Gelener: “Emeklilikte eşitlik yok, kamu çalışanı kaybediyor”
KTÖS Eğitim Sekreteri Süleyman Gelener, 2008 sonrası uygulanan emeklilik sisteminin kamu çalışanları açısından ciddi hak kayıplarına yol açtığını belirterek, “eşit işe eşit emeklilik” çağrısı yaptı.
Gelener: “Emeklilikte eşitlik yok, kamu çalışanı kaybediyor”
KTÖS Eğitim Sekreteri Süleyman Gelener, 2008 sonrası uygulanan emeklilik sisteminin kamu çalışanları açısından ciddi hak kayıplarına yol açtığını belirterek, “eşit işe eşit emeklilik” çağrısı yaptı.
Bugün Kıbrıs
Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Eğitim Sekreteri Süleyman Gelener, kamu çalışanlarının emeklilik sistemine ilişkin yaptığı açıklamada, 1 Ocak 2008 sonrası uygulanan modelin eşitsizlik ve hak kaybı yarattığını ifade etti.
Gelener, “Aynı işi yapan kamu çalışanlarının farklı emeklilik rejimlerine bölündüğü 18 yılın ardından, artık bugün ilgili dönem siyasetçilerinin diline yerleşmiş bir aktüeryal dengeden değil, bariz bir adaletsizlikten söz ediyoruz” dedi.
ESKİ SİSTEM “ÖNGÖRÜLEBİLİR HAK”TI
2008 öncesi sistemin açık ve öngörülebilir olduğunu belirten Gelener, “Kural basitti. Emekli olunan tarihteki son brüt maaş, toplam hizmet yılı ile çarpılırdı” diyerek, bu yapının çalışanlara net bir güvence sunduğunu vurguladı. Gelener, “Bu sistemin en önemli özelliği, çalışanın geleceğini belirsizliğe değil, açık bir hakka dayandırmasıydı” ifadelerini kullandı.
YENİ SİSTEM “FON BAKİYESİNE” DÖNÜŞTÜ
2008 sonrası getirilen modelin beklentileri karşılamadığını belirten Gelener, “Bugün geldiğimiz noktada artık çok açık biçimde görüyoruz ki, o gün denge diye sunulan şey, kamu çalışanları açısından denge değil, hak kaybı üretmiştir” dedi.
Gelener, sistemin en büyük sorununun birikimlerin değerini koruyamaması olduğunu vurgulayarak, “Türk lirasının yıllar içinde yaşadığı büyük değer kaybı, yüksek enflasyon, kur şokları, pandemi sonrası ekonomik kırılmalar ve kötü fon yönetimi birleşince, İhtiyat Sandığı’nda biriken paralar çalışanların geleceğini güvence altına almak bir yana, göz göre göre erimiştir” ifadelerini kullandı.
“15 YILDA 15 MAAŞ YERİNE 3 MAAŞ VAR”
Gelener, sistemin çöküşünü somut verilerle ortaya koyarak, “Bugün 15 yıllık yatırımı bulunan bir iştirakçinin hesabına bakıldığında, ortada 15 brüt maaşlık birikim yoktur. Yaklaşık 3 brüt maaşlık birikim vardır” dedi. Gelener, “Tek başına bu gerçek bile, sistemin nasıl çöktüğünü göstermek için yeterlidir” ifadelerini kullandı.
“AYNI İŞE FARKLI EMEKLİLİK ADALETSİZLİKTİR”
Aynı işi yapan çalışanların farklı sistemlere tabi olmasının eşitlik ilkesini zedelediğini belirten Gelener, “Aynı işyerinde, aynı işi yapan, aynı sorumluluğu taşıyan kamu çalışanları bugün iki ayrı emeklilik rejimine tabi durumdadır” dedi.
Gelener, “Aynı emeğe devlet tarafından farklı değer biçilmesidir” ifadeleriyle durumu eleştirerek, bunun kamu vicdanında kabul edilemez olduğunu vurguladı.
“RİSKLER ÇALIŞANIN OMZUNA YÜKLENDİ”
Gelener, yeni sistemle birlikte tüm ekonomik risklerin çalışanlara yüklendiğini belirterek, “Bugün daha açık görebiliyoruz ki bu değişiklik, tüm riskleri kamudan alıp çalışana yükleyen siyasi bir tercih olmuştur” dedi.
Fon sisteminin Türk lirasındaki değer kaybı karşısında korunamadığını ifade eden Gelener, “Yani çalışanların geçmiş katkıları, bugünün hayat pahalılığı içinde buhar olup uçmuştur” ifadelerini kullandı.
FAİZ DÜŞÜRÜLMESİ ELEŞTİRİLDİ
Gelener, İhtiyat Sandığı faiz oranının düşürülmesine de tepki göstererek, “Zaten yıllardır birikimleri koruyamamış bir yapıda, bugün getirinin daha da aşağı çekilmesi, var olan mağduriyeti büyütmekten başka bir işe yaramaz” dedi.
Gelener, “Dolayısıyla bugün tartışmamız gereken şey, faizin yüzde 40 mı yoksa yüzde 37 mi olduğu değildir” diyerek asıl sorunun sistemin kendisi olduğunu vurguladı.
“BU BİR ADALET MESELESİDİR”
Açıklamasının sonunda Gelener, konunun yalnızca teknik değil, toplumsal bir mesele olduğunu belirterek, “Eşit işe eşit ücret nasıl vazgeçilmez bir ilkeyse, eşit işe eşit emeklilik güvencesi de aynı ölçüde vazgeçilmezdir” dedi.
Gelener, “Bu bağlamda, eşitliği bozan bu düzene karşı çıkmak yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda bir adalet meselesidir” ifadelerini kullandı.













