Basına saldırı, halka gözdağı: “Kuklaya da kuklacıya da ihtiyacımız yok!”
Başbakanlık önünde eylem yapan sendikalar, hem hayat pahalılığı yasa tasarısına hem de basına yönelik siber saldırılara sert çıktı. “Yasa Meclis’e gelirse genel grev var” mesajı verildi.
Basına saldırı, halka gözdağı: “Kuklaya da kuklacıya da ihtiyacımız yok!”
Başbakanlık önünde eylem yapan sendikalar, hem hayat pahalılığı yasa tasarısına hem de basına yönelik siber saldırılara sert çıktı. “Yasa Meclis’e gelirse genel grev var” mesajı verildi.
Bugün Kıbrıs
Kamuda örgütlü sendikalar, Başbakanlık önünde gerçekleştirdikleri eylemde yalnızca hayat pahalılığı yasa tasarısına değil, son günlerde basın mensuplarına ve yurttaşlara yönelik artan siber saldırılara da tepki gösterdi. Eylemde yapılan konuşmalar, sürecin bir yasa tartışmasının ötesinde olduğunu ve doğrudan ifade özgürlüğü ile toplumsal iradeye yönelik bir müdahale olarak değerlendirildiğini ortaya koydu.
“HALKA RAĞMEN YASA GEÇİREMEZSİNİZ”
Türk-Sen Başkanı Arslan Bıçaklı, sürecin başından itibaren sendikaların ortaya koyduğu tutumun değişmediğini belirterek, “Halka rağmen hiçbir hükümet zorla yasa geçiremez. Bunun örneği yoktur” dedi. Yasa gücünde kararnamenin geri çekildiğini hatırlatan Bıçaklı, bunun verilen mücadelenin sonucu olduğunu ifade etti ve “Vatandaşlar rahat olsun. Tasarı Meclis’ten geçmeyecek. Biz her an hazırız” sözleriyle kararlılık vurgusu yaptı.
Bıçaklı, hükümetin bir haftalık ara verdiği süreçte tasarının komiteye çekileceğine dair bilgi aldıklarını belirterek, bunun hukuki olarak Meclis’in açılmasıyla mümkün olacağını söyledi. Tasarının komitede, sendika temsilcilerinin de yer alacağı resmi bir zeminde görüşülmesi gerektiğini vurgulayan Bıçaklı, aksi bir durumda sürecin çatışmaya döneceğini açıkça ifade etti.
“KOMİTEYE ÇEKİLMEZSE GENEL GREV”
Türk-Sen Başkanı Arslan Bıçaklı, tasarının doğrudan Genel Kurul’a getirilmesi halinde sendikaların alacağı kararı net biçimde ortaya koydu. “Yasa Meclis’e geldiği ve görüşülmeye başladığı andan itibaren genel grev var ve Meclis önünde eylem” diyen Bıçaklı, sendikaların bu süreçte geri adım atmayacağını belirtti.
Sürecin geldiği noktayı “küçümsenmeyecek bir kazanım” olarak nitelendiren Bıçaklı, verilen mücadelenin hem sendikaların hem de halkın ortak başarısı olduğunu söyledi. Açıklamalarında, hükümetin attığı adımların ancak sokakta verilen mücadeleyle geri çektirilebildiğine dikkat çekti.
GAZETECİLER ÖNE ÇIKTI, BAŞKANLAR KAMERA ARKASINA GEÇTİ
Eylemde dikkat çeken anlardan biri, basın emekçilerine yönelik dayanışma mesajının sembolik bir şekilde ortaya konması oldu. Basın-Sen Başkanı’nın çağrısıyla gazeteciler kameraların önüne davet edilirken, sendika başkanları kameraların arkasına geçti. Bu değişimle, görünmeyen emek görünür hale getirilirken, hedefte olanın doğrudan basın olduğu vurgulandı.
“GAZETECİLER EĞİLMEZ”
Basın-Sen Başkanı Ali Kişmir, son dönemde yaşanan müdahalelerin yalnızca gazetecilere değil, tüm topluma yönelik olduğunu belirterek, “Bu mesele sadece gazetecilerin meselesi değildir. Bu, toplumsal ifade özgürlüğünü ortadan kaldırma girişimidir” dedi. Gazeteciliğin doğasına vurgu yapan Kişmir, “Gazeteci yazar, gazeteci konuşur, gazeteci düşünür, gazeteci ifade eder. Bunun önüne kimse geçemez” ifadelerini kullandı.
Kişmir, baskılara karşı geri adım atmayacaklarını vurgulayarak, “Biz sadece anne babamızın elini öpmek için eğiliriz. Hiçbir diktatörün karşısında gazeteciler eğilmez” dedi. Müdahalelerin belirli haber başlıklarını hedef aldığını ifade eden Kişmir, polis müdahalesi görüntüleri, yolsuzluk iddiaları ve hükümetle ilgili içeriklerin sistematik biçimde kaldırıldığını söyledi.
“Hükümetin hassas noktaları siliniyor” diyen Kişmir, yaşananların tesadüf olmadığını belirtti ve “Korkmuyoruz. Siz korkuyorsunuz ama biz gerçekleri yazıyoruz” sözleriyle iktidara doğrudan mesaj verdi.
“KUKLAYA DA KUKLACIYA DA İHTİYACIMIZ YOK”
Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği Başkanı Efdal Keser, dijital ortamda yaşanan müdahalelerin yalnızca medya kuruluşlarını değil, toplumun tamamını hedef aldığını belirterek, “Toplumun ifade özgürlüğü bir baskı altındadır. Toplumun ifade özgürlüğü tehlike altındadır” dedi. Bu saldırıların amacının sindirmek olduğunu ifade eden Keser, basın ve toplumun buna boyun eğmeyeceğini söyledi.
Keser, sürece ilişkin değerlendirmesinde, “Bizim ne kuklaya ne de kuklacıya ihtiyacımız var” ifadelerini kullanarak bağımsız bir yapının gerekliliğine dikkat çekti. Ayrıca, yaşananların unutulmayacağını belirterek, “Bu yaşananları not edin. Bunun hesabı günü geldiğinde sandıkta sorulacaktır” dedi.
Yenidüzen davasına da değinen Keser, hükümete yönelik olarak “Sayın Başbakan’a tavsiyem, mahkemenin gerekçeli kararını kelime kelime okusun” ifadelerini kullandı.
Eylemde yapılan konuşmaların ortak noktası, yasa tasarısına ve basına yönelik müdahalelere karşı geri adım atılmayacağı yönündeydi. Sendikalar ve basın örgütleri, sürecin yalnızca ekonomik bir düzenleme değil, doğrudan ifade özgürlüğü ve toplumsal irade meselesi olduğunu vurgulayarak mücadelenin süreceğini bir kez daha ilan etti.














