Yeşilırmak: “Kıbrıslı Türklere ait AP koltukları Rumlar tarafından işgal ediliyor”
UBP milletvekili ve AKPA Temsilcisi Emrah Yeşilırmak, Strasbourg’da Avrupa Parlamentosu üyeleri ve AB yetkilileriyle yaptığı görüşmelerde Kıbrıs sorunu, mülkiyet, kayıp şahıslar ve AB-Kıbrıslı Türkler ilişkilerine dair görüşlerini aktardı. Yeşilırmak, Kıbrıslı Türklere ait iki Avrupa Parlamentosu sandalyesinin Rum milletvekilleri tarafından kullanıldığı yönündeki iddiasını da muhataplarına iletti.
Yeşilırmak: “Kıbrıslı Türklere ait AP koltukları Rumlar tarafından işgal ediliyor”
UBP milletvekili ve AKPA Temsilcisi Emrah Yeşilırmak, Strasbourg’da Avrupa Parlamentosu üyeleri ve AB yetkilileriyle yaptığı görüşmelerde Kıbrıs sorunu, mülkiyet, kayıp şahıslar ve AB-Kıbrıslı Türkler ilişkilerine dair görüşlerini aktardı. Yeşilırmak, Kıbrıslı Türklere ait iki Avrupa Parlamentosu sandalyesinin Rum milletvekilleri tarafından kullanıldığı yönündeki iddiasını da muhataplarına iletti.
Bugün Kıbrıs
UBP milletvekili ve Avrupa Konseyi Parlamenter Asamblesi (AKPA) Temsilcisi Emrah Yeşilırmak, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, 19-21 Mayıs tarihlerinde Strasbourg’da gerçekleştirdiği temaslar hakkında bilgi verdi. Yeşilırmak, Avrupa Parlamentosu üyeleri ve çeşitli AB yetkilileriyle yaptığı görüşmelerde Kıbrıs sorununa ilişkin değerlendirmelerini, mülkiyet konusundaki görüşlerini ve Kıbrıslı Türklerin Avrupa Birliği ile ilişkilerine dair eleştirilerini aktardığını söyledi.
AB’NİN TARAFSIZ DAVRANMADIĞINI SAVUNDU
Yeşilırmak, görüştüğü muhataplarına Kıbrıs sorununa ilişkin kendi değerlendirmelerini aktardığını belirterek, Kıbrıslı Türk tarafının geçmiş müzakere süreçlerinde yapıcı tutum sergilediğini, buna karşın Rum tarafının uzlaşmaz davrandığını ileri sürdü. Avrupa Birliği’nin Kıbrıs konusunda tarafsız davranmadığını savunan Yeşilırmak, AB kurumlarının ve Avrupa Parlamentosu’nun Rum tarafıyla dayanışma içerisinde hareket ettiğini söyledi.
AB yetkililerinin adayı ziyaretlerinde yalnızca Kıbrıs’ın güneyinde temaslarda bulunduğunu ve Kıbrıslı Türkleri görmezden geldiğini öne süren Yeşilırmak, bunun Kıbrıslı Türklerde Avrupa Birliği’ne yönelik güvensizliği artırdığını ifade etti.
“KIBRISLI TÜRKLERE AİT KOLTUKLAR İŞGAL EDİLİYOR” İDDİASI
Yeşilırmak, Avrupa Parlamentosu’ndaki temsiliyet meselesini de gündeme taşıdığını belirterek, Avrupa Parlamentosu’nda Kıbrıs’ın güneyini temsil eden altı milletvekilinden ikisinin aslında Kıbrıslı Türklere ait olması gerektiğini savundu.
Görüşmelerinde, Kıbrıslı Türklere ait olduğunu ileri sürdüğü iki sandalyenin Rum milletvekilleri tarafından kullanıldığı yönündeki iddiasını muhataplarına aktardığını söyleyen Yeşilırmak, Kıbrıslı Türk parlamenterlerin Avrupa Parlamentosu’nda temsil edilmediğini dile getirdi.
Yeşilırmak ayrıca geçmiş yıllarda yıllık giriş kartlarıyla Avrupa Parlamentosu binalarına erişim sağlanabildiğini, ancak bugün yalnızca günlük misafir kartlarıyla giriş yapılabildiğini belirterek bunun kabul edilemez olduğunu savundu.
DOĞRUDAN TİCARET VE İZOLASYONLAR KONUSUNU GÜNDEME GETİRDİ
Yeşilırmak, Avrupa Birliği’nin 2004 yılında Kıbrıslı Türklere verdiği doğrudan ticaret sözünü yerine getirmediğini ileri sürdüğünü belirtti. Avrupa Parlamentosu’nun, Kıbrıslı Türklerin maruz kaldığını söylediği izolasyonların hafifletilmesi amacıyla doğrudan ticaret düzenlemesini yeniden gündemine alması gerektiğini ifade ettiğini kaydetti.
Hellimin coğrafi işaret süreci, Schengen konusu ve karma evliliklerden doğan çocuklarla ilgili uygulamaları da görüştüğü isimlere aktardığını belirten Yeşilırmak, bu alanlarda Kıbrıslı Türklerin haklarının korunması gerektiğini söylediğini ifade etti.
MÜLKİYET KONUSUNDAKİ İDDİALARINI ANLATTI
Strasbourg temaslarında mülkiyet meselesinin de önemli başlıklardan biri olduğunu belirten Yeşilırmak, Taşınmaz Mal Komisyonu’nun etkin bir iç hukuk yolu olduğunu savunduğunu söyledi.
Rum yönetiminin komisyonun işlevselliğini zayıflatmaya çalıştığını ileri sürdüğünü belirten Yeşilırmak, mülkiyet konusunun Avrupa kurumlarında siyasallaştırıldığını iddia etti. Avrupa Konseyi Delegeler Komitesi’nde mülkiyet konusunun yeniden ele alınacağını söyleyen Yeşilırmak, görüştüğü kişilere bu konuda kendi değerlendirmelerini aktardığını kaydetti.
Yeşilırmak ayrıca, Kıbrıs’ın kuzeyindeki taşınmazlarla işlem yapan kişilere yönelik uygulamaların uluslararası hukukla bağdaşmadığını savunduğunu da ifade etti.
KAYIP ŞAHISLAR KONUSUNDA DA GÖRÜŞLERİNİ AKTARDI
Kayıp şahıslar konusunun yalnızca 1974 olayları çerçevesinde değerlendirilmemesi gerektiğini savunduğunu belirten Yeşilırmak, 1963-1974 döneminde kaybolan Kıbrıslı Türklerin de dikkate alınması gerektiğini söylediğini ifade etti.
Kayıp Şahıslar Komitesi’nin çalışmalarının desteklenmesi gerektiğini belirttiğini kaydeden Yeşilırmak, Avrupa Parlamentosu’nun yalnızca Rum tarafının tarihsel anlatısına dayanan girişimlerden kaçınması gerektiğini savundu.
DOĞU AKDENİZ VE GÜVENLİK BAŞLIKLARINI DA GÜNDEME TAŞIDI
Yeşilırmak, Doğu Akdeniz’deki gelişmeleri ve bölgesel güvenlik konularını da görüştüğü yetkililere aktardığını söyledi. Kıbrıs’ın güneyinin son yıllarda artan askeri iş birliklerinin bölgedeki dengeleri etkileyebileceğini ileri süren Yeşilırmak, yabancı askeri güçlerin adadaki varlığının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Enerji alanındaki tek taraflı adımların da bölgedeki gerginliği artırabileceğini ifade ettiğini belirten Yeşilırmak, Avrupa Birliği’nin bu konularda daha dengeli bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini söyledi.
“KUZEY, İŞGAL ALTINDAKİ TOPRAKLAR OLARAK GÖRÜLÜYOR”
Yeşilırmak, Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor ile yaptığı görüşmeye de değinerek, Amor’un Avrupa Parlamentosu’nda son yıllarda siyasi atmosferin değiştiğini ifade ettiğini aktardı.
Amor’un, Avrupa Parlamentosu’nda Kıbrıslı Türk temsilcilerin seçilmiş temsilciler olarak görülmediğini ve Kıbrıs’ın kuzeyinin “işgal altındaki topraklar” olarak kabul edildiğini söylediğini belirten Yeşilırmak, bu yaklaşımın adadaki gerçekleri yansıtmadığı yönündeki görüşünü de muhatabına ilettiğini kaydetti.













