1974’ün görünmeyen yarası için kamusal hafıza adımı I Lefkoşa’nın merkezine savaşta cinsel şiddet anıtı
Kıbrıs Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu, 1974’te savaş koşullarında cinsel şiddete maruz kalan kadınlar için Lefkoşa’da anıt yapılmasını onayladı. Karar, “savaşta tecavüzün silah olarak kullanılması” başlıklı etkinlikte duyuruldu.
1974’ün görünmeyen yarası için kamusal hafıza adımı I Lefkoşa’nın merkezine savaşta cinsel şiddet anıtı
Kıbrıs Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu, 1974’te savaş koşullarında cinsel şiddete maruz kalan kadınlar için Lefkoşa’da anıt yapılmasını onayladı. Karar, “savaşta tecavüzün silah olarak kullanılması” başlıklı etkinlikte duyuruldu.
Bugün Kıbrıs
Kıbrıs Cumhuriyeti’nde, 1974’te savaş koşullarında cinsel şiddete maruz kalan kadınların kamusal hafızada görünür kılınması amacıyla Lefkoşa’nın merkezine anıt yapılacak.
AlphaNews’in haberine göre karar, “Zoi — Savaş Şiddetine Karşı Yaşam Vakfı” tarafından 19 Haziran Silahlı Çatışmalarda Cinsel Şiddetin Ortadan Kaldırılması Uluslararası Günü dolayısıyla Başkanlık Sarayı’nda düzenlenen etkinlikte açıklandı. Etkinliğin başlığı “Savaş silahı olarak tecavüz: hafıza, tanıma ve eylem” olarak duyuruldu.
Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komiseri Josie Christodoulou, Bakanlar Kurulu’nun geçtiğimiz çarşamba günü anıtın yapımını onayladığını ve sürecin uygulama aşamasına geçtiğini bildirdi. Anıtın Lefkoşa’nın merkezi bir noktasına, Lefkoşa Belediye Başkanı Haralambos Pruntzos’un desteğiyle dikileceği belirtildi.
Christodoulou, 2024’ten bu yana Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis’in vakfın anıt girişimine destek verdiğini ifade etti. Komiser, savaş koşullarında kadınlara ve kız çocuklarına yönelik cinsel şiddetin sessizlik içinde bırakılmasının mağdurları korumadığını, aksine onları kamusal hafızanın dışında tuttuğunu vurguladı.
Etkinlikte Avrupa Parlamentosu Milletvekili Lukas Furlas da konuştu. Furlas, Avrupa Parlamentosu Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komitesi’nde geçen ay kabul edilen ve 1974’te cinsel şiddete maruz kalan kadınlara ilişkin hazırlanan karar metnine dikkat çekti. Söz konusu kararın kısa süre içinde Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu’nda da oylanmasının beklendiği aktarıldı.
Zoi Vakfı Başkanı Natasa Frederikou ise savaşta cinsel şiddetin çatışmaların “kaçınılmaz sonucu” değil, hayatları yıkan ve kuşaklar boyu süren travmalar bırakan bir savaş suçu olduğunu belirtti. Frederikou, 1974 kadınlarından söz ederken yalnızca mağdurlardan değil, kadın bedenini savaş alanına çeviren stratejik bir şiddetin hedefi haline getirilen insanlardan söz edildiğini ifade etti.
Etkinlikte ayrıca 1974’te cinsel şiddete maruz kalan kadınların tanıklıklarından bölümler sahnelendi. AlphaNews, bu tanıklıkların savaş döneminde tecavüzün bir savaş silahı ve etnik temizlik taktiği olarak kullanıldığı iddiasını öne çıkardığını yazdı.














