Fidan’dan Holguin’e Guterres ziyareti öncesi “iki devlet” mesajı
BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin, Guterres’in 27-29 Temmuz’daki Kıbrıs ziyareti öncesinde Ankara’da Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile görüştü. Ankara görüşmede Kıbrıs Türk tarafının “egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün” kabul edilmesi gerektiği görüşünü yinelerken, çözümün “Ada’daki iki devletin yan yana var olması” temelinde şekillenmesi gerektiğini savundu.
Fidan’dan Holguin’e Guterres ziyareti öncesi “iki devlet” mesajı
BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin, Guterres’in 27-29 Temmuz’daki Kıbrıs ziyareti öncesinde Ankara’da Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile görüştü. Ankara görüşmede Kıbrıs Türk tarafının “egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün” kabul edilmesi gerektiği görüşünü yinelerken, çözümün “Ada’daki iki devletin yan yana var olması” temelinde şekillenmesi gerektiğini savundu.
Bugün Kıbrıs
BM Genel Sekreteri António Guterres’in Kıbrıs’a yapacağı kritik ziyaret öncesinde diplomasi trafiğinin Ankara ayağı tamamlandı.
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar’ı 24 Temmuz’da Ankara’da kabul etti.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı görüşmenin gerçekleştiğini yayımladığı fotoğrafla duyururken, diplomatik kaynaklardan görüşmenin içeriğine ilişkin bilgiler de Türkiye basınına yansıdı.
ANKARA POZİSYONUNU KORUDU
Diplomatik kaynakların aktardığı bilgilere göre Fidan, görüşmede Türkiye’nin Kıbrıs sorunundaki mevcut pozisyonunu Holguin’e yeniden iletti.
Ankara, Kıbrıs’ta kalıcı ve sürdürülebilir bir çözümün ancak “Ada’daki gerçekler” temelinde bulunabileceğini savunarak, “iki devletin yan yana var olması” yaklaşımını yineledi.
Fidan’ın ayrıca Kıbrıs Türk tarafının “egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün” kabul edilmesi gerektiği görüşünü Holguin’e aktardığı belirtildi.
Türkiye böylece Guterres’in Kıbrıs ziyareti öncesinde çözüm modeline ilişkin resmi pozisyonunda değişiklik olmadığı mesajını verdi.
HOLGUİN ANKARA’YA BRÜKSEL TEMASLARININ ARDINDAN GELDİ
Ankara görüşmesi, Holguin’in Guterres’in Kıbrıs ziyareti öncesinde yürüttüğü yoğun diplomatik temasların bir parçası olarak gerçekleşti.
Holguin Ankara’ya gelmeden önce Brüksel’de Avrupa Birliği yetkilileriyle temaslarda bulundu. Görüşmelerde Kıbrıs sorununun yanı sıra AB’nin sürece nasıl katkı sağlayabileceği de ele alındı.
Holguin’in temaslarında tarafların mevcut pozisyonlarını ve olası hareket alanlarını belirlemeye çalıştığı değerlendiriliyor.
Ankara ise bu diplomasi trafiğinin en kritik duraklarından biri oldu.
GUTERRES 27 TEMMUZ’DA KIBRIS’A GELİYOR
Fidan-Holguin görüşmesinin zamanlaması, temasın siyasi önemini artırıyor.
BM Genel Sekreteri António Guterres 27-29 Temmuz tarihleri arasında Kıbrıs’ta olacak.
Guterres’in ziyareti sırasında Kıbrıslı Türk lider Tufan Erhürman ve Kıbrıslı Rum lider Nikos Hristodulidis ile ayrı ayrı görüşmeler gerçekleştirmesi bekleniyor.
Ziyaretin en kritik aşamasını ise 29 Temmuz’da ara bölgede yapılması planlanan Guterres-Erhürman-Hristodulidis üçlü görüşmesi oluşturacak.
MASADAKİ TEMEL AYRIŞMA SÜRÜYOR
Ankara’dan Holguin’e verilen mesaj, Guterres’in ziyaretine günler kala taraflar arasındaki temel ayrışmanın devam ettiğini de ortaya koydu.
Rum tarafı müzakerelerin BM Güvenlik Konseyi kararlarında öngörülen siyasi eşitliğe dayalı iki toplumlu, iki kesimli federasyon temelinde yeniden başlamasını savunuyor.
Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafı ise egemen eşitlik ve eşit uluslararası statünün kabul edilmesini yeni bir resmi müzakere sürecinin ön koşulu olarak ortaya koyuyor.
Fidan-Holguin görüşmesinden kamuoyuna yansıyan mesajlarda, Ankara’nın bu pozisyonunda değişikliğe gittiğine ilişkin herhangi bir işaret yer almadı.
GÖZLER ŞİMDİ GUTERRES’İN LEFKOŞA TEMASLARINDA
Ankara temasının ardından Holguin’in Türkiye’den aldığı mesajları BM Genel Sekreteri’ne aktarması bekleniyor.
Bu nedenle Guterres’in Kıbrıs ziyareti yalnızca iki lider arasındaki mevcut farklılıkların ele alınacağı bir temas değil, BM’nin taraflar arasında yeniden ortak zemin oluşturup oluşturamayacağının sınanacağı kritik bir aşama niteliği taşıyor.
29 Temmuz’daki üçlü görüşmeden çıkacak sonuç, yeni bir gayriresmi 5+1 toplantısının önünün açılıp açılmayacağı açısından da belirleyici olacak.
Fidan-Holguin görüşmesinin ardından ortaya çıkan tablo ise Ankara’nın Guterres’in ziyareti öncesinde müzakere zemini konusunda geri adım atmadığını ve BM sürecine “egemen eşitlik, eşit uluslararası statü ve iki devlet” parametreleri üzerinden yaklaşmaya devam ettiğini gösteriyor.













