İTÜ yasasına tepkiler sürüyor: “Teknik aklı yok saymak, toplumsal geleceği yok saymaktır”
Mühendis ve Mimar Odaları Birliği, İTÜ’ye 3 bin 500 dönüm orman arazisi devrini öngören yasa tasarısının hiçbir değişiklik yapılmadan Meclis Genel Kurulu’na sevk edilmesine tepki gösterdi. Birliğe bağlı odalar, teknik raporlar ve bilimsel görüşlerin dikkate alınmadığını belirterek, sürecin “teknik aklı sistematik biçimde etkisizleştirme girişimi” olduğunu açıkladı.
İTÜ yasasına tepkiler sürüyor: “Teknik aklı yok saymak, toplumsal geleceği yok saymaktır”
Mühendis ve Mimar Odaları Birliği, İTÜ’ye 3 bin 500 dönüm orman arazisi devrini öngören yasa tasarısının hiçbir değişiklik yapılmadan Meclis Genel Kurulu’na sevk edilmesine tepki gösterdi. Birliğe bağlı odalar, teknik raporlar ve bilimsel görüşlerin dikkate alınmadığını belirterek, sürecin “teknik aklı sistematik biçimde etkisizleştirme girişimi” olduğunu açıkladı.
Bugün Kıbrıs
Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (KTMMOB), kamuoyunda “İTÜ’ye 3 bin 500 dönüm orman arazisi devri” olarak tartışılan yasa tasarısına ilişkin kapsamlı bir açıklama yayımladı.
KTMMOB Genel Başkanı Görkem Çelik imzasıyla yapılan açıklamada, Karpaz’daki orman arazilerinin geleceğinin yalnızca bir arazi tahsisi meselesi olmadığı vurgulanarak, çevresel sürdürülebilirlikten bölgesel planlamaya, kamu yararından doğal yaşamın korunmasına kadar birçok boyutuyla ele alınması gereken toplumsal bir mesele olduğu ifade edildi.
Açıklamada, KTMMOB’ye bağlı Çevre Mühendisleri Odası, Mimarlar Odası, Orman Mühendisleri Odası, Peyzaj Mimarları Odası, Şehir Plancıları Odası ve Yerbilim Mühendisleri Odası’nın teknik değerlendirme ve bilimsel görüşlerini Meclis Komitesi’ne sunduğu belirtilerek, buna rağmen yasa tasarısının hiçbir değişiklik yapılmadan Genel Kurul’a gönderildiği kaydedildi.
“TEKNİK AKLIN ETKİSİZLEŞTİRİLME GİRİŞİMİ”
KTMMOB açıklamasında, ortaya konulan bilimsel görüşlerin değerlendirilmemesi “yalnızca yanlış veya talimatla hareket etme değil, aynı zamanda büyük bir saygısızlık” olarak nitelendirildi.
Birlik, bunun yıllardır kamu yararı adına mücadele veren teknik örgütlere, bilimsel birikime ve kurumsal hafızaya yönelik bir yaklaşım olduğunu belirtti.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bu yaşananlar sadece bir yasa süreci değil, teknik aklın sistematik biçimde etkisizleştirilme girişimi ve devre dışı bırakılmasıdır. Toplumsal uzlaşı arayışının önemsizleştirilmesidir. ‘Ben yaptım oldu’ anlayışının kurumsallaştırılması hayalidir.”
KTMMOB, tartışmanın artık yalnızca bir yasa tasarısı olmaktan çıktığını belirterek, meselenin kamu yararının mı yoksa günübirlik siyasi tercihlerin mi belirleyici olacağı meselesi olduğunu ifade etti.
ÇEVRE MÜHENDİSLERİ ODASI: “ORMANLAR KARBON YUTAĞIDIR”
KTMMOB’ye bağlı Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO), yasa tasarısına ilişkin görüşünde Yeni Erenköy’deki doğal orman alanlarının karbon yutağı niteliği taşıdığına dikkat çekti.
Raporda, Kıbrıs’ın kuzeyi’nin Paris Anlaşması kapsamında sera gazı emisyonlarını azaltma taahhüdü bulunduğu hatırlatılarak, orman alanlarının korunması gerektiği vurgulandı.
ÇMO, bölgede yapılması planlanan projelerin ekosistemin kırılganlığını artıracağını, telafisi zor çevresel tahribat riskleri yaratacağını belirtti. Bölgedeki mevcut altyapının ne mevcut nüfusa ne de gelecekte oluşacak öğrenci nüfusuna yeterli hizmet verebileceği kaydedilen açıklamada, katı atık ve atık su altyapılarının da yetersiz olduğu ifade edildi.
ÇMO, proje için orman arazileri dışında alternatif alanların değerlendirilmesini önerdi.
MİMARLAR ODASI: “ALAN BÜYÜKLÜĞÜ ORANTISIZ”
KTMMOB Mimarlar Odası ise İTÜ’ye verilmesi planlanan alanın büyüklüğüne dikkat çekti.
Raporda, üniversite yerleşkelerinde kişi başına önerilen rekreasyon alanı miktarının 20-25 metrekare aralığında olduğu belirtilirken, İTÜ’ye tahsis edilmesi planlanan alanın bu standartların çok üzerinde olduğu kaydedildi.
Mimarlar Odası, orman alanı içinde yüzde 3 oranında inşaat hakkı verilmesinin ciddi bir yapılaşma riski doğurduğunu ifade ederek, bu miktarın yaklaşık olarak Bafra’daki tüm yapılaşmaya denk geldiğini belirtti.
Açıklamada ayrıca, İTÜ’nün projelerinde orman arazisi içerisinde yapıların bulunduğuna ilişkin bilgilerin gündeme geldiği ifade edilerek, bunun doğrulanması gerektiği kaydedildi.
ORMAN MÜHENDİSLERİ ODASI: “HASSAS EKOSİSTEM ZARAR GÖRECEK”
Orman Mühendisleri Odası ise yatırım alanının Peristeria Forest/Güvercinler Ormanı olarak bilinen, uzun yıllardır orman statüsünde bulunan bir bölge olduğunu belirtti.
Raporda, bölgenin geçmişte ciddi tahribata uğradığı ancak Orman Dairesi’nin çalışmalarıyla yeniden doğal yollarla ağaçlandığı ve 2007 yılında yaklaşık 174 bin fidan dikildiği ifade edildi.
Bugün bölgede Ardıç, Kızılçam, Servi ve Şinya gibi türlerden oluşan zengin flora ve fauna çeşitliliği bulunduğu belirtilen açıklamada, yapılacak her türlü inşaat ve altyapı faaliyetinin ekosistemi parçalayacağı ve hassas doğal dengeye zarar vereceği kaydedildi.
Oda, ormanların toplumun ortak kullanım alanı olduğunu belirterek, bu alanların belirli bir zümrenin kullanımına açılmasının büyük hata olacağını ifade etti.
ŞEHİR PLANCILARI ODASI: “PLANLAMA İLKELERİNE AYKIRI”
Şehir Plancıları Odası da kararın herhangi bir yer seçimi analizi yapılmadan alındığını belirtti.
Raporda, Karpaz bölgesinde doğal, tarihi ve kültürel değerleri gözeten mekânsal planlamanın yapılması gerektiği vurgulanarak, İTÜ için belirlenen alanın Ülkesel Fizik Plan ilkelerine aykırı olduğu ifade edildi.
Oda, imar planı sürecinde tüm kriterler değerlendirilerek eğitim kampüslerinin belirlenmesi gerektiğini kaydetti.
YERBİLİM MÜHENDİSLERİ ODASI: “JEOLOJİK MİRAS RİSK ALTINDA”
Yerbilim Mühendisleri Odası ise bölgede jeolojik miras niteliği taşıyan unsurlar bulunduğunu belirtti.
Raporda, tahsis edilen alanda mağaralar ve farklı jeolojik oluşumların yer aldığı ifade edilerek, envanter çalışmaları tamamlanmadan böyle bir tahsis yapılmasının doğru olmadığı vurgulandı.
Oda ayrıca, bölgedeki kültürel miras unsurlarına ilişkin de kapsamlı inceleme yapılmadığını kaydetti.













