Selma Eylem’e BM toplantısı sonrası polis baskısı: Adli Şube’ye ifadeye çağrıldı
Gazeteci Ali Kişmir, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs ziyareti sırasında yapılan sivil toplum toplantısında federal çözüm ve barış talebini dile getiren Selma Eylem’in daha sonra polis tarafından ifadeye çağrıldığını açıkladı. Kişmir, Eylem’in “Elimizde resmi evrak var” denilerek Adli Şube’ye çağrıldığını belirterek, “Bunun adı baskıdır. Selma Hoca üzerinden tüm topluma gözdağı vermektir” dedi.
Selma Eylem’e BM toplantısı sonrası polis baskısı: Adli Şube’ye ifadeye çağrıldı
Gazeteci Ali Kişmir, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs ziyareti sırasında yapılan sivil toplum toplantısında federal çözüm ve barış talebini dile getiren Selma Eylem’in daha sonra polis tarafından ifadeye çağrıldığını açıkladı. Kişmir, Eylem’in “Elimizde resmi evrak var” denilerek Adli Şube’ye çağrıldığını belirterek, “Bunun adı baskıdır. Selma Hoca üzerinden tüm topluma gözdağı vermektir” dedi.
Bugün Kıbrıs
Gazeteci Ali Kişmir, sosyal medya hesabından yayımladığı “Selma Eylem’e siyasi baskı” başlıklı köşe yazısında, Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası’nın (KTOEÖS) eski Başkanı Selma Eylem’in, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs ziyareti sırasında katıldığı bir toplantıda yaptığı konuşma nedeniyle polis tarafından ifadeye çağrıldığını açıkladı.
Kişmir, Eylem’in İki Toplumlu Barış İnisiyatifi adına katıldığı toplantıda, federal çözüm ve barış talebini içeren ve 100’ü aşkın örgütün imzaladığı ortak deklarasyonu Guterres’e aktardığını hatırlattı. Eylem’in konuşması sırasında Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Turgay Deniz’in müdahalesiyle karşılaştığını ve hakarete uğradığını belirten Kişmir, yaşananların ardından Eylem’in Adli Şube tarafından aranarak ifadeye çağrıldığını yazdı.
“SELMA HOCA O TOPLANTIDA FEDERAL ÇÖZÜM VE BARIŞ TALEBİNİ İLETTİ”
Kişmir, söz konusu toplantıda Eylem’in ne söylediğini şu ifadelerle aktardı:
“Selma Hoca o toplantıda, insiyatifin hazırlamış olduğu federal çözüm ve barış talebini içeren ve 100’ü aşkın örgütün imzaladığı ortak deklerasyonu Guterres’e iletmiş, adamızın bölünmüşlüğünün her iki toplum için mağduriyet yarattığına ancak Kıbrıslı Türkler için bu mağduriyetin daha derin yaşandığına dikkat çekmiş, kuzeyde yaratılan statükonun, bundan nemalananların ve toplumun getirildiği durumun altını çizmiş, dayatma politikalarla getirilmeye çalışıldığı duruma değinmiş, çözüm ve barışın aciliyetine vurgu yapmıştı!..”
Kişmir, Ticaret Odası Başkanı Turgay Deniz’in tam da bu konuşma sırasında Eylem’e müdahale ettiğini ve hakaret içeren sözler kullandığını belirterek, “Meselenin net ve gerçek özeti budur” dedi.
“ŞİKAYET YOK AMA RESMİ EVRAK VAR NE DEMEK?”
Olayın kamuoyuna yansımasının ardından Eylem’in geçtiğimiz günlerde polise bağlı Adli Şube tarafından arandığını belirten Kişmir, ifadeye çağrılma gerekçesini sorguladı.
Kişmir, “Siyasi bir konuda normal olarak bir kişiyi siyasi şube arar ancak adli olmayan bu konuda Selma Hocayı adli şube arıyor ve kendisini o toplantıda neler söylediğini açıklaması için ifadeye çağırıyor!.. Akıl alır gibi değil!” ifadelerini kullandı.
Eylem’e ulaşan polisin “Elimizde resmi evrak var” dediğini aktaran Kişmir, şu soruları yöneltti:
“‘Şikayet yok ama resmi evrak var’ da ne demek? Yani KKTC ve/veya TC devletleri, ‘Selma Eylem’in ne dediğini öğrenin’ diye polise resmi bir evrak mı gönderdi?”
Kişmir, Selma Eylem’in kendisine polisin bu durumu izah edemediğini söylediğini de aktardı.
EYLEM İFADE VERMEYİ REDDETTİ
Kişmir’in yazısına göre Selma Eylem, polis tarafından yapılan çağrı üzerine ifade vermeyi reddetti. Eylem’in konuyu avukatıyla görüştüğünü, avukatının da polisle temasa geçtiğini belirten Kişmir, yapılan görüşmeler sonucunda Eylem’in ifade vermek zorunda olmadığının ortaya çıktığını kaydetti.
Yaşananları doğrudan siyasi baskı olarak nitelendiren Kişmir, “Bunun adı baskıdır… Selma Hoca üzerinden tüm topluma gözdağı vermektir!..” dedi.
CİHAT YAYCI’NIN SÖZLERİNİ HATIRLATTI
Kişmir, kısa süre önce Cihat Yaycı’nın Türkiye medyası üzerinden yaptığı açıklamaları da hatırlattı. Yaycı’nın “Bana verilen bilgiye göre söylüyorum” dediğine işaret eden Kişmir, bu bilginin kim tarafından verildiğini sorguladı.
Toplantıda yaşananları kendisinin de toplantıya katılan kişilerden öğrendiğini belirten Kişmir, “Bu da demek oluyor ki, bu adama da bilgiler o toplantıya katılanlar tarafından verilmiş!..” değerlendirmesinde bulundu.
Yaycı’nın açıklamasındaki “Kanun yok mu kardeşim” sözlerine de işaret eden Kişmir, bunun Eylem’in polis tarafından ifadeye çağrılmasıyla bağlantılı olduğunu savundu.
Kişmir, Yaycı’nın “Bu sendikalara para Türkiye’den gidiyor. Türkiye bunlara parayı kesmeli. Bunları kapatmalı” sözlerini hatırlatarak, bu yaklaşımın Kıbrıslı Türk toplumundaki muhalif sesleri susturma isteğini ortaya koyduğunu belirtti.
“KIBRISLI TÜRK TOPLUMUNU TAMAMEN SUSTURMAK İSTİYORLAR”
Kişmir yazısında, “Kıbrıs Türk Toplumunu tamamen susturmak istiyorlar… Kim konuşuyorsa ona yönelik baskı ve tehdit oluşturmaya çalışıyorlar…” dedi.
Eylem’in durumunun önemine dikkat çeken Kişmir, “Tekrar ediyorum, bu topraklarda, bir sivil toplum örgütü temsilcisi, bir toplantıda söyledikleri için adli şube tarafından ifadeye çağrılıyor!!! Geldiğimiz nokta bu!..” ifadelerini kullandı.
ERHÜRMAN’A ÇAĞRI: “ELİNİZDEKİ RESMİ EVRAK NEDİR DİYE SORACAK MISINIZ?”
Kişmir, yazısının sonunda Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’a seslenerek polis tarafından yapılan çağrının araştırılmasını istedi.
Kişmir, Erhürman’a şu soruları yöneltti:
“Polisin başını huzurunuza çağırıp, ‘Bu anti-demokratik uygulamayı neden yaptınız, elinizdeki resmi evrak nedir, sizden bunu yapmanızı kim veya kimler istemiştir’ diye soracak mısınız?”
Kişmir ayrıca, “Ve de bunu kamuoyu ile paylaşıp bir daha yaşanmaması için ortaya irade koyacak mısınız?” diye sordu.
Yazısını, “Başka bir yerden beklentim olmadığı için size soruyorum sayın cumhurbaşkanı!.. Çünkü gidişat hiç de iyi değil!..” sözleriyle tamamladı.















