Nazlı: “Hükümete gelme sırasını bekleyen bir anlayışla gerçek muhalefet yapılamaz”

Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Cansu N. Nazlı, Ceza Muhakemeleri Usul Yasası’ndaki değişikliklerin basın özgürlüğünü ve toplumun haber alma hakkını ihlal ettiğini söyledi. CTP’nin yasa sürecindeki tutumunu da eleştiren Nazlı, “Komitede evet deyip genel kurulda hayır demek samimi bir tutum değildir” dedi.

Bugün Kıbrıs

Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Cansu N. Nazlı, Kuzey Kıbrıs TV’de Ahmet Kaptan’ın sorularını yanıtladı. Gündemdeki yasa değişikliklerinden çalışma yaşamına, eğitim ve sağlık alanındaki sorunlardan ekonomik politikalara kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulunan Nazlı, özellikle Ceza Muhakemeleri Usul Yasası’ndaki değişikliklerin ifade özgürlüğüne ciddi tehdit oluşturduğunu söyledi.

“BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ VE TOPLUMUN HABER ALMA HAKKI İHLAL EDİLİYOR”
Ceza Muhakemeleri Usul Yasası’nda yapılan değişikliklere değinen Nazlı, basınla ilgili düzenlemelerin gazetecileri doğrudan hedef aldığını ifade ederek, “Bu düzenleme doğrudan basın özgürlüğünü ihlal ediyor” dedi.

Masumiyet karinesi gerekçesiyle hazırlanan düzenlemenin, ceza yargılaması süren kişilerin isim ve fotoğraflarının paylaşılmasını suç kapsamına sokacağını belirten Nazlı, bunun özellikle mahkeme muhabirleri ve basın emekçileri üzerinde baskı yaratacağını söyledi. Nazlı, düzenlemenin yalnızca basın özgürlüğünü değil, toplumun haber alma hakkını da hedef aldığını kaydetti.

“AİHM İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ PRENSİPLERİNE AYKIRI”
Yasa önerisinin Kıbrıs Türk Barolar Birliği tarafından hazırlanmış olmasını da eleştiren Nazlı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına dikkat çekti. “Yapılan düzenlemeler AİHM’in ifade özgürlüğü prensiplerine tamamen aykırı” diyen Nazlı, kamuyu ilgilendiren konularda tanınmış kişilerin yargılanmasının haberleştirilmesinin ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu söyledi.

Basın örgütlerinin komite sürecinde itirazlarını açık biçimde ortaya koyduğunu ancak buna rağmen geri adım atılmadığını ifade eden Nazlı, “Masumiyet karinesini korumanın yolu cezai yaptırımlar değildir” dedi.

“GERÇEK MUHALEFET BÖYLE YAPILMAZ”
Nazlı, CTP’nin komitede yasa değişikliğine evet oyu verip Meclis Genel Kurulu’nda ret oyu vermesini de eleştirdi. “Komitede evet deyip genel kurulda hayır demek samimi bir tutum değildir” diyen Nazlı, bunun kamuoyu baskısını azaltmaya yönelik siyasi bir manevra olduğunu söyledi.

CTP’nin Alçak Orman Arazileri konusundaki tavrını da hatırlatan Nazlı, muhalefetin etkili bir mücadele yürütmediğini ifade ederek, “Hükümete gelme sırasını bekleyen bir anlayışla gerçek muhalefet yapılamaz” dedi.

Bağımsızlık Yolu’nun “hükümete değil muhalefete talibiz” söyleminin önemli olduğunu belirten Nazlı, mücadeleyi yalnızca seçim ve makam odaklı görmediklerini söyledi. Sokakta, işyerlerinde ve toplumun her alanında emekçilerin sesi olmaya devam edeceklerini ifade eden Nazlı, gerçek değişimin örgütlü toplumsal mücadeleyle mümkün olacağını kaydetti.

“KAYITSIZ ÇALIŞTIRMANIN YAPTIRIMI İŞÇİYE DEĞİL İŞVERENE UYGULANMALI”
Programda muhaceret affı ve kayıt dışı çalışma konusuna da değinen Nazlı, özellikle yabancı uyruklu emekçilerin ağır sömürü koşullarına maruz bırakıldığını söyledi.

“Çalışma iznini yenilemek işverenin yasal yükümlülüğüdür” diyen Nazlı, buna rağmen yaptırımların işçilere uygulandığını belirtti. Kayıt dışı çalıştırmanın önlenmesi için cezaların işçilere değil işverenlere yönelmesi gerektiğini söyleyen Nazlı, “İşveren geriye dönük tüm yatırımları yapmak zorunda bırakılmalıdır” dedi.

“EKOR EMEKÇİLERİYLE DAYANIŞMAYI YÜKSELTECEĞİZ”
Nazlı, maaşlarını ve sigorta yatırımlarını alamadıkları için eylem yapan EKOR emekçilerine de değinerek, Bağımsızlık Yolu’nun bu sürecin takipçisi olacağını söyledi.

“İnsanlar aylarca maaş alamıyor, sigortaları yatırılmıyor” diyen Nazlı, bunun yalnızca ekonomik değil aynı zamanda insani bir kriz olduğunu ifade etti. Emekçilerin yalnız bırakılmayacağını belirten Nazlı, “EKOR emekçileriyle dayanışmayı yükselteceğiz” dedi.

“ÜCRETSİZ KAMUSAL EĞİTİM VE SAĞLIK ANAYASAL HAKTIR”
Eğitim alanındaki sorunlara da dikkat çeken Nazlı, konteyner sınıflar, öğretmen eksiklikleri ve kayıt parası uygulamalarının kamusal eğitimin çöküşünü gösterdiğini söyledi.

“Ücretsiz kamusal eğitim anayasal bir hak ama bugün bu hak delik deşik edilmiş durumda” ifadelerini kullanan Nazlı, devlet okullarına yeterli bütçe ayrılmadığını, buna karşın özel okullara teşvik verilmesinin kabul edilemez olduğunu belirtti.

Sağlık alanındaki sorunlara da değinen Nazlı, devlet hastanelerinde “bağış” adı altında ücret talep edilmesini eleştirerek ücretsiz kamusal sağlık hizmetinin anayasal bir hak olduğunun altını çizdi.

“İLK AKLA GELEN EMEKÇİNİN CEBİ OLUYOR”
Nazlı, hükümetin tasarruf adı altında sürekli emekçileri hedef aldığını söyledi. Büyük sermayeye sağlanan teşvikler kaldırılmadan ekonomik krizin çözülemeyeceğini ifade eden Nazlı, “Hemen emekçinin cebine el atmak akıllarına geliyor” dedi.

AKSA sözleşmesinin iptal edilmesi ve Kalecik Santrali’nin kamulaştırılması gerektiğini söyleyen Nazlı, Bağımsızlık Yolu’nun “Servet Vergisi” talebine işaret etti. Nazlı, servet vergisinin ultra zenginlerden bir defaya mahsus alınması gerektiğini ifade etti.

“BÜTÇEDEKİ ESAS SORUN SERMAYEYE SAĞLANAN AYRICALIKLAR”
Nazlı, kamu bütçesinin iddia edildiği gibi yüzde sekseninin maaşlara gitmediğini belirterek, “Bu maaşların olduğu kalemin içerisinde teşvikler de var” dedi.

Bu düşüncenin sermaye çevrelerinin yarattığı bir algı olduğunu ifade eden Nazlı, “Kamu emekçileri sanki devletin üzerinde yükmüş gibi gösteriliyor” diyerek bütçedeki esas sorunun sermayeye sağlanan ayrıcalıklar olduğunu söyledi.

DAUSEN

DAUSEN

Girne Belediyesi

Girne Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi