Yunan akademisyen: “Türkiye’nin genişleyen etki alanı Kıbrıs’ta yeni gerçeklikler yaratıyor”

Pire Üniversitesi Öğretim Üyesi Dionysis Tsirigotis, Türkiye’nin Pakistan ve Suudi Arabistan’la kurduğu güvenlik ortaklığının Ankara’nın Körfez’den Doğu Akdeniz’e uzanan jeopolitik etkisini güçlendirdiğini savundu. Tsirigotis’e göre Türkiye, NATO üyeliğinin sağladığı avantajları korurken siyasi, askerî ve ekonomik hareket alanını sistemli biçimde genişletiyor.

Bugün Kıbrıs

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan güvenlik anlaşmasının bölgesel etkileri Kıbrıs ve Yunanistan’da tartışılmaya devam ediyor.

Pire Üniversitesi Uluslararası ve Avrupa Çalışmaları Bölümü Öğretim Üyesi Dionysis Tsirigotis, Phileleftheros’a verdiği röportajda anlaşmanın Güney Asya ve Körfez’den Doğu Akdeniz’e uzanan yeni bir jeopolitik zincirin önemli halkası olduğunu ileri sürdü.

Tsirigotis, söz konusu yapının henüz kurumsallaşmış bir “İslam NATO’su” olarak değerlendirilemeyeceğini ancak üç güçlü bölgesel aktörün geleneksel güvenlik garantörlerine bağımlılıklarını azaltma arayışını yansıttığını söyledi.

“TÜRKİYE NATO’DAN VAZGEÇMEDEN ALANINI GENİŞLETİYOR”
Yunan akademisyen, yeni oluşumun merkezinde Türkiye’nin bulunduğunu savundu.

Ankara’nın NATO üyeliğinin sağladığı siyasi ve askerî avantajlardan vazgeçmeden farklı bölgelerde yeni ortaklıklar kurduğunu belirten Tsirigotis, Türkiye’nin siyasi, askerî ve ekonomik etkisini sistemli biçimde genişlettiğini ileri sürdü.

Bu durumun Türkiye’ye daha geniş bir hareket serbestisi kazandırdığını söyleyen Tsirigotis, AB, ABD veya NATO’nun Türkiye’nin bölgesel politikalarını kendiliğinden sınırlandıracağı beklentisinin gerçekçi olmadığını savundu.

“KIBRIS VE YUNANİSTAN İÇİN YENİ GERÇEKLİKLER OLUŞUYOR”
Tsirigotis’e göre Türkiye’nin artan manevra alanı, Kıbrıs ve Yunanistan bakımından yeni stratejik koşullar yaratıyor.

Kıbrıs’ın coğrafi konumunu yalnızca siyasi söylem olarak kullanmak yerine somut stratejik değere dönüştürmesi gerektiğini belirten akademisyen, Lefkoşa ve Atina’nın gelişmelere hukuk, diplomasi ve güvenlik politikaları üzerinden ortak yanıt vermesi gerektiğini söyledi.

Tsirigotis, Kıbrıs’ın Doğu Akdeniz’deki konumunun enerji, güvenlik, diplomasi ve bölgesel iş birliği alanlarında daha etkin kullanılmasını önerdi.

DENİZ PARKLARI VE “MAVİ VATAN” DEĞERLENDİRMESİ
Röportajda Türkiye’nin Ege’de ilan ettiği deniz parkları ve “Mavi Vatan” yaklaşımı da ele alındı.

Tsirigotis, Türkiye’nin tek taraflı adımlarının uluslararası hukuk bakımından yeni haklar oluşturmadığını savundu.

Bununla birlikte söz konusu uygulamaların, Türkiye’nin Ege ve Doğu Akdeniz’deki iddialarını zaman içerisinde idari, kurumsal ve operasyonel olarak yerleşik hale getirebileceği uyarısında bulundu.

Akademisyene göre asıl risk, uluslararası hukukun bir anda değişmesi değil, Türkiye’nin tezlerinin düzenli ve sistematik uygulamalarla sahada kalıcılaştırılması.

“TUTARLI VE UZUN VADELİ BİR STRATEJİ GEREKİYOR”
Tsirigotis, Lefkoşa ve Atina’nın Türkiye’nin adımlarına yalnızca dönemsel açıklamalarla karşılık vermesinin yeterli olmayacağını savundu.

Rum ve Yunan taraflarının uluslararası hukuk çerçevesinde itirazlarını sürdürmesi, haklarını aktif biçimde kullanması, diplomatik girişimlerini artırması ve güvenilir bir caydırıcılık politikası oluşturması gerektiğini ileri sürdü.

DAUSEN

DAUSEN

Girne Belediyesi

Girne Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi

Çatalköy Belediyesi

Çatalköy Belediyesi