Hristodulidis’ten AB’nin yeni göçmen iade anlaşmasına tam destek
Avrupa Birliği Konseyi ile Avrupa Parlamentosu müzakerecileri, AB’de kalma hakkı bulunmayan üçüncü ülke vatandaşlarının daha hızlı iade edilmesini öngören yeni düzenleme üzerinde geçici anlaşmaya vardı.
Hristodulidis’ten AB’nin yeni göçmen iade anlaşmasına tam destek
Avrupa Birliği Konseyi ile Avrupa Parlamentosu müzakerecileri, AB’de kalma hakkı bulunmayan üçüncü ülke vatandaşlarının daha hızlı iade edilmesini öngören yeni düzenleme üzerinde geçici anlaşmaya vardı.
Bugün Kıbrıs
Avrupa Birliği’nde göç ve iltica politikasını sertleştiren yeni iade düzenlemesinde geçici anlaşmaya varıldı. AB Konseyi ile Avrupa Parlamentosu müzakerecileri arasında sağlanan uzlaşı, AB’de yasal kalış hakkı bulunmayan kişilerin daha hızlı geri gönderilmesini ve üçüncü ülkelerde “iade merkezleri” kurulabilmesini öngörüyor.
Cyprus Mail’in haberine göre Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis, anlaşmayı memnuniyetle karşıladı. Kıbrıs dönem başkanlığı ise düzenlemeyi, AB’nin göç politikasının “güvenilirliğini güçlendiren” önemli bir adım olarak değerlendirdi.
YENİ KURALLAR NE GETİRİYOR?
Yeni düzenleme, AB ülkelerinde kalma hakkı bulunmayan üçüncü ülke vatandaşlarına yetkililerle iş birliği yapma yükümlülüğü getiriyor. İade kararına uymayan ya da süreçte iş birliği yapmayan kişiler için ulusal hukuk çerçevesinde bazı yaptırımlar uygulanabilecek.
AB Konseyi’nin açıklamasına göre bu yaptırımlar arasında, ulusal mevzuatın izin verdiği durumlarda bazı sosyal yardımların azaltılması, gönüllü dönüş teşviklerinden yararlanmanın reddedilmesi ve cezai yaptırımlar da yer alabilecek. Düzenleme, üye ülkeler arasında iş birliğini artırmayı ve iade süreçlerini hızlandırmayı amaçlıyor.
ÜÇÜNCÜ ÜLKELERDE İADE MERKEZLERİ
Anlaşmanın en tartışmalı başlığı, AB dışındaki üçüncü ülkelerde “iade merkezleri” kurulmasının önünü açması. Bu merkezler, AB’de kalma hakkı bulunmayan kişilerin nihai varış noktası ya da geldikleri ülkeye veya başka bir üçüncü ülkeye gönderilmeleri öncesinde transfer merkezi olarak kullanılabilecek.
AB Komisyonu ve Konsey, düzenlemenin temel haklara saygı çerçevesinde uygulanacağını savunurken, insan hakları örgütleri uygulamanın ciddi hak ihlallerine yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
KIBRIS DÖNEM BAŞKANLIĞININ ÖNCELİĞİYDİ
Göç ve iade dosyası, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin AB Konseyi dönem başkanlığında öne çıkardığı başlıklardan biriydi. Kıbrıs Cumhuriyeti Göç ve Uluslararası Koruma Bakan Yardımcısı Nicholas Ioannides, anlaşmanın ardından yaptığı açıklamada yeni düzenlemenin AB’de yasal kalış hakkı bulunmayan kişilerin iade sürecini hızlandıracağını ve iadelerin sayısını artıracağını söyledi.
Ioannides, göçün Kıbrıs dönem başkanlığının önceliklerinden biri olduğunu belirterek, bu anlaşmanın AB Göç ve İltica Paktı’nı tamamladığını ve insan haklarına uyum temelinde “etkili iade kuralları” oluşturduğunu ifade etti.
HAK ÖRGÜTLERİNDEN SERT ELEŞTİRİ
Yeni düzenleme insan hakları örgütlerinin sert eleştirilerine neden oldu. Reuters’a konuşan Platform for International Cooperation on Undocumented Migrants yetkilisi Silvia Carta, düzenlemeyi “sert bir gözaltı ve sınır dışı makinesi” oluşturmakla eleştirdi.
Hak örgütleri, üçüncü ülkelerde kurulacak iade merkezlerinin denetim, güvenlik, hukuki erişim ve insan hakları bakımından ciddi riskler taşıyabileceğini belirtiyor. Eleştiriler özellikle, AB dışındaki ülkelerde tutulacak kişilerin hangi hukuki güvencelerden yararlanacağı ve süreçlerin nasıl denetleneceği üzerinde yoğunlaşıyor.
KIBRIS AÇISINDAN SİYASİ ÖNEMİ
Kıbrıs Cumhuriyeti uzun süredir göç baskısının en yoğun hissedildiği AB ülkelerinden biri olduğunu savunuyor. Doğu Akdeniz’deki konumu nedeniyle özellikle Suriye, Lübnan ve bölgedeki krizlerden etkilenen Lefkoşa, son yıllarda göç politikasında “iadeler” başlığını merkeze aldı.
Yeni anlaşma, Kıbrıs’ın AB dönem başkanlığı sırasında göç dosyasında somut sonuç üretmesi bakımından Lefkoşa için siyasi önem taşıyor. Ancak düzenlemenin uygulamaya geçmesi için anlaşmanın AB Konseyi ve Avrupa Parlamentosu tarafından resmen onaylanması gerekiyor. Yasal-dilsel incelemenin ardından düzenleme yürürlüğe girecek; bazı hükümler ise yürürlük tarihinden 12 ay sonra uygulanmaya başlanacak.













