Jerusalem Post: “Türk Cumhuriyeti’nin sonu”

The Jerusalem Post, Erdoğan yönetimindeki Türkiye için “Türk Cumhuriyeti’nin sonu” başlığını attı; yazıda Ankara’nın içeride rejimi dönüştürdüğü, dışarıda ise İsrail açısından “yeni İran” olarak görülmesi gerektiği ileri sürüldü.

Bugün Kıbrıs

The Jerusalem Post’ta yayımlanan yorum yazısında, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye Cumhuriyeti’nin yapısını köklü biçimde dönüştürdüğü ve Ankara’nın artık yalnızca “zor bir müttefik” değil, İsrail açısından bölgesel bir stratejik rakip olarak görülmesi gerektiği savunuldu. Yazının başlığı “Türk Cumhuriyeti’nin sonu” olarak verildi.

Yazıda, Erdoğan’ın içeride muhalefet üzerindeki baskıyı artırdığı, dış politikada ise Suriye, Libya, Irak, Somali ve Doğu Akdeniz’de askeri ve siyasi nüfuzunu genişlettiği ileri sürüldü. Yazar Anthony Avice du Buisson, Türkiye’de devlet kurumlarının bağımsızlığının aşındığını ve bunun Erdoğan’a dış politikada daha serbest hareket alanı açtığını savundu.

“TÜRKİYE YENİ İRAN”
Yazının en çarpıcı bölümü, eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett’in değerlendirmesine yapılan atıf oldu. Bennett’in “Türkiye yeni İran’dır” görüşünün aktarıldığı yazıda, Ankara’nın İsrail ve bölgesel istikrar için büyüyen bir tehdit haline geldiği savunuldu.

Yazara göre İsrail açısından artık temel meydan okuma yalnızca zayıflamış İran değil; NATO üyesi, modern orduya sahip ve bölgesel güç projeksiyonu artan Türkiye. Yazıda Erdoğan’ın Libya ve Karabağ müdahalelerini Filistin bağlamında da örnek gösterdiği belirtilerek, Ankara’nın dış politikadaki hamlelerinin İsrail açısından doğrudan güvenlik meselesine dönüştüğü iddia edildi.

CHP VE KÜRT SİYASETİ ÜZERİNDEN “İÇERİDE KONTROL” İDDİASI
Yazıda Türkiye iç siyasetine geniş yer ayrıldı. CHP’ye yönelik yargı süreçleri, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması, CHP’li belediye başkanları ve parti yöneticilerine yönelik operasyonlar, Kürt siyasetinde daha önce uygulanan kayyum ve tutuklama süreçleriyle birlikte değerlendirildi. Yazar, Kürt siyasetinde yıllardır uygulanan yöntemlerin artık Türkiye’nin geneline yayıldığını savundu.

PKK lideri Abdullah Öcalan’ın silah bırakma ve örgütün kendini feshetmesi yönündeki çağrısına da değinilen yazıda, Erdoğan’ın Kürtlerle yeni sürece yaklaşımının “uzlaşma” değil, anayasa değişikliği ve iktidarda kalma hesabı olduğu ileri sürüldü. Yazar, Erdoğan’ın 2028 sonrası için görev süresi sınırlarını aşmak amacıyla Kürt oylarına ihtiyaç duyduğunu iddia etti.

SURİYE: “ANKARA BOŞLUĞU DOLDURDU”
Yazının dış politika bölümünde Suriye başlığı öne çıktı. Yazar, Beşar Esad’ın 2024’te düşmesinin ardından İran’ın Şam’daki etkisinin zayıfladığını ve ortaya çıkan boşluğu Türkiye’nin doldurduğunu savundu. Ankara’nın Suriye muhalefetine yıllarca yaptığı askeri ve siyasi yatırımın, yeni Şam yönetimi üzerinde Türkiye etkisini artırdığı belirtildi.

Yazıda Türkiye’nin yeni Suriye ordusunun eğitimi ve silahlandırılması için anlaşmalar yaptığı, Palmyra bölgesindeki Tiyas/T4 hava üssü dahil bazı askeri üsler konusunda görüşmeler yürüttüğü iddia edildi. Bu hat, İsrail’in Suriye’deki askeri hamleleriyle doğrudan ilişkilendirildi.

DOĞU AKDENİZ VE MAVİ VATAN VURGUSU
Kıbrıs’ı doğrudan ilgilendiren bölüm Doğu Akdeniz başlığı oldu. Yazıda Türkiye’nin “Mavi Vatan” doktrini kapsamında 2019’da Libya ile yaptığı deniz yetki alanı anlaşmasına atıf yapıldı. Yazar, bu anlaşmanın Yunanistan ve Mısır’ın hak iddia ettiği sularda Türkiye’ye iddia zemini yarattığını savundu.

Yazıda ayrıca Türkiye’nin benzer bir deniz yetki alanı anlaşmasını Suriye ile de gündeme getirmeye çalıştığı öne sürüldü. Bu hamlenin, İsrail ve Kıbrıs gazının Avrupa’ya taşınması planlarını zorlayabileceği iddia edildi.

“İSRAİL, YUNANİSTAN, KIBRIS VE MISIR’LA DAHA YAKIN HAT KURMALI”
Yazının sonunda İsrail’e yönelik açık politika önerileri yer aldı. Yazara göre İsrail, Türkiye’yi artık “yönetilmesi gereken zor bir müttefik” olarak değil, bölgesel stratejik rakip olarak görmeli. Bu çerçevede İsrail’in Yunanistan, Kıbrıs ve Mısır’la daha yakın hizalanması; Türkiye’nin Suriye’deki ilerleyişinin sınırlandırılması ve Erdoğan yönetiminin bölgesel hamlelerine karşı daha net bir strateji geliştirilmesi gerektiği savunuldu.

DAUSEN

DAUSEN

Girne Belediyesi

Girne Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi