Yarın masada önemli sınav: Liderler süreci sözden sonuca taşıyabilecek mi?

Tufan Erhürman ile Nikos Hristodulidis’in yarınki görüşmesi, sadece yeni geçiş noktalarının değil, Antonio Guterres’in “öz, yöntem ve güven artırıcı önlemler” üzerine kurduğu yeni yol haritasının da ilk ciddi sınavı olacak. Masadan çıkacak küçük bir uzlaşı yeni 5+1 toplantısının önünü açabilir; geçiş noktalarında dahi sonuç alınamaması ise artan diplomatik trafiğin henüz gerçek bir müzakere sürecine dönüşemediğini gösterecek.

Bugün Kıbrıs

Kıbrıs sorununda son aylarda hızlanan diplomatik hareketliliğin yönünü belirleyecek kritik görüşme yarın yapılacak. Kıbrıslı liderler Tufan Erhürman ile Nikos Hristodulidis, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in temmuz ayındaki Kıbrıs ziyaretinin ardından ilk kez baş başa görüşecek.

Masadaki en görünür başlık yeni geçiş noktaları olacak. Ancak görüşmenin taşıdığı siyasi anlam bunun çok ötesinde. Liderlerin üzerinde uzlaşması gereken asıl mesele, Kıbrıs sorunundaki yeni sürecin nasıl ve hangi zeminde ilerleyeceği.

Yarınki buluşma, Guterres’in oluşturmaya çalıştığı üç ayaklı çerçevenin ilk somut testi niteliğinde: Kıbrıs sorununun özü, müzakere yöntemi ve güven artırıcı önlemler.

MASADAKİ İLK SINAV GEÇİŞ NOKTALARI
Guterres’in Kıbrıs ziyaretinde gündeme getirdiği Haspolat ve Kiracıköy geçiş noktalarının eş zamanlı açılmasına ilişkin formülün yarın yeniden ele alınması bekleniyor.

Tarafların müzakerecileri liderler görüşmesine hazırlık amacıyla yaklaşık iki saat süren bir toplantı gerçekleştirdi. Görüşmede yeni geçiş noktalarının yanı sıra geçmiş müzakerelerde oluşan yakınlaşmaların kayda geçirilmesi çalışması da değerlendirildi.

Yeni geçiş noktaları Kıbrıs sorununun çözümü anlamına gelmiyor. Ancak liderlerin görece sınırlı ve iki toplumun günlük yaşamını doğrudan etkileyen bu konuda anlaşabilmesi, daha zor başlıklarda ilerleme sağlanıp sağlanamayacağının göstergesi olacak.

Masadan çıkacak somut bir sonuç, BM tarafından iki liderin anlaşma üretebildiğinin kanıtı olarak değerlendirilecek. Bunun da yeni bir genişletilmiş 5+1 toplantısına giden yolu açması bekleniyor.

GUTERRES’İN FORMÜLÜ: ÖZ, YÖNTEM VE GÜVEN
BM’nin yeni yaklaşımı yalnızca güven artırıcı önlemlerden oluşmuyor. Guterres ve Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin, ilerleme sağlanabilmesi için üç alanın birlikte ele alınmasını istiyor.

Birinci ayak, çözümün özüne ilişkin başlıkları ve geçmiş müzakerelerde sağlanan yakınlaşmaları kapsıyor.

İkinci ayak, yeni müzakere sürecinin nasıl yürütüleceğine odaklanıyor. BM, tarafların yalnızca yeniden masaya oturmasını değil, önceki başarısızlıkların tekrarlanmasını önleyecek, takvimi ve hedefi belirlenmiş sonuç odaklı bir yöntem oluşturulmasını istiyor.

Üçüncü ayak ise yeni geçiş noktaları başta olmak üzere iki toplum arasında güveni ve teması artıracak önlemleri içeriyor.

Holguín, bu üç alanın birbirinden koparılamayacağını vurgulayarak yeni bir 5+1 toplantısı için liderlerin düzenli biçimde görüşmesini, güven artırıcı önlemlerde ilerleme sağlamasını ve öz ile yöntem üzerinde çalışmasını ön koşul olarak ortaya koydu. BM’nin başarısızlıkla sonuçlanma riski bulunan yeni bir genişletilmiş toplantıya gitmek istemediğini de açık biçimde belirtti. Politis⁠

YAKINLAŞMALAR YENİDEN MASADA
BM, geçmiş müzakere süreçlerinde, Crans-Montana’ya kadar sağlanan yakınlaşmaları tek bir belgede toplamak için çalışmalarını sürdürüyor.

Hazırlanacak belgenin iki lidere ve üç garantör ülkeye verilmesi bekleniyor. Holguín, yakınlaşmaların tarafların istediklerini seçebileceği bir “menü” olmadığını; yönetim, siyasi eşitlik, mülkiyet, toprak, güvenlik ve garantiler gibi başlıkların birbiriyle bağlantılı olduğunu vurguluyor.

Bu çalışmanın amacı, daha önce uzlaşılan konuların yeniden yıllarca müzakere edilmesini önlemek ve yeni sürecin hangi ortak zemin üzerinden başlayabileceğini belirlemek.

Ancak diplomatik hareketlilik artmasına rağmen tarafların temel stratejik pozisyonlarında henüz belirgin bir değişiklik görülmüyor. Türkiye iki devletli çözüm politikasını sürdürüyor. Erhürman ise Türkiye’nin onayı olmadan ne yeni bir 5+1 toplantısının ne de kapsamlı bir anlaşmanın mümkün olabileceğini açıkça ifade ediyor. Hristodulidis de sürecin Crans-Montana’da kaldığı yerden, BM kararları temelinde başlamasını savunuyor.

GUTERRES’İN ZAMANI DARALIYOR
Yarınki görüşmenin önemini artıran bir başka unsur, BM Genel Sekreteri Guterres’in görev süresinin 31 Aralık 2026’da sona erecek olması.

BM’de yeni Genel Sekreterin kim olacağına ilişkin süreç hızlanırken Guterres’in önünde Kıbrıs dosyasını yeniden işleyen bir müzakere sürecine dönüştürmek için sınırlı bir zaman bulunuyor.

Holguín’in çabası da Guterres’in görev süresi sona ermeden önce taraflar arasında ortak bir zemin oluşturulmasına, geçmiş yakınlaşmaların korunmasına ve yeni bir 5+1 toplantısının başarısızlıkla sonuçlanmayacak biçimde hazırlanmasına odaklanıyor.

TOPLUMLARIN DESTEĞİ OLMADAN SÜREÇ İLERLEYEMEZ
Prof. Dr. Charis Psaltis ve Prof. Dr. Neophytos Loizides tarafından gerçekleştirilen son kamuoyu araştırması da Guterres’in üç ayaklı yaklaşımının yalnızca diplomatik değil, toplumsal bir karşılığı bulunması gerektiğini ortaya koyuyor.

Kıbrıslı Rum toplumundan 824 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırmaya göre en büyük kaygılar barış fikrinden çok, olası bir çözümün uygulanıp uygulanamayacağı üzerinde yoğunlaşıyor. Devletin işleyip işlemeyeceği, siyasi tıkanıklıkların nasıl aşılacağı, anlaşmalara uyulup uyulmayacağı ve hakların korunup korunmayacağı temel endişeler arasında bulunuyor.

Araştırma çözümün içeriği kadar uygulanma yönteminin, güvence mekanizmalarının ve iki toplum arasındaki temasın da önem taşıdığını gösteriyor.

YARINKİ MASANIN KRİTİK SORUSU
Erhürman-Hristodulidis görüşmesinden kapsamlı bir çözüm planı çıkması beklenmiyor. Yarın aranacak yanıt daha temel:

İki lider, en azından yeni geçiş noktaları gibi somut bir konuda ortak karar üretebilecek mi?

Üretilecek küçük bir sonuç, Guterres’in üç ayaklı yol haritasını ileri taşıyabilir ve yeni 5+1 toplantısına kapı aralayabilir. Sonuç alınamaması ise Kıbrıs sorununda hareketliliğin arttığını ancak sürecin hala yön, ortak irade ve siyasi cesaretten yoksun olduğunu gösterecek.

DAUSEN

DAUSEN

Girne Belediyesi

Girne Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi

Çatalköy Belediyesi

Çatalköy Belediyesi