Özuslu: “Bu saldırıların faili meçhul değil faili meşhurdur!”

CTP milletvekili Sami Özuslu, Meclis kürsüsünden sosyal medya hesaplarına ve medya kuruluşlarına yönelik toplu şikayet saldırılarını gündeme taşıdı. Hint merkezli iki firmanın adını vererek Meta ve X yönetimlerine doğrudan çağrı yapan Özuslu, bu saldırıların yalnızca gazetecileri ya da siyasetçileri değil, toplumun haber alma hakkını hedef aldığını söyledi. Özuslu, bu sürecin arkasındaki isimlerin ortaya çıkacağını belirtti.

Bugün Kıbrıs

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda söz alan Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) milletvekili Sami Özuslu, konuşmasına sosyal medya hesabından Meclis yayınını paylaşarak başladı ve bunu özellikle yaptığını anlattı. Özuslu, son dönemde gazetecilerin, medya kuruluşlarının, sendikacıların, siyasetçilerin ve sosyal medya üzerinden haber paylaşan kişilerin hesaplarına dönük saldırıların sıradan bir teknik mesele olarak görülemeyeceğini söyledi. Bu saldırıların gerçek adının “siber saldırı” olmadığını belirten Özuslu, yaşananları çok daha sert bir ifadeyle tanımladı.

“BU İŞİN ADI FAŞİZMİN DİJİTAL HALLERİDİR”
Özuslu, sosyal medya platformları üzerinden yürütülen toplu şikayet ve hesap kapattırma girişimlerinin toplum üzerinde susturma etkisi yarattığını anlatarak, şöyle dedi:

“Kimileri buna siber saldırı diyor ama bunun gerçek ismi siber saldırı değil. Siber saldırı başka bir şeydir. Bunun benim koyduğum ismi şudur: Faşizmin dijital halleri.”

Bu saldırıların özellikle haber içeriklerini sosyal medya üzerinden yayan medya kuruluşlarını ve onların editörlerini hedef aldığını belirten Özuslu, bunun reklam kaybına, erişim kaybına ve toplumun haber alma hakkının zedelenmesine yol açtığını söyledi. İnsanların, “Yazarsam hesabım kapanır, konuşursam susturulurum” kaygısıyla karşı karşıya bırakıldığını ifade eden Özuslu, bunun doğrudan doğruya toplumu sindirme girişimi olduğunu vurguladı.

“ZUCKERBERG’E DE, ELON MUSK’A DA SESLENİYORUM”
Konuşmasının önemli bölümünde Meta CEO’su Mark Zuckerberg ile X’in sahibi Elon Musk’a doğrudan seslenen Özuslu, saldırıların dijital iz üzerinden rahatlıkla takip edilebileceğini söyledi. Meta’nın çatı şirket olarak Facebook, Instagram, WhatsApp, Threads ve Horizon gibi platformları yönettiğini hatırlatan Özuslu, bu platformların Kıbrıslı Türk gazetecilere, siyasilere, sendikacılara ve medya kuruluşlarına yönelik organize başvuruların kaynağını araştırması gerektiğini belirtti.

Özuslu, “Ey Zuckerberg, senin koskoca Meta şirketinin sahibi olarak bir bak bakalım. İki tane Hintli firmanın adı çıktı şu ana kadar. Biri AiPlex, diğeri de Mark Scan” dedi.

Bu iki firmanın isimlerini açıkça vererek konuşan Özuslu, hukuki ve telif iddiaları kisvesi altında yüzlerce şikayet gönderildiğini söyledi. Dijital ortamda teklif alıp verenlerin, ödeme yapanların ve bu süreçleri organize edenlerin Meta tarafından dijital iz üzerinden bulunabileceğini ifade etti. Zuckerberg’e, “Bu memleketin medyasını, bu memleketin siyasetini senin kurduğun global sosyal medya şirketlerini kullanarak kötü niyetle hedef alıyorlar” diye seslendi.

X için de benzer bir risk bulunduğunu söyleyen Özuslu, “Twitter’dan henüz bir şey yok ama yakındır, eli kulağındadır” dedi ve Elon Musk’a da aynı çağrıyı yaptı. Kıbrıslı Türklerin Facebook ve Instagram’ı daha yoğun kullandığını, ancak bu saldırıların başka mecralara da sıçrayabileceğini belirtti.

“ELLİ BİN DOLARLIK İŞLERDEN SÖZ EDİLİYOR”
Özuslu, saldırıların arkasında organize ve para destekli bir yapı bulunduğuna işaret ederek, hesap başına minimum 50 bin dolarlardan söz edildiğini aktardı. Şu anda onlarca siyasetçi, gazeteci, sendikacı ve medya kuruluşunun hesabının hedef alındığını belirten Özuslu, bunun rastlantısal değil planlı bir operasyon olduğunu söyledi.

“Minimum elli bin dolarlardan, hesap başı elli bin dolarlardan söz ediliyor. Şu an itibariyle medya kuruluşları, gazeteciler, sendikacılar, siyasetçiler ve bu parlamentoda görev yapan bazı arkadaşlarımız dahil onlarca insanın hesabına saldırı düzenlendi” dedi.

“ÖNCE TROLLERLE SALDIRDILAR, ŞİMDİ HESAP KAPATMAYA ÇALIŞIYORLAR”
Özuslu, son dönemde önce troll hesaplarla muhalif olarak görülen kişilerin ya da kurumların paylaşımlarının hedef alındığını, şimdi ise daha büyük bir aşamaya geçildiğini anlattı. Meclis’in sosyal medya hesabına yönelik saldırılar nedeniyle yorumların kapatılmasını da hatırlatan Özuslu, troll ordularının muhalif medya ve kişilere sistemli biçimde yöneldiğini söyledi.

“Önce trollerle susturmaya çalıştılar. Şimdi bir üst aşamaya geçtiler” diyen Özuslu, bu dijital saldırıların da mutlaka failinin bulunacağını belirtti. Dijital iz üzerinden her şeyin ortaya çıkabileceğini söyleyen Özuslu, saldırıları düzenleyenlere açık mesaj verdi:

“Elma dersem çıkın, armut dersem yine çıkın. Çünkü banana da desem günün sonunda bulacağız sizi. Saklanma. Saklandığın yerden çık.”

“FAİLİ MEÇHUL DEĞİL, FAİLİ MEŞHURDUR”
Özuslu, konuşmasının en sert bölümünde Kutlu Adalı cinayetini hatırlatarak bu dijital saldırıların da aynı şekilde karanlıkta kalmayacağını söyledi. Kutlu Adalı için yıllarca “faili meçhul” dendiğini ancak toplum vicdanında bunun hiçbir zaman meçhul olmadığını belirten Özuslu, bugünkü saldırılar için de aynı benzetmeyi yaptı.

“Kutlu Adalı öldürüldüğünde faili meçhul denmişti ama her yıl mezarı başında şu ifade kullanılır: Faili meçhul değil, faili meşhurdur” diyen Özuslu, “Şu anda yaşadığımız sosyal medya üzerindeki faşizan saldırıların da mutlaka meşhur bir faili vardır” diye konuştu.

Bu failin eninde sonunda topluma hesap vereceğini belirten Özuslu, Meta isterse ona da hesap verebileceğini ama asıl hesabın bu topluma verileceğini söyledi.

“SOSYAL MEDYA BİZİM MECBURİ ADRESİMİZ OLMAMALI”
Özuslu, konuşmasının ikinci bölümünde bu saldırılar karşısında toplumun nasıl bir tavır geliştirmesi gerektiğine odaklandı. Facebook, Instagram ve diğer platformların içerik üreticisi değil taşıyıcı mecra olduğunu vurgulayan Özuslu, medya kuruluşlarının asıl mecralarının sosyal medya değil kendi web siteleri, gazeteleri, televizyonları ve radyoları olması gerektiğini söyledi.

“Ben mecbur kalmamalıyım Facebook’a girip de Kıbrıs Postası’nın haberini okuyayım. Zaten mecbur değilim. BBC’nin web sayfası olduğu gibi Kıbrıs Postası’nın da var” dedi.

Toplumun haberleri doğrudan medya kuruluşlarının kendi mecralarından takip etmesi gerektiğini belirten Özuslu, sosyal medya kullanımını azaltma çağrısı yaptı. Gazete alınmasını, televizyonların antenlerinin ayarlanmasını, radyoların dinlenmesini ve internet sitelerinin doğrudan ziyaret edilmesini önerdi.

“KENDİ MEDYAMIZA SAHİP ÇIKMALIYIZ”
Özuslu, bu saldırılardan çıkarılması gereken temel sonucun Kıbrıs’ın kuzeyindeki özgün medyanın özgün mecralarına sahip çıkılması olduğunu söyledi. Hangi siyasi görüşte olursa olsun bütün medya kuruluşlarının desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Özuslu, isim isim çeşitli medya organlarını anarak bunların yaşaması gerektiğini belirtti.

“Biz medyamıza sahip çıkmak zorundayız” diyen Özuslu, medyanın finansal, siyasal ve sansürel baskılar altında bulunduğunu, buna personel yetersizliği ve ekonomik zorlukların da eklendiğini söyledi. Bu sorunlara eğilmek gerektiğini vurgulayan Özuslu, bir yıl içinde ikinci kez hükümete gazetelerin birçok köye ulaşamadığını hatırlattığını da belirtti.

“SOSYAL MEDYA TRAFİĞİNDEN DE PAY ALAMIYORUZ”
Özuslu, tanınmamışlık ve izolasyonlar nedeniyle sosyal medya reklam trafiğinden de Kıbrıslı Türk medyasının pay alamadığını söyledi. Buradaki trafik üzerinden gelir yaratıldığını ancak bu gelirin Kıbrıs’ın kuzeyine değil, bağlantı durumuna göre Kıbrıs’ın güneyi ya da Türkiye’ye yöneldiğini ifade etti. BTEK üzerinden bu konuda Türkiye’deki Meta temsilciliğiyle temas kurulması yönünde girişimler olduğunu da anlattı.

Bu durumun Ercan’daki hava trafiği örneğine benzediğini söyleyen Özuslu, sosyal medya alanında da benzer bir ekonomik kaybın yaşandığını ve bunun medya üzerindeki baskıyı daha da artırdığını kaydetti.

“HÜKÜMETİN YAPABİLECEĞİ ŞEY MEDYAYA AYRIMSIZ DESTEK VERMEKTİR”
Özuslu, hükümetin bu konuda çok büyük teknik hamleler yapamayacağını bildiğini söyledi ancak yine de yapılması gerekenlerin belli olduğunu vurguladı. Kıbrıslı Türk medyasının temel sorunlarının ele alınması, medya kuruluşlarının siyasi ayrım yapılmaksızın desteklenmesi gerektiğini belirten Özuslu, medyanın demokrasinin, kültürel aktarımın ve toplumsal üretimin yoldaşı olduğunu söyledi.

“Hükümet olarak ne yaptınız bilmiyorum. Çok fazla bir şey yapamayacağınızı da biliyorum. Ama yapacağınızı da tarif ediyorum” diyen Özuslu, iktidarın “sen bendensin, sen muhalifsin” ayrımı yapmadan medyaya destek olması gerektiğini vurguladı.

“SUSMA, SUSTUKÇA SIRA SANA DA GELECEK”
Özuslu, konuşmasının sonunda bu saldırıların bugün bazı kesimleri hedef alsa da yarın daha geniş bir alana yayılabileceğini söyledi. “Susma, sustukça sıra sana da gelecek” diyerek Meclis’e ve topluma seslenen Özuslu, yapılanların yalnızca medya kuruluşlarını değil, ülkenin demokratik yapısını ve ifade özgürlüğünü hedef aldığını ifade etti.

Konuşmasını, “Şu anda sosyal medya üzerinde yapılan faşizmin dijital hallerinde her ne kadar bir meçhullük varsa da o fail meşhurdur” diyerek tamamlayan Özuslu, bu saldırıların arkasındaki güçlerin er ya da geç ortaya çıkacağını söyledi.

DAUSEN

DAUSEN

Girne Belediyesi

Girne Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi

parlay