YKP: Haftalık liderler görüşmeleri olumlu ancak somut adımlardan hala uzağız
Yeni Kıbrıs Partisi (YKP), Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile Kıbrıslı Rum Lider Nikos Hristodulidis’in haftalık olarak bir araya gelmesi ve ortak Sivil Toplum Danışma Organı kurulmasını olumlu karşıladı ancak bunların Kıbrıslıların günlük yaşamında fark yaratacak somut güven artırıcı önlemlerin yerini tutamayacağını belirtti. YKP, Maraş’tan yeni geçiş noktalarına, askersiz Lefkoşa’dan elektrik bağlantısına kadar beş başlık altında önerilerini sıraladı.
YKP: Haftalık liderler görüşmeleri olumlu ancak somut adımlardan hala uzağız
Yeni Kıbrıs Partisi (YKP), Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile Kıbrıslı Rum Lider Nikos Hristodulidis’in haftalık olarak bir araya gelmesi ve ortak Sivil Toplum Danışma Organı kurulmasını olumlu karşıladı ancak bunların Kıbrıslıların günlük yaşamında fark yaratacak somut güven artırıcı önlemlerin yerini tutamayacağını belirtti. YKP, Maraş’tan yeni geçiş noktalarına, askersiz Lefkoşa’dan elektrik bağlantısına kadar beş başlık altında önerilerini sıraladı.
Bugün Kıbrıs
Yeni Kıbrıs Partisi (YKP) Sekreteryası, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile Kıbrıslı Rum Lider Nikos Hristodulidis’in 26 Ağustos’ta ara bölgede gerçekleştirdiği görüşmenin sonuçlarını değerlendirdi.
YKP, görüşmeden iki somut karar çıktığını; liderlerin bundan sonra haftalık düzenli aralıklarla buluşması ile ortak bir Sivil Toplum Danışma Organı kurulması ve üyelerinin açıklanmasının kararlaştırıldığını hatırlattı.
Bu adımların aylardır “metodoloji” ve “hazırlık” başlıkları etrafında ilerleyen süreç açısından hareket işareti olduğunu belirten YKP, “Bunlar sembolik olarak hareket işaretleridir ve YKP olarak takdirle karşılıyoruz. Ancak takdir, ölçüyü değiştirmez” dedi.
“KIBRISLILARIN GÜNLÜK HAYATINDA HİÇBİR ŞEY DEĞİŞMEZ”
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in 29 Temmuz’daki basın toplantısında, tüm Kıbrıslıların günlük yaşamlarında fark yaratabilecek güven artırıcı önlemlerin belirlenmesi ve uygulanmasını istediğini anımsatan YKP, haftalık toplantılar ile danışma organının tek başına yeterli olmayacağını kaydetti.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Haftalık toplantılar ve danışma organları, işin gerektirdiği elle tutulur güven yaratıcı önlemlerin yerini tutmaz; hazırlığın hazırlığı olmaya devam ederse Kıbrıslıların günlük hayatında hiçbir şey değişmez.”
YKP, liderlerin önüne konulması gereken güven artırıcı önlemler paketinin yeni keşfedilecek bir liste olmadığını, yıllardır masada bulunan ve uluslararası hukuk ile BM parametrelerine dayanan somut adımlardan oluştuğunu belirtti:
“İki tarafın iradesi olsa bir hafta içinde uygulanabilecek şeyler, komite ve danışma organı bekletmelerinde kaybolamaz.”
MARAŞ’IN YASAL SAHİPLERİNE İADESİ ÇAĞRISI
YKP’nin ilk başlığı Maraş’ın yasal sahiplerine iadesi oldu. Açıklamada bunun 1979 Denktaş-Kipriyanu Antlaşması’ndan bu yana partinin savunduğu bir talep olduğu, BM Güvenlik Konseyi’nin 550 ve 789 sayılı kararlarının da konuya ilişkin uluslararası çerçeveyi belirlediği kaydedildi.
YKP, Maraş’ın herhangi bir karşılık beklenmeden askersizleştirilmesini, BM denetimine devredilmesini ve Mağusalıların geri dönüşüne olanak sağlanmasını istedi. Açıklamada, “Türkçe konuşan Mağusalıları onlarca yıldır bir cesetle yaşamaya mahkum etmekten vazgeçilmesinin zamanı çoktan geçmiştir” denildi.
MARONİTLERİN KÖYLERİNE DÖNÜŞÜ VE SİYASİ HAKLAR
İkinci başlıkta Kıbrıslı Maronitlerin 1974 öncesinde yoğun olarak yaşadığı Kormakitis, Karpashia, Asomatos ve Ayia Marina köylerine dönüşü ele alındı. YKP, Kıbrıslı Maronitlerin köylerine geri dönüşünün önündeki bütün engellerin kaldırılmasını ve dile getirilen ikinci köy talebinin de karşılanmasını istedi.
Parti, geri dönüşün tek başına yeterli olmayacağını belirterek Kıbrıs’ın kuzeyindeki Kıbrıslı Rum ve Maronit topluluklarına belediye, Meclis ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı tanınmasını ve kurumsal ayrımcılığın sona erdirilmesini de önerdi.
“ASKERSİZ LEFKOŞA” ÇAĞRISI
YKP üçüncü başlıkta, 20 yılı aşkın süredir yürüttüğü “askersiz Lefkoşa” kampanyasının hayata geçirilmesini istedi.
Açıklamada, Lefkoşa surlar içinin tamamen askerden arındırılması, Ledra ile Girne Caddesi’nin birleşmesinin önünün açılması ve ara bölgenin iki toplumun ortak yaşam alanına dönüştürülmesi talep edildi.
YENİ GEÇİŞ NOKTALARI, MAĞUSA LİMANI VE ELEKTRİK BAĞLANTISI
YKP’nin dördüncü başlığı, daha önceki müzakere dönemlerinde de gündeme gelen güven artırıcı önlemleri kapsadı.
Parti; mülkiyet konusunda Annan Planı’ndan kalan modellerin ele alınmasını, Mağusa Limanı’nın Yeşil Hat Tüzüğü çerçevesinde doğrudan ticarete açılmasını, yeni geçiş noktalarının açılmasını ve mevcut geçişlerde sigorta ile kayıt işlemleri dahil bürokratik prosedürlerin önce azaltılıp ardından kaldırılmasını istedi.
Açıklamada ayrıca iki taraf arasındaki elektrik bağlantısının güçlendirilmesi, telefon ve veri iletişiminde tek yönlü bağımlılığın ortadan kaldırılması, adanın tümünde ortak para birimi hedefinin gündeme alınması ve sivil yaşamı etkileyen askeri geçit törenlerinin kaldırılması önerildi.
YKP, bu adımların kapsamlı çözüm tamamlanmadan da hayata geçirilebileceğini belirtti.
FEDERAL ÇÖZÜM VE ADANIN ASKERSİZLEŞTİRİLMESİ
Beşinci ve uzun vadeli başlıkta YKP, adanın koşulsuz askersizleştirilmesini, Türkiye ve Yunanistan’ın askeri varlığının sona ermesini, İngiliz üslerinin kapatılmasını, yabancı silahlı varlıklara ilişkin anlaşmaların feshedilmesini ve garantörlük sisteminin sona erdirilmesini istedi.
YKP, Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumların iki bölgeli, iki toplumlu, siyasi eşitliğe dayalı, tek egemenliği ve tek vatandaşlığı bulunan federal bir yapı içerisinde ortak gelecek kurması gerektiğini savundu.
Açıklamada, Türkiye hükümeti çevreleri ve müttefiklerinden gelen “iki devlet” ve “tükenmiş modeller” söylemlerinin bu çerçeveyi ortadan kaldırma girişimi olduğu değerlendirmesinde bulunuldu ve BM’nin geçmiş yakınlaşmaların dikkate alınması yönündeki tutumu hatırlatıldı.
“HER ŞEYİ KONUŞALIM, HİÇBİR ADIM ATMAYALIM” UYARISI
YKP, liderlerin haftalık görüşmesi ve Sivil Toplum Danışma Organı kararlarının ancak somut güven artırıcı önlemlerle desteklenmesi halinde anlam kazanacağını kaydetti:
“Aksi halde bunlar da ‘her şeyi konuşalım, hiçbir adım atmayalım’ oyununun daha kurumsallaşmış hali olmaktan öteye geçemez.”
Parti son olarak adanın iki yakasındaki barış yanlısı Kıbrıslıları, demokratik kitle örgütlerini, sendikaları, meslek birliklerini, gençlik ve kadın hareketleri ile aktivistleri çözüm sürecini ileri taşıyacak eylem, buluşma ve girişimlere destek vermeye çağırdı.















