşanan facialar, iş kazaları ve güvenlik sorunlarının ardından kamu otoritesinin denetim sorumluluğunu sorguladı. Filo Jet ve Kumyalı’daki silo facialarının tüm yönleriyle aydınlatılmasını isteyen sendikalar, “İhmal varsa bunun yalnızca alt kademedeki çalışanlara yüklenmesi kabul edilemez. Sorumluluk zinciri teknik, idari ve siyasi boyutlarıyla ortaya çıkarılmalıdır” dedi.
Sendikalardan hükümete: Yaşam hakkını korumak devletin tercihi değil, asli görevidir
Kamu-İş, KTAMS, Kamu-Sen, KTOEÖS ve KTÖS, peş peşe yaşanan facialar, iş kazaları ve güvenlik sorunlarının ardından kamu otoritesinin denetim sorumluluğunu sorguladı. Filo Jet ve Kumyalı’daki silo facialarının tüm yönleriyle aydınlatılmasını isteyen sendikalar, “İhmal varsa bunun yalnızca alt kademedeki çalışanlara yüklenmesi kabul edilemez. Sorumluluk zinciri teknik, idari ve siyasi boyutlarıyla ortaya çıkarılmalıdır” dedi.
Bugün Kıbrıs
Kamu-İş, KTAMS, Kamu-Sen, KTOEÖS ve KTÖS, son dönemde peş peşe yaşanan facialar, afetler, iş kazaları ve kriminal olaylara ilişkin ortak açıklama yaparak, kamu otoritesinin insan hayatını korumak için olaylar yaşanmadan önce gerekli önlemleri almakla yükümlü olduğunu vurguladı.
Sendikalar, yaşanan can kayıpları karşısında temel sorunun “Bu can kayıplarının hangileri önlenebilirdi?” olduğunu belirterek, “Bir insanın yaşamını kaybetmesinden sonra yapılacak açıklamalar, önceden alınması gereken tedbirlerin yerini tutamaz” dedi.
“DEVLETİN GÖREVİ YALNIZCA İZİN VERMEK VE EVRAK KONTROL ETMEK DEĞİLDİR”
Kamu-İş Genel Merkezi’nde bu sabah gerçekleşen basın toplantısında ortak açıklama, Hür-İş Federasyonu ve Kamu-İş Başkanı Ahmet Serdaroğlu tarafından okundu. Kamu otoritesinin sorumluluğunun ruhsat ve uygunluk belgeleri düzenlemekle sona ermediğinin altı çizilen açıklamada, riskli yapılar, iş yerleri, kara ve deniz ulaşımı, limanlar, yolcu taşımacılığı, afetlere karşı altyapı ve kamu güvenliğini tehdit eden alanların etkin ve sürekli biçimde denetlenmesi gerektiği belirtildi.
Sendikalar, “Bir izin veya uygunluk belgesinin verilmiş olması, kamu otoritesinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Asıl mesele, yapılan denetimin gerçekten yeterli olup olmadığıdır” ifadelerini kullandı.
“İHMAL VARSA SORUMLULUK DA VARDIR”
Ortak açıklamada yaşanan her büyük olayın ardından yanıtlanması gereken sorular şöyle sıralandı:
“Risk önceden biliniyor muydu? Gerekli denetim yapılmış mıydı? Eksiklik tespit edilmiş miydi? Tespit edilmişse neden giderilmedi? Kim izin verdi? Kim denetledi? Kim gerekli tedbirleri almakla yükümlüydü?”
Sendikalar, “İhmal varsa bunun yalnızca alt kademedeki çalışanlara yüklenmesi kabul edilemez. Sorumluluk zinciri teknik, idari ve siyasi boyutlarıyla ortaya çıkarılmalıdır” dedi.
FİLO JET VE SİLO FACİASI İÇİN AYDINLATMA ÇAĞRISI
Kumyalı’da bir kamu kurumuna ait silonun çökmesi sonucu bir emekçinin yaşamını yitirdiği hatırlatılan açıklamada, silonun bakım geçmişinin, yapısal güvenliğinin, yapılan kontrollerin ve daha önce belirlenen riskler varsa bunların kamuoyuna açıklanması istendi.
Girne açıklarındaki Filo Jet faciasında 8 kişinin yaşamını yitirdiği, 20 kişinin kaybolduğu belirtilerek, “Geminin teknik yeterliliğinden sefer iznine, hava koşullarından liman denetimlerine kadar bütün süreç açıklığa kavuşturulmalıdır” denildi.
Sendikalar iki facia için de aynı soruyu yöneltti:
“Kamu otoritesi üzerine düşen denetim görevini eksiksiz yerine getirmiş midir?”
ERCAN İTFAİYESİ İÇİN 20 YILLIK ARAÇ UYARISI
Açıklamada Sivil Havacılık Ercan İtfaiyesi’nin araçlarının durumuna ilişkin de ciddi bir güvenlik uyarısı yapıldı.
Sendikalar, “Sivil Havacılık Ercan İtfaiye’nin araçları uluslararası kurallara uygun olmadığından olası bir kaza ve kırılmada uçaklara müdahalede yetersiz kalacağı endişesi taşımaktayız” dedi.
Söz konusu araçların 2006 yılında üretildiğini ve bugün 20 yıllık olduğunu belirten sendikalar, uluslararası havacılık kuralları gereği bu araçların en geç 10 yılda bir yenilenmesi gerektiğini kaydetti.
“ÇOCUKLARIMIZIN CAN GÜVENLİĞİ RİSK ALTINDA”
Kamusal eğitim alanlarına da dikkat çekilen açıklamada, öğrenci taşımacılığındaki denetim zafiyetlerinin çocukların can güvenliği açısından risk oluşturduğu belirtildi.
Sendikalar, “Depreme dayanıksız kamusal eğitim alanlarında eğitimin devam ediyor olması her an yaşanabilecek facialara gebedir” ifadelerini kullandı.
“DENETİM KAĞIT ÜZERİNDE DEĞİL, SAHADA YAPILMALIDIR”
Ortak açıklamada denetim mekanizmalarının işleyişine ilişkin şu ifadeler yer aldı:
“Denetim yalnızca belge imzalamak değildir. Denetim, tehlikeyi ortaya çıkmadan görmek ve ortadan kaldırmaktır.”
Sendikalar, “Bir tesis denetlenmiş olmasına rağmen çöküyorsa, bir ulaşım aracı gerekli izinlere sahip olmasına rağmen büyük bir faciayla karşı karşıya kalıyorsak, mevcut denetim sisteminin nasıl çalıştığını sorgulamak hepimizin görevidir” dedi.
“SORUMLULUK YALNIZCA CEZA SORUMLULUĞU DEĞİLDİR”
Soruşturmaların bağımsız ve şeffaf yürütülmesi, teknik raporların kamuoyundan saklanmaması ve sorumluluğu bulunan herkesin makamına bakılmaksızın hesap vermesi istendi.
Açıklamada, “Sorumluluk yalnızca ceza sorumluluğu değildir. İdari ve siyasi sorumluluk da vardır” denildi.
“İNSAN HAYATI İHMALİN BEDELİNİ ÖDEYEMEZ”
Kamu-İş, KTAMS, Kamu-Sen, KTOEÖS ve KTÖS, açıklamalarının sonunda taleplerini şöyle ortaya koydu:
“Bizler kamuda yetkili sendikalar olarak herhangi bir olaydan siyasi çıkar elde etme peşinde değiliz. Bizim derdimiz insan hayatıdır. Bir başka işçinin, bir başka yolcunun, bir başka yurttaşın yaşamını yitirmesini beklemeden gerekli tedbirlerin alınmasını istiyoruz.”
Sendikalar, “İnsan hayatı ihmalin, denetimsizliğin ve sorumsuzluğun bedelini ödeyemez. Yaşam hakkını korumak devletin tercihi değil, asli görevidir” diyerek yaşanan olayların tüm yönleriyle araştırılmasını, ihmallerin ortaya çıkarılmasını, sorumluların hesap vermesini ve denetim mekanizmalarının derhal güçlendirilmesini talep etti.















