Nazlı’dan Esendağlı’ya: “Görüşlerimizi anlattık, yok sayılmayı kabul etmiyoruz”
Basın-Sen avukatı Cansu N. Nazlı, komite toplantılarına katılarak görüşlerini açıkça ortaya koyduklarını vurgulayarak, “görüş bildirilmedi” yönündeki açıklamaların gerçeği yansıtmadığını belirtti; bu beyanların hem basın örgütlerini yok saydığını hem de kendisine yönelik açık bir saygısızlık içerdiğini ifade etti.
Nazlı’dan Esendağlı’ya: “Görüşlerimizi anlattık, yok sayılmayı kabul etmiyoruz”
Basın-Sen avukatı Cansu N. Nazlı, komite toplantılarına katılarak görüşlerini açıkça ortaya koyduklarını vurgulayarak, “görüş bildirilmedi” yönündeki açıklamaların gerçeği yansıtmadığını belirtti; bu beyanların hem basın örgütlerini yok saydığını hem de kendisine yönelik açık bir saygısızlık içerdiğini ifade etti.
Bugün Kıbrıs
Basın Emekçileri Sendikası (Basın-Sen) avukatı Cansu N. Nazlı, kamuoyunda tartışma yaratan yasa değişikliğine ilişkin yaptığı açıklamada, Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı’nın televizyon programında dile getirdiği “basın örgütlerinin komitede görüş belirtmediği” yönündeki ifadelerine tekzip verdi.
Nazlı, basın örgütlerinin komite çalışmalarına başlangıçta davet edilmediğini belirterek sürece kendi çabalarıyla dahil olduklarını ifade etti. Açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Malum yasa ile ilgili komite çalışmalarına basın örgütleri davet edilmemesine rağmen ilgili madde basını doğrudan ilgilendirdiğinden örgütler kendi çabası ile komiteye davet edilmiştir.”
KOMİTEDE ÜÇ KEZ GÖRÜŞ SUNDUK
Komite toplantılarına Basın-Sen avukatı olarak katıldığını vurgulayan Nazlı, üç ayrı toplantıda hem sendika hem de Medya Etik Kurulu adına görüşlerin açık şekilde dile getirildiğini belirtti:
“Komitede Basın-Sen ve Medya Etik Kurulu temsilcilerinin belirttiği görüşler yanında sendika avukatı olarak maddenin hukuki sıkıntılarını ifade ettim.”
Nazlı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına da dikkat çekerek düzenlemenin ifade özgürlüğüyle çeliştiğini söyledi:
“AİHM’in ifade özgürlüğüyle ilgili kararlarında yerleşen prensipler ile bu maddenin çatıştığını, bu kriterlerin neler olduğunu ve neden böyle bir düzenlemenin basın özgürlüğüne aykırı olacağını katıldığım 3 toplantıda da Basın-Sen adına dile getirdim.”
“MADDE GAZETECİLERE HAPİS CEZASI ÖNGÖRÜYOR”
Nazlı, söz konusu düzenlemenin doğrudan gazetecileri hedef aldığını ifade ederek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Net bir şekilde bu maddenin gazetecilere yaptıkları haberden dolayı hapis cezası öngördüğünden yasa maddesinin varlığının dahi ifade özgürlüğünü kısıtladığını dile getirdim.”
Komite sürecinde Barolar Birliği temsilcilerinin de sürekli bulunduğunu belirten Nazlı, yasa önerisinin gerekçelerinin de doğrudan bu temsilciler tarafından aktarıldığını söyledi:
“Bu üç toplantının üçünde de Baro Konseyi temsilcisi vardı. Toplantılarda maddeler konuşulurken bu maddeleri neden önerdikleriyle ilgili komitede ilk söz, öneri sahibi olarak Barolar Birliği temsilcisine verilmekteydi.”
OLUMLU MADDELER İÇİN DESTEK VERDİK
Nazlı, açıklamasında yasa tasarısındaki bazı düzenlemelere destek verdiklerini de belirtti. Özellikle kelepçe uygulaması ve polis hücrelerinin iyileştirilmesine yönelik maddeleri olumlu bulduklarını ifade etti:
“Masumiyet Karinesi maddesi ile ilgili olumsuz görüş ve eleştirilerimiz dışında yasanın kelepçe uygulaması ve polis hücrelerinin iyileştirilmesiyle ilgili olumlu olan madde önerileriyle ilgili de bir avukat olarak olumlu yorumlarda bulundum.”
“BU AÇIKLAMALAR AÇIK BİR SAYGISIZLIKTIR”
Nazlı, Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı’nın katıldığı yayında ve/veya söz konusu TV programına ilişkin çıkan haberde yer alan ifadelerin gerçeği yansıtmadığını belirtti.
Nazlı, “basın örgütlerinin komitede görüş belirtmediği” yönündeki beyan ile “tanınmış kişiler ile sade vatandaş arasında ayrım yapılmalıdır şeklinde bir ifade kullanılmadığına” dair açıklamaların gerçek dışı olduğunu vurguladı. Bu ifadelerin yalnızca basın örgütlerini yok saymakla kalmadığını belirten Nazlı, aynı zamanda birlik üyesi bir avukat olarak şahsına yönelik açık bir saygısızlık içerdiğini ifade etti.













