Güç-Sen’den Mağusa Limanı’nda uyarı grevi: Sabrımızın son noktasına geldik!
Güç-Sen Başkanı Ediz Kanatlı, Mağusa Limanı’nda personel eksikliği, çevre kirliliği ve altyapı sorunları nedeniyle artık dayanacak güçlerinin kalmadığını belirterek, “Biz artık sabrımızın son noktasına geldik. Önümüzdeki dönemde de personel sayımızı artırmak, çevre ve altyapı sorunlarının çözülmesi için eylemlerimiz devam edecek” dedi.
Güç-Sen’den Mağusa Limanı’nda uyarı grevi: Sabrımızın son noktasına geldik!
Güç-Sen Başkanı Ediz Kanatlı, Mağusa Limanı’nda personel eksikliği, çevre kirliliği ve altyapı sorunları nedeniyle artık dayanacak güçlerinin kalmadığını belirterek, “Biz artık sabrımızın son noktasına geldik. Önümüzdeki dönemde de personel sayımızı artırmak, çevre ve altyapı sorunlarının çözülmesi için eylemlerimiz devam edecek” dedi.
Bugün Kıbrıs
Gümrük Çalışanları Sendikası (Güç-Sen), Mağusa Limanı’nda yaşanan personel eksikliği, altyapı yetersizlikleri ve çevre kirliliğine dikkat çekmek amacıyla iki saatlik uyarı grevi yaptı. Saat 08.00-10.00 arasında yapılan grevde sendika yöneticileri, limanda yıllardır çözüm bekleyen sorunları kamuoyuyla paylaştı.
Güç-Sen Başkanı Ediz Kanatlı, eylemin personel eksiklikleri ve fiziki koşullardaki olumsuzluklar nedeniyle yapıldığını söyledi. Sendikanın açıklaması ise Güç-Sen Mağusa Bölge Sorumlusu Ahmet Yurteri tarafından okundu.
YURTERİ: “BU EYLEM HİZMET AKSATMAK İÇİN DEĞİL, ÇALIŞANLARIN SAĞLIĞI İÇİN YAPILDI”
Güç-Sen Mağusa Bölge Sorumlusu Ahmet Yurteri, Mağusa Limanı’nda iki saatlik uyarı grevinin, yıllardır çözüm bekleyen sorunlara dikkat çekmek amacıyla yapıldığını belirtti. Yurteri, eylemin hizmet aksatmak için değil, çalışanların sağlığını, güvenliğini ve limanın sürdürülebilir şekilde hizmet verebilmesini sağlamak için yapıldığını kaydetti.
Yurteri, geçtiğimiz çarşamba gecesi limanda ihracat işlemleri devam ederken Şipyat Tersanesi’nde kum raspa çalışması yapıldığını, bu işlem sırasında ortaya çıkan grit ve aşındırıcı tozların kontrolsüz biçimde liman sahasına yayıldığını söyledi. Gümrük personelinin bu tozun içinde çalışmak zorunda bırakıldığını belirten Yurteri, durumun yalnızca liman çalışanlarını değil, Surlariçi esnafını, çevredeki okulları ve Mağusa halkını da etkileyen ciddi bir çevre ve halk sağlığı sorununa dönüştüğünü ifade etti.
Yurteri, “Hiç kimsenin ekonomik faaliyet yürütme hakkı, çalışanların ve toplumun sağlığını tehlikeye atma hakkı değildir” dedi. Çevre Dairesi’ne resmi şikayet yapıldığını belirten Yurteri, bu tür çalışmaların gerekli çevresel ve iş sağlığı önlemleri alınmadan yapılmaması gerektiğini vurguladı.
Limanın en büyük sorunlarından birinin personel yetersizliği olduğunu kaydeden Yurteri, gümrük muhafaza kadrolarına personel alımı için açılan 20 kişilik münhalin ihtiyacın çok altında kaldığını belirtti. Teşkilat Yasası’nın izin verdiği kadro sayısının 43 olduğunu hatırlatan Yurteri, “Yetersiz personel ile hem güvenliği sağlamak, hem kaçakçılıkla mücadele etmek, hem de artan ticaret hacmine cevap vermek mümkün değildir” dedi.
Yurteri ayrıca limanda yetersiz aydınlatma, zemin bozuklukları, kontrolsüz tır trafiği, hurdalar, atıl araçlar, park düzensizliği, sosyal alan eksikliği ve personelin kullanabileceği yaşam konteynerinin bulunmaması gibi sorunların sürdüğünü belirtti. Bu taleplerin lüks olmadığını vurgulayan Yurteri, güvenli çalışma ortamı, kamu hizmetinin kalitesi ve insan onuruna yakışır koşullar için somut adım beklediklerini söyledi.
Yurteri, “Mağusa Limanı ülkemizin dış ticaret kapısıdır. Bu liman günü kurtaran anlayışla değil, planlı, güvenli ve çağdaş bir yönetim anlayışıyla idare edilmelidir” dedi.
KANATLI: “DERTLER DERYA OLMUŞ, DAYANACAK GÜCÜMÜZ KALMADI”
Güç-Sen Başkanı Ediz Kanatlı ise basın açıklamasının ardından yaptığı konuşmada, Mağusa Limanı’ndaki sorunların artık çok ağırlaştığını söyledi. Kanatlı, daha önce de limanda yürüyüş yaparak sorunları kamuoyuna ve basına anlattıklarını hatırlattı.
Kanatlı, limanda hem personel yetersizliği hem de kötü çalışma koşulları altında görev yaptıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Mağusa Limanı’nda sorun olduğunu biliyoruz. Bu basın açıklamasını dinledikten sonra baktık ki burada dertler derya olmuş. Evet, dertler çok fazla. Daha önce de burada bir yürüyüş yapıp hem kamuoyuna hem basına tanıtmıştık bu durumu ve bu uygulamaları. Burada bizim artık dayanacak gücümüz kalmadı.”
Kanatlı, sendikanın çevre kirliliği, altyapı sorunları ve personel eksikliği konusunda gerekli girişimleri yaptığını belirtti. Çevre Dairesi’ne şikayette bulunduklarını, belediye ve Ulaştırma Bakanlığı ile görüşmeler yaptıklarını kaydeden Kanatlı, buna karşın somut adım atılmadığını söyledi.
“SABRIMIZIN SON NOKTASINA GELDİK”
Kanatlı, Mağusa Limanı’ndaki koşulların hem çalışanları hem de halk sağlığını tehdit ettiğini belirtti. Yetersiz personelle ve mevcut çalışma şartlarında görev yaptıklarını söyleyen Kanatlı, bunun artık çözülmesi gerektiğini ifade etti.
Kanatlı, mücadelenin süreceğini belirterek şöyle konuştu:
“Bir türlü adım atılmıyor ve biz artık sabrımızın son noktasına geldik. Bunun sebebi de şu; hem yetersiz personel ile çalışıyoruz hem bu çalışma şartlarında çalışıyoruz. Bunun artık noktalanması gerekir, buna bir çözüm üretilmesi gerekir. Bu yüzden önümüzdeki dönemde de hem personel sayımızı artırmakla ilgili hem de çevre sorunları ve altyapı sorunlarıyla ilgili eylemlerimiz devam edecek.”
“KİMYASAL PARTİKÜLLER KARAKOL İLKOKULU’NA KADAR GİTTİ”
Kanatlı, özellikle geçtiğimiz akşam limanda yaşanan olayın ciddi bir çevre ve sağlık sorunu yarattığını belirtti. Kanser vakalarının toplumda önemli bir yara haline geldiğini söyleyen Kanatlı, kimyasal tamir ve boyama işlemlerinin artık yalnızca limanı değil, Mağusa halkını da etkilediğini ifade etti.
Kanatlı, rüzgarın yön değiştirmesiyle kimyasal partiküllerin Karakol İlkokulu’na kadar gittiğini belirterek, Çevre Dairesi’nden yanıt beklediklerini söyledi:
“Burada geçen akşam yaşanan sıkıntılar ciddi sıkıntılardır. Ülkemizde kanser vakalarının bu kadar yoğun olduğu, toplumsal bir yara olarak ortada durduğu bir durumda bu kadar umursuz ve önlemsiz yapılan kimyasal tamirleri, boyamaları artık sadece limanı değil bütün Mağusa halkını etkilemeye başladı. Rüzgarın yön değiştirmesiyle Karakol İlkokulu’na kadar giden kimyasal partiküller var. Biz Çevre Dairesi’ne gerekli şikayetlerimizi yaptık. Bunlarla ilgili yanıt bekliyoruz.”
Kanatlı, bu konuyla ilgili diğer örgütlerle birlikte Mağusa Limanı’nda yeni bir eylem planladıklarını da açıkladı.













