Tüp bebek skandalı Meclis’e taşındı, Bakan Dinçyürek “soruşturma devam ediyor” dedi

Bağımsız milletvekili Jale Refik Rogers, uluslararası basına yansıyan tüp bebek skandalını Meclis gündemine taşıyarak, donasyon sistemi, genetik testler, taşıyıcı annelik ve denetim mekanizmalarındaki ciddi eksiklikleri kapsamlı şekilde ortaya koydu; Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek ise iddiaların ihbar kabul edilerek soruşturma başlatıldığını, usulsüzlük tespit edilmesi halinde merkez kapatmaya kadar gidileceğini söyledi.

Bugün Kıbrıs

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda konuşan Bağımsız milletvekili Jale Refik Rogers, İngiliz basınında yayımlanan ve Kıbrıs’ın kuzeyinde faaliyet gösteren bir tüp bebek merkezine ilişkin iddiaları detaylı şekilde anlattı. Rogers, olayın yalnızca tekil bir vaka olmadığını, 2011 ve 2019 yıllarına uzanan benzer iddiaların bulunduğunu belirterek, sistematik bir denetim zafiyeti olduğunu ifade etti.

“VAAT EDİLEN DONÖR KULLANILMADI”
Rogers, habere konu olan olayda çocuk sahibi olmak isteyen bir çiftin aynı donörden sperm talep ettiğini ancak doğan çocukların genetik olarak ne birbirleriyle ne de vaat edilen donörle bağlantılı olmadığının ortaya çıktığını belirtti:

“Yapılan genetik testlerle iki çocuğun aynı babadan olmadığı, hatta sipariş edilen spermle hiçbir genetik ilişkisinin bulunmadığı ortaya çıktı.”

Aynı hekimle ilgili 2019 yılında da benzer iddiaların gündeme geldiğini ifade eden Rogers, “Aynı isimlerin yıllar içinde tekrar tekrar gündeme gelmesi sistemin doğru takip edilmediğini gösteriyor” dedi.

“20 MERKEZ VAR, DENETİM YETERSİZ”
Ülkede 20 tüp bebek merkezinin aktif olduğunu, 3 merkezin daha izin sürecinde bulunduğunu belirten Rogers, bu büyüklüğe rağmen denetim mekanizmalarının yetersiz kaldığını söyledi:

“Sayı çok fakat denetim ve yaptırım yetersizdir.”

“DONASYON SINIRI VAR AMA TAKİP YOK”
Rogers, yasaya göre bir kadının yılda en fazla 3 kez yumurta donasyonu yapabileceğini hatırlatarak, mevcut sistemin bu sınırı denetlemeye elverişli olmadığını vurguladı:

“Her merkez kendi kodlama sistemini oluşturuyor. Ortak bir veri tabanı yok. Aynı kişi farklı merkezlerde donasyon yapabiliyor.”

Bu durumun yalnızca teknik değil etik riskler de barındırdığını belirten Rogers, aynı genetik havuzdan doğan çocukların ileride karşılaşma ihtimaline dikkat çekti.

“VERİ TABANI YOK, SİSTEM KAĞIT ÜZERİNDE”
Rogers, donasyonların dijital bir sistemle değil, merkezlerin oluşturduğu kodlar ve dosyalar üzerinden takip edildiğini belirterek, bunun sürdürülebilir bir denetim modeli olmadığını söyledi:

“Elektronik veri tabanı yok, uluslararası kodlama sistemi yok.”

TAŞIYICI ANNELİK VE CİNSİYET SEÇİMİ SORULARI
Rogers, taşıyıcı annelik uygulamasının yasal olmasına rağmen ciddi boşluklar bulunduğunu, doğan çocukların hukuki statüsünde belirsizlikler yaşandığını ifade etti. Cinsiyet seçimi konusunda da yalnızca tıbbi gereklilik halinde izin verilmesi gerektiğini ancak uygulamada bunun nasıl denetlendiğinin belirsiz olduğunu söyledi.

“GENETİK LABORATUVARLAR DENETLENMİYOR”
Genetik testlerin yaygınlaştığını ancak bu alandaki denetimin yetersiz olduğunu belirten Rogers, birçok özel laboratuvarda genetik uzman bulunmadığını ve test sonuçlarının sağlıklı değerlendirilmediğini ifade etti.

“SORUN DENETİM, ÇÖZÜM BAĞIMSIZ YAPI”
Rogers, tüm bu başlıkların ortak noktasının denetim eksikliği olduğunu vurgulayarak, bağımsız ve tam zamanlı denetim otoriteleri kurulması gerektiğini söyledi:

“Bu sektör göz bebeğimizdir ama devletin ağırlığını hissetmediği bir yapıda bırakılamaz.”

DİNÇYÜREK: “SORUŞTURMA BAŞLATTIK, GEREKEN YAPILACAK”
Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek ise Rogers’ın gündeme taşıdığı iddialara yanıt vererek, konunun ihbar kabul edilerek soruşturma başlatıldığını açıkladı:

“Bir İngiliz televizyonunun yaptığı yayını ihbar kabul ettik ve gerekli araştırmayı başlattık.”

“OLAY 2011’E AİT”
Dinçyürek, söz konusu olayın 2016’daki yasal düzenleme öncesine ait olduğunu belirterek, “Bu olay 2011 yılına dayanıyor” dedi.

“MERKEZ KAPATMA DAHİL HER ŞEY YAPILACAK”
Bakan, soruşturma sonucunda usulsüzlük tespit edilmesi halinde ağır yaptırımlar uygulanacağını söyledi:

“Gerekirse tüp bebek merkezinin kapatılması dahil ne gerekiyorsa yapılacak.”

“ŞİKAYETLER RESMİ OLMALI”
Dinçyürek, sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için mağdur ailelerin resmi başvuruda bulunmasının önemli olduğunu belirtti:

“Şikayeti olanların gelip suç duyurusunda bulunması gerekir. Veriye dayalı başvuru süreci güçlendirir.”

ROGERS: “İNSANLAR BAŞVURU YAPACAK YER BULAMIYOR”
Bu noktada Rogers, mağdurların en büyük sorununun şikayet edecek etkili bir mekanizma bulamaması olduğunu vurguladı:

“Bu insanların en büyük sorunu şikayet edecek merci bulamamalarıdır.”

Rogers, özellikle yabancı hastalar için özel bir başvuru sistemi kurulması gerektiğini belirtti.

Dinçyürek ise uluslararası medya ile temas kurduklarını belirterek, “BBC ile temas kurduk” dedi.

“YIL 2026, HALA SİSTEM YOK”
Rogers, yıllardır konuşulan eksikliklerin hala giderilmemiş olmasını eleştirerek, dijital altyapı eksikliğine dikkat çekti:

“Yıl 2026, hala veri tabanı yok. Artık ‘yaparsak iyi olur’ aşamasını geçmemiz gerekir.”

Dinçyürek ise e-Devlet ve e-Sağlık projeleri kapsamında bu eksikliklerin giderileceğini belirtti:

“Bu sistemler e-Sağlık otomasyonu içinde yer alacak.”

DAUSEN

DAUSEN

Girne Belediyesi

Girne Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi

parlay