Zeki Çeler: “Kıbrıs bu cadı kazanının ortasında; barış ve hukuk dışında çıkış yolu yok”

TDP Genel Başkanı Zeki Çeler, Orta Doğu’daki gerilimin Kıbrıs’ı da doğrudan etkileyebileceğini belirterek “İran Güney Kıbrıs demedi; Kıbrıs dedi. Biz bu cadı kazanının tam ortasında olan bir adada yaşıyoruz” dedi.

Bugün Kıbrıs

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Zeki Çeler, Ahmet Kaptan’ın Kanal T’de hazırlayıp sunduğu programa konuk oldu. Çeler, Orta Doğu’daki gelişmelerin Kıbrıs’a yansımaları, Ektam Kıbrıs LTD’deki grev süreci, fiber optik anlaşması ve ülkedeki yolsuzluk iddialarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“TDP İKTİDARINDA YOLSUZLUKLARIN HESABI SORULACAK”
Çeler, TDP’nin hükümete gelmesi halinde ülkede yaşanan yolsuzluk ve usulsüzlüklerin üzerine gidileceğini söyledi.

Çeler, “Eğer Toplumcu Demokrasi Partisi hükümete gelirse bugüne kadar yapılan bu yolsuzlukların, usulsüzlüklerin sonuna kadar üzerine gideceğiz” diyerek yargı süreçlerinin önünün açılacağını ifade etti.

Dokunulmazlıkların kaldırılması dahil gerekli tüm adımların atılacağını söyleyen Çeler, “Tüm bu usulsüzlükleri, yolsuzlukları yapanlar yargıda hesap verecekler. Bu benim sözüm olsun. Doğum günü sözüm olsun hepinize” dedi.

“ORTA DOĞU’DAKİ GERİLİM KIBRIS’I DA TEHLİKEYE SOKUYOR”
TDP lideri Çeler, Orta Doğu’da yaşanan gelişmelerin Kıbrıs’ı da doğrudan etkileyebilecek bir noktaya geldiğini belirterek adadaki İngiliz üslerine dikkat çekti.

Çeler, 1960 Cumhuriyeti ile birlikte “Sovereign Base Areas” olarak adlandırılan İngiliz egemen üslerinin Kıbrıs’ın güneyinde konuşlanmaya devam ettiğini hatırlatarak, Kıbrıs’ın güneyi lideri Nikos Hristodulidis’in zaman zaman NATO ve ABD ile yakınlaşma yönünde adımlar attığını, Baf Havalimanı’nın da Amerikan ve Fransız güçlerinin kullanımına açıldığını söyledi.

Bu gelişmeler ışığında İran’dan gelen açıklamalara da değinen Çeler, İran’ın “Kıbrıs’ı vurmaya hazırım” yönünde ifadeler kullandığını hatırlatarak şunları söyledi:

“O füzeler nokta atışı bulan da var, bulamayan da var. Adanın kuzeyinde ‘biz iyiyiz’ ya da ‘sıkıntı olmaz’ demek mümkün değil. Zaten İran Güney Kıbrıs demedi; Kıbrıs dedi. O yüzden biz de maalesef bu cadı kazanının tam ortasında olan bir adanın içerisinde yaşayan insanlarız.”

“REHAVETE KAPILMADAN ÖNLEM ALINMALI”
Çeler, Cumhurbaşkanlığı’nda yapılan siyasi partiler toplantısında ülkedeki olası risklere ilişkin bilgilendirme yapıldığını belirterek gıda, enerji ve yakıt stokları konusunda şu an için bir sıkıntı olmadığı yönünde bilgi verildiğini aktardı.

Sığınakların kapasitesine ilişkin farklı rakamların telaffuz edildiğini söyleyen Çeler, bir tarafın 200 bin, diğer tarafın ise 400 bin kişilik kapasiteden söz ettiğini ifade etti. Çeler, sığınakların konumlarının güvenlik gerekçesiyle açıklanmadığını ancak bazı örneklerin topluma gösterilmesinin insanların içini rahatlatabileceğini söyledi.

Çeler, “Keşke şimdiden de o sözümüzü geçirebilsek ve Hristodulidis aklıyla Amerika’ya, Fransa’ya sağa sola üslerini ya da havaalanlarını açma cesaretini gösteremeseydi” dedi.

“EKTAM’IN BAŞARISIZLIĞI ÇALIŞANLARA YÜKLENMEMELİ”
Programda Ektam’da yaşanan grev sürecine de değinen Çeler, konuyu eski bir bakan olarak değerlendirmeyi tercih ettiğini söyledi.

1981 yılında kurulan Ektam’ın yıllardır ülkede faaliyet gösteren önemli bir üretim kuruluşu olduğunu ifade eden Çeler, şirketin başarısızlıklarını işten çıkarmalarla örtmeye çalışmasının doğru bir yaklaşım olmadığını belirtti.

Çeler, “Yılların Ektam’ıdır. Benimle yaşıt Ektam. Ve bu ülkenin bir nevi ulusal sermayesi sayılır. Hiçbirimizin gönlü istemez onun batmasını, kapanmasını ya da zarara uğramasını. Ama diğer taraftan da başarısızlıklarını çalışanların üstünden çıkarmayacaksın” dedi.

Toplu iş sözleşmesi sürecinin başlamasıyla birlikte şirketin tüm çalışanları işten durdurma kararı aldığını aktaran Çeler, yaklaşık bir aydır çalışanların grevde olduğunu ve üretim ile dağıtımın durduğunu söyledi.

“BAKANLIK DAHA KARARLI DAVRANMALIYDI”
Çeler, Çalışma Bakanlığı’nın sürece daha güçlü müdahale edebileceğini belirterek şirketin bakanlığın çağırdığı toplantıya katılmadığını ifade etti.

Çeler, “Benim dönemimde yaparlar mıydı böyle bir şeyi? Çağıracak ve gelmeyecek, teşrif etmeyecek… Sen kendini devletin üstünde mi zannediyorsun?” dedi.

TDP olarak hiçbir zaman tüm işverenleri çalışanları sömüren bir kesim olarak görmediklerini ifade eden Çeler, yerel ve ulusal sermayenin güçlenmesinin önemine dikkat çekti.

Çeler, “Biz açık açık söylüyoruz: bizim yerel sermayemiz, ulusal sermayemiz kalkınmak ve güçlenmek zorundadır ki biz de teşvikleri artırarak, önünü açarak, bürokratik engelleri kaldırarak zenginleşmelerine yardımcı olalım; dönüp daha adil vergiler toplayalım” dedi.

“FİBER OPTİĞE KARŞI DEĞİLİZ, ANAYASAYA AYKIRI SÜREÇLERE KARŞIYIZ”
Programda fiber optik anlaşmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çeler, Kıbrıslı Türklerin teknolojik gelişmelere ve hızlı internete karşı olmadığını söyledi.

Çeler, fiber optik altyapısının geliştirilmesine karşı olmadıklarını belirterek eleştirilerinin sürecin anayasa ve yasalara uygun yürütülmemesine yönelik olduğunu ifade etti.

“Bunu gerçekten yapmak istiyoruz ama yasalarımıza ve anayasamıza uygun olsun. Ulusal sermayemizi koruyarak yapılsın” diyen Çeler, Cumhurbaşkanı’nın konuyu Anayasa Mahkemesi’ne götürmesi gerektiğini söyledi.

“YOLSUZLUK VE ADALETSİZLİK DEVLETİ ÇÖKERTİR”
Çeler, ülkedeki yolsuzluk iddialarına ilişkin değerlendirmesinde ise bir devlette yolsuzluk, usulsüzlük ve adaletsizlik devlet yönetimine kadar sıçramışsa bunun ciddi bir tehlike olduğunu ifade etti.

Çeler, “Maalesef ve maalesef… Kıbrıs’ın kuzeyini kuran, sonsuza dek yaşatacağım diyenler; az önce saydığım şeyleri şu anda bize yaşatan ve bu devletin yıkılmasına sebebiyet veren insanlarla aynı insanlar” dedi.

UBP’nin geçmişteki yapısından farklı bir noktaya geldiğini savunan Çeler, bugün birçok UBP’linin dahi mevcut yönetimden şikayetçi olduğunu dile getirdi.

DAUSEN

Girne Belediyesi

Girne Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi