KTOEÖS: 29 PDR ve 18 özel eğitim öğretmeni ihtiyacına karşın nakil yapılmadı
KTOEÖS Eğitim Sekreteri Seçil Toprak, okullarda 29 Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik öğretmeni ile 18 özel eğitim öğretmenine ihtiyaç duyulmasına rağmen bu alanlarda hiçbir nakil çalışması yapılmadığını açıkladı. Disiplin vakalarının dört yılda yüzde 66 arttığını belirten Toprak, okulların eksik kadrolarla yeni öğretim yılına başlayacağı uyarısında bulundu.
KTOEÖS: 29 PDR ve 18 özel eğitim öğretmeni ihtiyacına karşın nakil yapılmadı
KTOEÖS Eğitim Sekreteri Seçil Toprak, okullarda 29 Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik öğretmeni ile 18 özel eğitim öğretmenine ihtiyaç duyulmasına rağmen bu alanlarda hiçbir nakil çalışması yapılmadığını açıkladı. Disiplin vakalarının dört yılda yüzde 66 arttığını belirten Toprak, okulların eksik kadrolarla yeni öğretim yılına başlayacağı uyarısında bulundu.
Bugün Kıbrıs
Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Eğitim Sekreteri Seçil Toprak, okullardaki altyapı ve donanım eksikliklerinin yanı sıra kadro açığının da eğitimi nitelik açısından “içler acısı” bir duruma sürüklediğini belirtti. Konteynerlerde ve tamamlanmayan inşaatlarda sürdürülen eğitim öğretimin, kamusal, nitelikli ve bilimsel eğitimin gözden çıkarıldığını uzun süredir gösterdiğini kaydetti.
Plansız nüfus politikaları ve kontrolsüz nüfus artışı nedeniyle sınıfların her yıl daha da kalabalıklaştığını belirten Toprak, öğrenci profilinin dil, kültür, sosyoekonomik yapı ve özel eğitim gereksinimleri bakımından çeşitlendiğine işaret etti. Bu değişime uygun bir eğitim politikasının geliştirilmediğini, okulların ihtiyaç duyduğu insan kaynağı ile destek mekanizmalarının da oluşturulmadığını vurguladı.
DİSİPLİN VAKALARI DÖRT YILDA YÜZDE 66 ARTTI
Toprak, okullardaki yapısal sorunların sonucunda disiplin olayları, şiddet vakaları, akran zorbalığı ile öğrencilerin kendilerine ve çevrelerine zarar verme eğilimlerinin endişe verici boyutlara ulaştığını belirtti.
KTOEÖS’ün Mayıs 2024’te yayımladığı “Okullarda Disiplin ile Şiddet ve Zorbalık Anketi Sonuçları”nı hatırlatan Toprak, 2019-2020 ile 2023-2024 öğretim yılları arasında okullarda görüşülen disiplin vakalarının yüzde 66 arttığını, yalnızca 2023-2024 öğretim yılında ise bir önceki yıla göre yüzde 13,8’lik artış yaşandığını aktardı. Geçen öğretim yılında öğrenciler arasındaki şiddet ve akran zorbalığı görüntülerinin basına ve sosyal medyaya yansıyacak kadar yaygınlaştığını kaydeden Toprak, şu soruyu yöneltti:
“Peki, artan şiddet ve akran zorbalığına çözüm üretmede Bakanlık bir sorumluluk almakta mıdır?”
PDR VE ÖZEL EĞİTİM İHTİYAÇLARI GÖRMEZDEN GELİNDİ
Psikolojik danışmanlık ve rehberlik hizmetlerindeki kadroların yeterli hale getirilmesinin atılması gereken ilk adım olduğunu belirten Toprak, Eğitim Bakanlığının bu yıl ihtiyaç duyulan 29 Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik (PDR) öğretmeni ile 18 özel eğitim öğretmeni için hiçbir nakil çalışması yapmadığını açıkladı.
Toprak, bu tercihin sonucunu şu sözlerle anlattı:
“Yüzlerce PDR ve özel eğitim öğretmeni atama beklemeye devam ederken, bu öğretmenlere ihtiyaç duyan okullar yeni öğretim yılına yine eksik kadrolarla başlayacaktır. Daha da kaygı verici olan ise bu eksikliklerin, yasa ve tüzüklere dayanmayan görevlendirmeler ya da siyasi rant aracına dönüştürülen geçici öğretmen uygulamalarıyla alelacele giderilmeye çalışılacak olmasıdır. Bu anlayış, eğitimde planlamanın ve liyakatin değil, günü kurtarmaya yönelik keyfi uygulamaların esas alındığını bir kez daha ortaya koymaktadır.”
“TAM GÜN EĞİTİM” VAADİ, KONTEYNER SINIFLAR VE KALABALIK ŞUBELER
Üç yıl önce herhangi bir altyapı hazırlığı yapılmadan “tam gün eğitim” söylemiyle kamuoyuna büyük vaatler sunulduğunu hatırlatan Toprak, öğrencilerin halen konteyner sınıflarda veya depreme dayanıksız okul binalarında eğitim aldığını belirtti. Bazı okullarda sınıf mevcutlarının 40 öğrenciye ulaştığını, Türkçe bilmeyen ve özel eğitime ihtiyaç duyan öğrencilerin de bulunduğu bu yapının giderek daha fazla içinden çıkılmaz hale geldiğini kaydetti.
Sınıf tekrarı yapması gereken öğrencilerin birkaç yılda bir Bakanlar Kurulu kararıyla bir üst sınıfa geçirildiğine işaret eden Toprak, bu uygulamanın öğrencileri “kalsak da nasıl olsa sınıfı geçeriz” anlayışına sürüklediğini belirtti. Öğretmenlerin, öğrencilerin ve okul idarecilerinin adeta kaderlerine terk edildiğini kaydeden Toprak, eğitimde çağdaş standartlardan her geçen gün daha fazla uzaklaşıldığını ifade etti.
UNICEF 100 ÖĞRENCİYE BİR PDR ÖĞRETMENİ ÖNERDİ
Öğrencilerin önemli bir bölümünün aç kaldığını, okullardaki güvenliklerinin risk altında bulunduğunu ve artan şiddet ile akran zorbalığının çözümünün öğretmenlere ve okul idarelerine yüklendiğini belirten Toprak, UNICEF’in 2021 tarihli “Kaliteli Kapsayıcı Eğitim Modeli’nin Okul Psikolojik Danışmanlarına Bakışı – Politika Belgesi”ne dikkat çekti.
Belgede, ortaöğretimdeki psikolojik danışmanların yalnızca mesleki görevlerini yürütmesi ve danışmanlık dışındaki görevlerden muaf tutulması koşuluyla her 100 öğrenciye bir PDR öğretmeni görevlendirilmesinin önerildiğini aktaran Toprak, okullardaki mevcut tablonun bu standardın çok uzağında kaldığını belirtti.
“250 ÖĞRENCİYE BİR PDR ÖĞRETMENİ KABULÜYLE YAPILAN ATAMALAR BİLE EKSİK”
Mevcut atamalarda her 250 öğrenci için bir PDR öğretmeninin esas alındığını ancak bu ölçüte göre dahi kadroların tamamlanmadığını belirten Toprak, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“250 öğrenciye 1 PDR öğretmeni kabulüyle yapılan atamalar bile eksik kalmakta iken, var olan ihtiyaçların çalışılmaması, PDR ve özel eğitim öğretmenlerinin onları bekleyen okullara gönderilmemesi Bakanlığın sorunları çözmek için hiç uğraşmadığını göstermektedir. Üstelik her bir rehber öğretmenin sorumluluğuna düşen öğrenci sayısı, öğretmenlerimizin öğrencilerle yeteri kadar ilgilenememelerine sebep olmaktadır.”
Herhangi bir sorun ve bunun sonucunda yaşanan gelişmeler karşısında Bakanlığın sorumluluk almadığını savunan Toprak, okul idarelerine baskı uygulandığını; anayasal haklarını kullanarak eylemlerle sesini duyuran öğretmenlerin ise baskı, korku ve susturma politikalarıyla sindirilmeye çalışıldığını belirtti.
“SORUNLARI GÖRMEZDEN GELMEK, ÇÖZÜM ÜRETMEK DEĞİLDİR”
Çocukların laik, nitelikli, güvenli, bilimsel ve kamusal eğitim hakkı için mevcut anlayışı kabul etmediklerini belirten Toprak, eğitim sistemini günü kurtaran politikalarla değil, bilimsel veriler ve gerçek ihtiyaçlar doğrultusunda yeniden planlamanın Bakanlığın temel sorumluluğu olduğunu vurguladı.
KTOEÖS’ün çocukların geleceğini tehdit eden ihmalkar ve baskıcı anlayışa karşı mücadelesini sürdüreceğini kaydeden Toprak, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Eğitimi gözden çıkaranların; ‘okul yaptık, yapıyoruz’, ‘eğitimde dijitalleşmeye geçiyoruz’ gibi içi boş, süslü söylemlerle algı yaratmaya çalışması, yaşanan gerçekleri gizlemeye yetmeyecektir. Halkı yanıltmaya ve yaşanan sorunları görmezden gelmeye dayalı bu anlayıştan artık vazgeçilmelidir. Sendikamız, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da eğitimde yaşanan gerçekleri tüm açıklığıyla ortaya koymaya; okullarımızda nitelikli, bilimsel, laik ve kamusal eğitim için mücadele etmeye kararlılıkla devam edecektir.”













